Akne

KONULAR

HESAPLAMALAR

ARAMA

Akne

Akne – nedenleri, tedavisi ve korunma

Akne kıl kökleri yağ ve ölü deri hücreleriyle tıkandığında oluşan bir cilt hastalığıdır. Akne genel olarak yüzünüzde, boynunuzda, göğsünüzde, sırtınızda ve omuzlarınızda ortaya çıkar. Akne strese sebep olabilir ve rahatsız edici bir şekilde kalıcı olabilir. Akne lezyonları yavaş bir şekilde iyileşir ve bir tanesi ortadan kalkarken bir diğeri ortaya çıkar.

Ciddiyetine göre, akne duygusal strese ve ciltte yara izi oluşumuna sebep olabilir. İyi haber ise etkili tedavilerin oluşudur ve tedaviye ne kadar erken başlanırsa kalıcı fiziksel ve duygusal hasarın riski o kadar azalır.

Belirtileri

Akne genellikle, cildinizin en çok sayıda işlevsel yağ bezlerinin bulunduğu alanlar olan yüzünüz, boynunuz, göğsünüz, sırtınız ve omuzlarınızda ortaya çıkar. Akne aşağıdaki şekillerde olabilir:

Enflamatuvar olmayan lezyonlar

  • Komedonlar (beyaz başlar ve siyah noktalar) kıl kökü açıklıklarının yağ salgıları, ölü deri hücreleri ve bazen de bakterilerle tıkanması ve kapanması sonucunda oluşurlar. Komedonlar deri yüzeyinde açık durumda olduğunda, kıl kökleri açıklıklarının koyu görünümünden dolayı, siyah noktalar olarak adlandırılırlar. Komedonlar kapalı durumdaysa, bunlara beyaz başlar denmektedir – hafif kabarık, deri renginde şişlikler.

İltihaplı Lezyonlar

  • Papüller kıl köklerinin iltihabına veya enfeksiyonuna işaret eden küçük kabartılardır. Papüller kırmızı ve hassas olabilirler.
  • Püstüller (sivilce) kırmızı renkte, ucunda beyaz irin bulunan hassas şişliklerdir.
  • Nodüller cilt yüzeyinin altında, büyük, katı ve ağrılı şişkinliklerdir. Saç köklerinin diplerinde salgıların birikmesinden dolayı oluşmaktadırlar.
  • Kistler cilt yüzeyinin altında, ağrılı ve içleri irin dolu şişkinliklerdir. Bu çıban benzeri enfeksiyonlar cilt üzerinde izlere neden olabilirler.

Ne zaman doktora gitmelisiniz Akne genellikle ciddi bir tıbbi durum değildir. Ancak, yara izi veya cildinize başka herhangi bir zarardan kaçınmak için, bir dermatologdan kalıcı sivilceler veya iltihaplı kistler için tıbbi tedavi almak isteyebilirsiniz. Eğer akne ve yara izleri sizleri sosyal ilişkilerinizde veya kendine güveniniz konusunda etkiliyorsa, aknenizin kontrol edilmesi veya izlerin azaltılması ile ilgili dermatoloğa danışmak isteyebilirsiniz.

Nedenleri

Akne oluşumuna üç faktör neden olmaktadır:

  • Aşırı yağ üretimi (sebum)
  • Cildinizdeki kılköklerinde tahrişe neden olan ölü deri hücrelerinin düzensiz şekilde dökülmesi
  • Bakteri oluşumu

Kıl kökleri yağ ve ölü deri hücreleri ile tıkandığında akne oluşur. Kıl kökleri yağ bezleriyle bağlantılıdır. Bu bezler saçlarınızı ve cildinizi yağlı tutmak için sebum olarak bilinen yağlı bir madde salgılar. Sebum kıl gövdesi boyunca yukarı doğru hareket eder ve kıl köklerinin açıklıklarından cildinizin yüzeyine ulaşır. Vücudunuz yüksek oranda sebum ve ölü deri hücresinin ürettiğinde, bu ikisi saç köklerinizde birikir ve birlikte yumuşak bir tampon oluşturup bakterilerin üreyebileceği bir ortam yaratırlar.

Bu tıkanma kıl kökü duvarında şişkinliğe neden olur ve beyaz bir baş üretir. Veya tıkanan yüzeyin üzeri açık olabilir ve koyulaşarak siyah noktaya neden olabilir. Sivilceler tıkanmış kıl köklerinin iltihaplanması veya enfekte olması sonucunda merkezi beyaz, çevresi kırmızı lekelerdir. Kıl köklerinin derinlerinde oluşan tıkanmalar ve enflamasyon cildinizin altında kist adı verilen şişlikler oluşturur. Ter bezlerinin cildimizdeki açıklığı olan cildimizdeki diğer gözenekler normalde akne oluşumunda yer almazlar.

Aknenin kötüleşmesine neden olabilecek faktörler

Bu faktörler var olan akne olgusunu tetikleyebilir veya daha kötüleşmesine neden olabilir:

  • Hormonlar. Androjenler, ergenlik döneminde kız ve erkeklerde artan ve yağ bezlerinin genişlemesine ve daha fazla sebum üretmesine neden olan hormonlardır. Gebelik ve oral doğum kontrol hapı kullanımı ile ilişkili hormonal değişiklikler de sebum üretimini etkileyebilir.
  • Bazı İlaçlar. Kortikosteroidler, androjenler veya lityum içeren ilaçların akne oluşumuna neden olduğu bilinmektedir.
  • Diyet. Çalışmalar süt ürünleri ve karbonhidrat yönünden zengin olan besinler de – kan şekerini yükselten ekmek, simit ve cips gibi – dahil olmak üzere bazı diyet faktörlerinin akneyi tetikleyebileceğini belirtmektedir.

Akne Mitleri Bazı kişilerin düşündüğünün aksine, bu faktörler akne üzerinde çok az etkiye sahiptirler:

  • Yağlı yiyeceklerin ve çikolatanın akne gelişimi veya seyri üzerine çok az etkisi olduğu ya da hiçbir etkisi olmadığı kanıtlanmıştır.
  • Kirli Cilt. Akne kir yüzünden oluşmaz. Aslında, cildin çok sert ovalanması ya da sert sabunlar veya kimyasallarla temizlenmesi cildi tahriş eder ve aknenin kötüleşmesine neden olabilir. Fazla yağ ve ölü deri hücrelerinin uzaklaştırılması için cildin basitçe temizlenmesi tamamen yeterlidir.

Tedavi ve ilaçlar

Akne tedavisi yağ üretiminin azaltılmak, cilt hücrelerinin yenilenmesinin hızlandırmak, bakteriyel enfeksiyonla mücadele, iltihabı azaltmak veya bu dördünün tümü yapmak yönünde işlev göstermektedir. Reçeteli olarak uygulanan birçok tedavi yönteminde 4-8 hafta boyunca herhangi bir sonuç göremeyebilirsiniz ve cildinizde ilk başlarda iyileşmeden önce daha da kötüleşme gözlemlenebilir.

Doktorunuz veya dermatolog sizin için cildinize uygulayacağınız (topikal ilaç) veya ağız yoluyla alacağınız (oral ilaç) ilaçlar önerebilir. Akne için oral yolla alınan ilaçlar, hamilelik boyunca, özellikle de hamileliğin ilk üç aylık döneminde, kullanılmamalıdır.

Akne tedavisinin türleri şunlardır:

  • Reçetesiz olarak kullanılan topikal tedaviler. Akne losyonları, yağlanmayı kurutabilir, bakterileri öldürebilir ve ölü deri hücrelerinin dökülmesini sağlayabilir. Reçetesiz kullanılan (OTC) losyonlar genellikle hafiftir ve içeriğinde aktif bileşen olarak benzoil peroksit, kükürt, resorsinol, salisilik asit veya kükürt ihtiva etmektedir. Bu ürünler hafif derecede akne için yararlı olabilir. OTC akne ilaçlarının başlangıçta genel olarak tedavinin ilk ayından sonra iyileşen yan etkileri olabilir — ciltte tahriş, kuruluk ve pullanma gibi sorunlar.
  • Reçeteli olarak kullanılan topikal tedaviler. Akneniz, reçetesiz satılan ilaçların tedavilerine yanıt vermezse, daha güçlü reçeteli bir losyon almak için doktorunuzu veya dermatoloğunuzu görmeyi düşünebilirsiniz. Tretinoin, adapetan ve tazaroten, A vitamini türevi olan, topikal reçeteli ürünlere verilebilecek bazı örneklerdir. Bu tür ürünler hücre yenilenmesini teşvik edecek ve saç köklerinin tıkanmasını önleyecek şekilde işlev gösterirler. Çok sayıda topikal antibiyotik de mevcuttur. Bu ürünler fazla miktardaki bakterileri yok etmeye yararlar.

Çoğu zaman en iyi sonucu elde etmek için, bu tür ürünlerin bir kombinasyonunu kullanmak gerekir. Benzoil peroksit ve klindamisin ve benzoil peroksit ve eritromisinin farklı doz kombinasyonlarını içeren benzoil peroksit ve antibiyotik kombinasyonu birçok ilaç mevcuttur. Dapson jel özellikle iltihaplı akne tedavisinde etkili yeni bir akne tedavi yöntemidir. Akne için reçeteli kullanılan topikal ilaçların batma, yanma, kızarıklık ve soyulma gibi bazı yan etkileri olabilir. Doktorunuz, bu yan etkilerin en aza indirilmesi konusunda, kademeli olarak artan doz kullanımı, kısa bir uygulamadan sonra ilacın yıkanması veya başka bir ilaca geçiş gibi farklı önerilerde bulunabilir.

  • Antibiyotikler. Orta seviyeden şiddetliye kadar olan akne sorunlarında, bakterilerin azaltılması ve enflamasyon ile mücadele için kısa bir süreliğine reçeteli olarak satılan antibiyotiklerin kullanımına ihtiyaç duyabilirsiniz. Akne tedavisi için ilk olarak oral antibiyotikler kullanıldığı için, akneli kişilerde antibiyotik direnci önemli ölçüde artmıştır. Bu nedenle, doktorunuz semptomlarınız iyileşmeye başlar başlamaz veya ilaçların işe yaramadığı anlaşılır anlaşılmaz bu ilaçları giderek azaltmanızı önerecektir genellikle 3-4 ay içerisinde. Birçok durumda, topikal ilaçları ve oral antibiyotikleri birlikte kullanacaksınız. Çalışmalar topikal benzoil peroksit ile oral antibiyotiklerin birlikte kullanılmasının, antibiyotik direncinin gelişme riskini azaltabileceğini göstermiştir. Antibiyotikler, mide bozulması, baş dönmesi veya deride renk değişiklikleri gibi yan etkilere neden olabilirler. Bu ilaçlar aynı zamanda cildinizin güneşe karşı duyarlılığını arttırabilir ve oral doğum kontrol haplarının etkinliği azaltabilir.
  • Izotretinoin. Derin kistler için, antibiyotikler yeterli olmayabilir. İzotretinoin yara izi bırakan kistik akne veya diğer tedavilere yanıt vermeyen akne için mevcut güçlü bir ilaçtır. Bu ilaç aknenin en ciddi formları için kullanılır. Çok etkilidir ancak ciddi yan etkilerinin olma olasılığından dolayı, bu ilacı kullanan insanların dermatolog tarafından yakından izlenmesi gerekmektedir. Izotretinoin ciddi doğum kusurlarıyla ilişkilidir bu nedenle tedavi esnasında hamile olan veya tedavinin sonuçlandırılmasının ardından birkaç hafta sonrasında hamile kalma ihtimali olan kişiler tarafından güvenli bir şekilde kullanılamaz. Aslında, ilacın bu şekilde ciddi olası yan etkilerinden dolayı, üreme çağındaki kadınların ilacın reçetesini alabilmeleri için Gıda ve İlaç Kurumu tarafından onaylanmış izleme programlarına katılmaları gerekmektedir.

Izotretinoin yaygın olarak yan etkilere neden olur – gözlerde, ağızda, dudak ve burun derisi kuruluğunun yanı sıra, burun kanaması, kas ağrıları, güneşe karşı hassasiyet ve zayıf gece görüşü. İlaç aynı zamanda, kandaki trigliserid ve kolesterol seviyesini ve karaciğer enzim seviyelerini arttırabilir.

Ek olarak, izotretinoin artan depresyon ve intihar riski ile ilişkilidir. Bu nedensel ilişki kanıtlanmamış olsa da, izotretinoin tedavisi alan kişilerde doktorlar bu belirtilerin takibini yaparlar. Eğer ilaç kullanımı esnasında alışılmadık derecede üzgün veya sorunlarla baş edemeyecek durumda olduğunuzu hissederseniz, bunu hemen doktorunuza bildirin.

  • Oral doğum kontrol ilaçları. Norgestimat ve etinilestradiolün kombinasyonunu da içeren oral doğum kontrol hapları kadınlarda akneyi iyileştirebilir. Ancak, oral doğum kontrol hapları doktorunuzla görüşmek isteyeceğiniz bazı yan etkilere neden olabilir – baş ağrısı, göğüslerde hassasiyet, bulantı ve depresyon gibi. En önemli olası komplikasyon kalp hastalığı riski, yüksek tansiyon ve kan pıhtılaşmasıdır.
  • Lazer ve Işık Terapisi. Lazer ve ışık bazlı terapiler cilt yüzeyine zarar vermeden, cildin derin tabakalarına ulaşılır. Lazer tedavisinin yağ (sebasöz) bezlerine zarar vererek daha az yağ üretmelerine sebep olduğu düşünülmektedir. Işık terapisi ise akne iltihabına sebep olan bakterileri hedef alır. Ayrıca bu tür terapiler cildin dokusunu iyileştirir ve cilt üzerindeki izlerin görünümünü azaltabilir. Akne tedavisinde ışık ve lazer terapilerinin en etkin şekilde kullanımını anlayabilmek için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir ve uzmanlar şuan için bu yaklaşımları, yalnızca (yalnızca akne ilaçlarına tolerans gösteremeyen kişiler için) onaylanmış akne ilaçlarına tolerans gösteremeyen kişiler üzerinde tek başına uygulanacak bir tedavi yöntemi olarak önermektedir. Bu tedaviler rahatsız edici olabilir ve kişi üzerinde şiddetli güneş yanığı görüntüsüne benzeyen geçici cilt sorunlarına neden olabilir.
  • Kozmetik prosedürler. Kimyasal peeling ve mikrodermabrazyon, akne kontrolünde oldukça yararlı olabilir. Bu kozmetik prosedürler – geleneksel olarak ince çizgilerin azaltılmasında, güneş hasarı ve yüzdeki küçük izlerinin görünümünün azaltılmasında kullanılmışlardır – diğer akne tedavileri ile birlikte kullanıldığında en yüksek seviyede etkilidir. Geçici şiddetli kızarıklık, pullanma, kabarma ve cildin uzun süreli renk değişimine neden olabilirler.

Akne İzi Tedavisi Doktorlar aknenin bıraktığı izleri azaltmak için belirli prosedürler kullanabilirler. Bunlar, dolgu maddeleri, dermabrazyon, yoğun ışık tedavileri ve lazerle cilt soyma işlemlerini içermektedir.

  • Yumuşak Doku Dolgu Maddeleri. Kollajen veya yağ, izleri daha az fark edilir hale getirecek şekilde, cildi doldurmak veya germek için deri altına enjekte edilebilirler. Bu akne izi tedavisinin sonuçları geçicidir ve bu nedenle de enjeksiyonların periyodik olarak tekrarlanması gerekir.
  • Kimyasal Peeling. Derinizin üst tabakasını kaldırmak ve derin izleri en aza indirmek için cilde güçlü asit uygulanır. Bazı güçlü peelingler deri içerisinde çok daha derine ulaşabilmektedir.
  • Dermabrazyon. Genellikle daha şiddetli yara izleri için kullanılan dermabrazyon hızlı dönen bir tel fırça ile cildin üst tabakasını kaldırmayı içermektedir. Yüzey izleri tamamen kaldırılabilir ve derin akne izleri daha az belirgin şekilde görünebilir. Dermabrazyon koyu renkte cilde sahip insanlar için pigmentasyon değişikliklerine neden olabilir.
  • Mikrodermabrazyon. Bu yeni tip akne izi tedavisi, cilde kristaller gönderen bir el cihazını içerir. Bu kristaller cildi nazikçe zımparalar veya cilt yüzeyini “cilalar”. Daha sonra, bir vakum tüpü kristalleri ve deri hücrelerini uzaklaştırır. Sadece yüzeydeki hücreler uzaklaştırıldığından, cilt zarar görmez. Ancak sonuçlar hemen göze çarpmaz ve izler birkaç seans sonra bile hala görülebilirler.
  • Lazer, ışık kaynağı ve radyofrekans tedavileri. Lazerle cilt soyma işleminde, lazer ışınları derinin dış tabakasına (epidermis) zarar verir ve alttaki deriyi (dermis) ısıtır. Yara iyileştikçe yeni deri oluşur. Daha az yoğunlukta lazerleri (nonablatif lazerler), atımlı ışık kaynakları ve radyofrekans cihazları epidermise zarar vermez. Bu tedaviler dermisi ısıtır ve yeni deri oluşumuna neden olur. Birkaç tedavi sonrasında akne izleri daha az belirgin hale gelmektedir. Bu kısa iyileşme süresi anlamına gelmektedir ancak tedavinin genellikle daha sık tekrarlanması gerekir ve sonuç göze çarpmayacak şekilde olur.
  • Cilt Cerrahisi. Küçük bir cerrahi müdahale ile (punch eksizyon) akne izleri tek tek kesilir. Dikişler veya deri grefti yara izinden sonra kalan deliği onarır.

Yaşam tarzı ve evde bakım

İyi bir temel cilt bakımı ve aşağıdaki bazı kişisel bakım teknikleri ile genellikle akneyi önleyebilir veya kontrol altına alabilirsiniz:

  • Hassas bir temizleyici ile sorunlu bölgeyi yıkayın. Yüz fırçaları, astrenjanlar ve maskeler gibi ürünler genellikle tavsiye edilmemektedirler çünkü bunlar akneyi daha da kötüleştirebilecek şekilde deriyi tahriş etme eğilimine sahiplerdir. Aşırı yıkama ve fırçalamada cildi tahriş edebilir. Eğer saç diplerinizin etrafında akne gelişimine yatkınlığınız var ise, saçınızı sık sık şampuanla yıkayınız.
  • Aşırı yağı kurutmak ve peeling sağlamak için reçetesiz akne losyonlarını deneyin. Aktif bileşen olarak benzoil peroksit veya salisilik asit içeren ürünlere bakınız.
  • Tahriş edicilerden kaçının. Yağlı veya yağlandırıcı özelliği olan kozmetik ürünlerden, güneş kremlerinden, saç şekillendirme ürünlerinden veya akne kapatıcılardan uzak durmak isteyebilirsiniz. “Su bazlı” veya “nonkomedojenik” etiketli ürünleri kullanın. Bazı kişilerde güneş akneyi kötüleştirebilir. Ayrıca, bazı akne ilaçları sizi güneş ışınlarına karşı daha duyarlı hale getirebilir. İlaçlarınızın bunlardan biri olup olmadığını lütfen doktorunuza danışın ve eğer öyleyse, mümkün olduğunca güneşten uzak kalmaya çalışın ve güneşe çıkmak zorunda kaldığınız durumlarda mutlaka gözeneklerinizi tıkamayan güneş kremleri kullanın.
  • Yüzünüze neyin temas ettiğine dikkat edin. Saçlarınızı temiz ve yüzünüzden uzak tutun. Ayrıca ellerinizi ve telefon gibi cihazları yüzünüze dokundurmaktan kaçının. Sıkı giysiler veya şapkalar, özellikle terleyecekseniz, sorun yaratabilir. Ter, kir ve yağlar akne oluşumuna katkıda bulunabilir.
  • Lekeleri sıkmayın veya koparmayın. Koparmak veya sıkmak enfeksiyon veya yara izlerine neden olabilir. Eğer yoğun bir tedaviye ihtiyacınız varsa, doktorunuza veya dermatoloğunuza danışın.

Korunma

Akneniz iyileşmeye veya temizlenmeye başladığında akne tedavinize veya yeni akne oluşumlarını önlemek için diğer tedavilerinize devam etmeniz gerekebilir. Bazı durumlarda, akne eğilimi gösteren bölgeler için topikal ilaçlar kullanmanız, oral doğum kontrol hapları almaya devam etmeniz veya cildinizi temiz tutmak için devam eden ışık terapisi seanslarına katılmanız gerekebilir. Yeni döküntüleri nasıl önleyebileceğinizle ilgili olarak neler yapabileceğiniz konusunda doktorunuza danışın.

Yumuşak temizleme ürünleri ile cildinizi yıkamak ve problemli olan alana dokunmaktan veya sıkmaktan kaçınmak gibi bazı kişisel bakım önlemleriyle, yeni akne döküntülerinizi önleyebilirsiniz. Diğer akne önleyici ipuçları şunlardır:

  • Akne eğilimi olan alanı günde sadece iki kez yıkayın. Yıkama aşırı yağ ve ölü deri hücrelerini temizleyebilir. Ancak cildinizi çok fazla yıkamanızda deriyi tahriş edebilir. Bölgeyi yumuşak bir temizleyici ve yağsız, su bazlı cilt bakım ürünleri kullanarak yıkayın.
  • Aşırı yağlanmayı kurutmak için reçetesiz akne kremlerinden veya jellerinden kullanın. Bunun için aktif bileşen olarak benzoil peroksit veya salisilik asit içeren ürünlere bakın
  • Ağır fondötenli makyajdan kaçının. Daha az rahatsız edici olacağından krem ürünler yerine toz kozmetikler seçin.
  • Yatmadan önce makyajınızı temizleyin. Cildinizdeki kozmetik ürünlerle yatmanız, kıl köklerinin ince açıklıklarını (gözenekler) tıkayabilir. Ayrıca, eskimiş makyaj malzemelerinizi attığınızda ve kullandığınız kozmetik fırçalarınızı ve uygulama ürünlerinizi sabunlu su ile iyice temizlediğinizden emin olun.
  • Bol giysiler giyin. Sıkı giysiler ısı ve nemi tutar ve cildinizi tahriş edebilirler. Ayrıca mümkünse cildinizde sürtünmeyi önlemek için çok fazla sıkan askılardan, sırt çantalarından, kask veya spor ekipmanlarından kaçının.
  • Yorucu çalışma ve egzersizlerden sonra duş alın. Cildiniz üzerindeki yağ ve ter kir ve bakteri birikmesine neden olur.

Sağlıkveyaşam

12 Nisan 2014

Yorumlar

Yorum yapmak için lütfen isminizi giriniz.