Crohn hastalığı

KONULAR

HESAPLAMALAR

ARAMA

Crohn hastalığı

Crohn hastalığı – Kapsamlı özet bu enflamatuvar bağırsak hastalığının semptomlarını, komplikasyonlarını, tedavisini kapsar.

Crohn hastalığı enflamatuvar bir bağırsak hastalığıdır (IBD). Sindirim sisteminizin iç kısmının iltihaplanmasına sebep olur ve karında ağrı, ciddi ishal ve hatta beslenememeye sebep olabilir. Crohn hastalığının sebep olduğu iltihap sindirim sisteminin farklı insanlarda farklı alanları içerir.

Crohn hastalığının sebep olduğu iltihap genellikle etkilenen bağırsak dokusunun alt kısımlarına yayılır. Diğer bir yaygın IBD olan ülseratif kolit gibi, Crohn hastalığı da hem acı verici hem de zayıflatıcı olabilir ve bazen hayati tehlike arz eden komplikasyonlara sebep olabilir.

Crohn hastalığının bilinen bir tedavisi olmasa da terapiler Crohn hastalığının belirti ve semptomlarını ciddi şekilde azaltır ve hatta bunları uzun süreli iyileşme periyoduna sokar. Tedavi ile Crohn hastalığına sahip birçok insan iyi bir şekilde işlev görebilir.

Belirtileri

Crohn Crohn hastalığı iltihabı farklı kişilerde, farklı alanlarda görülebilmektedir. Bazı insanların sadece ince bağırsağı etkilenir. Diğerlerinde ise kolon (kalın bağırsağın parçası) ile sınırlı kalabilir. Crohn hastalığından etkilenen en yaygın alanlar ince bağırsağın (ileum) son kısmı ve kolondur. İltihaplanma yaraya  yol açabilir veya iltihap bağırsak duvarı (fistül) yoluyla bağırsak duvarının tamamına yayılabilmektedir.

Crohn hastalığının bulgu ve semptomları, herhangi bir uyarı olmadan, hafiften şiddetliye doğru, yavaş yavaş veya aniden gelişim gösterebilir. Hiçbir bulgu ve semptomun yaşanmadığı dönemlerde olabilmektedir. Hastalık aktif olduğu zamanlarda bulgu ve semptomlar şunlardır:

  • İshal. Crohn hastalığında ortaya çıkan iltihap, bağırsağın etkilenen bölgelerindeki hücrelerin, büyük oranda su ve tuz miktarının salgılanmasına neden olmaktadır. Kolon bu aşırı sıvıyı tamamen absorbe edemediğinden, ishal gelişir. Yoğunlaşan bağırsak krampları, gevşek dışkıya katkıda bulunmaktadır. İshal, Crohn hastalarının ortak bir sorunudur.
  • Karın ağrısı ve kramp. Enflamasyon ve ülser, bağırsak duvarlarının kısımlarında şişmelere yol açar ve sonunda yara dokusu kalınlaşmasına neden olur. Sindirim sistemi yoluyla normal hareketlerin içeriğinin etkilenmesi ağrılara ve kramplara yol açmaktadır. Hafif Crohn hastalığında, genellikle bağırsak rahatsızlığı orta şiddette olmaktadır, ancak daha ciddi vakalarda, ağrı şiddetli olabilmekte ve kusma ve bulantı eşlik edebilmektedir.
  • Dışkıda kan. Sindirim sistemi yoluyla hareket eden gıdalar, iltihaplı dokularda kanamaya neden olabilmekte veya bağırsakların ayrıca kanamalarına neden olabilmektedir. Tuvalete oturduğunuzda dışkınıza karışmış şekilde koyu bir kan veya parlak kan lekeleri fark edebilirsiniz. Ayrıca kanamanın varlığının (gizli kan) farkına varmadığınız bir durumda olabilir.
  • Ülser. Crohn hastalığı bağırsağın yüzeyinde küçük yaralanmalara neden olabilir, derine nüfuz etmiş olan büyük ülserlerde – ve bazen de bu yolla – bağırsak duvarlarının yaralanmaları gelişebilir. Ayrıca ağzınızda da aft tarzı, ülser gelişimi olabilmektedir.
  • İştahta azalma ve kilo kaybı. Karın ağrısı, kramp ve bağırsak duvarında iltihaplanma, iştahsızlık ve gıdaların sindirimi ve emilimini etkileyebilecek reaksiyonlara neden olabilmektedir.

Diğer Bulgu ve Semptomlar  Şiddetli Crohn hastalığı olan kişilerde şunlar görülebilir:

  • Ateş
  • Yorgunluk
  • Artirit
  • Göz iltihabı
  • Ağız yaraları
  • Cilt hastalıkları
  • Karaciğer veya safra kanallarında enflamasyon
  • Çocuklarda gecikmeli büyüme veya gecikmeli cinsel gelişim

Doktorunuzu ne zaman görmelisiniz  Bağırsak alışkanlıklarınızda veya Crohn hastalıklarının bulgu ve semptomlarını herhangi birini yaşadığınızdan şüpheleniyorsanız, herhangi kalıcı bir değişiklik varsa doktorunuza başvurun:

  • Karın ağrısı
  • Dışkıda kan
  • Devam eden, reçetesiz satılan ilaçlara yanıt vermeyen ishal durumunun devamı
  • Bir veya iki günden daha fazla süren, açıklanamayan ateş

 

 

Nedenleri

Crohn hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir, Daha önceleri diyet ve stresten şüphe duyan doktorlar, şuanda Crohn hastalığının şiddetlenmesine neden olduğunu bilmesine rağmen, hastalığın sebebi olmadığının farkındadır. Şuanda, araştırmacılar kalıtım ve sorunlu bağışıklık sistemine bağlı olarak, Crohn hastalığının gelişiminde bir dizi faktörlerin önemli bir rol oynadıklarına inanmaktadır.

  • Bağışıklık sistemi. Bir virüs veya bakterinin Crohn hastalığını tetiklemesi mümkündür. Bağışıklık sistemi, işgalci mikroorganizmaları defetmek için çalıştığında, sindirim sistemi hücrelerine saldıran anormal bağışıklık tepkileri, bağışıklık sisteminin bozulmasına neden olabilmektedir.
  • Kalıtım. Crohn hastalığı, aile geçmişinde olan kişilerde daha sık görülebilmektedir. Bir veya daha fazla gen, Crohn hastalığı açısından insanların daha duyarlı hale gelmesine ve uzmanların daha fazla şüphelenmesine neden olabilmektedir. Ancak Crohn hastalığı olan insanların çoğunda hastalığın herhangi bir ailesel öyküsü bulunmamaktadır.

Tedavi ve ilaçlar

Crohn hastalığı konusunda, herkeste işe yarayacak tek bir tedavi seçeneği bulunmamaktadır.

Tıbbi tedavinin amacı, bulgu ve semptomları tetikleyen iltihaplanmayı azaltmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda komplikasyonları sınırlayarak, uzun vadeli olarak prognozu iyileştirmek hedeflenmektedir. En iyi durumda, semptomların rahatlaması sadece bir yol değil, aynı zamanda uzun süreli remisyon içinde gereklidir. Crohn hastalığı için tedavi genellikle, ilaç tedavisi veya bazı durumlarda ameliyatı gerektirmektedir.

Anti-enflamatuvar ilaçlar  Anti-enflamatuvar ilaçlar genellikle enflamatuvar bağırsak hastalığının tedavisinde uygulanacak ilk adımdır. Bunlar aşağıdakileri içermektedir:

  • Sulfasalazin. Bu ilaç, Crohn hastalığının tedavisinde her zaman için etkili olmamasına rağmen, kolonu etkileyen Crohn için bazı yardımcı etkileri olabilmektedir. Bu ilacın birkaç yan etkisi bulunmaktadır, bulantı, kusma, mide ekşimesi veya baş ağrısı gibi. Eğer sülfa ilaçlarına alerjiniz varsa bu ilacı almayın.
  • Mesalamin. Bu ilaç, sulfasalazinden daha az yan etkilere sahip olan bir ilaçtır, olası yan etkileri bulantı, kusma, mide ekşimesi, ishal ve baş ağrısı olarak sayılabilmektedir. Bir tablet formunda alınabilmekte veya fitil olarak ya da lavman şeklinde rektal olarak kullanılabilmektedir, kolonun etkilenen parçasına bağlı olarak etki gösterir. Bu ilaç küçük bağırsağı içeren hastalıklar konusunda genellikle etkisizdir.
  • Kortikosteroidler. Kortikosteroidler vücudunuzun herhangi bir yerinde iltihabı azaltmaya yardımcı olmak amacıyla kullanılır, ancak çok sayıda yan etkisi bulunmaktadır. Yüzde kabarcıklar, yüzde aşırı kıllanma, gece terlemeleri, uykusuzluk ve hiperaktivite bu yan etkiler arasında sayılabilmektedir. Daha ciddi yan etkileri ise şunlardır; yüksek kan basıncı, diyabet, osteoporoz, kemik kırıkları, katarakt, glokom ve enfeksiyonlara karşı artan duyarlılıktır. Çocuklarda kortikosteroidlerin uzun süreli kullanımı, boy uzamasını engelleyebilmektedir.

Ayrıca, bu ilaçlar Crohn hastalığı olan herkeste işe yaramaz. Doktorlar genellikle çok şiddetli enflamatuvar içeren bağırsak hastalığının, diğer tedavilere yanıt vermediği durumlarda ancak kortikosteroidleri kullanmaktadır. Kortikosteroidlerin yeni bir türü olan budesonide, geleneksel olan streoidlerin yapmaya çalıştığı etkileri çok daha hızlı bir şekilde göstermekte ve daha az yan etkilere sahiptir. Bu ilaç sadece Crohn hastalığının, alt ince bağırsak ve kalın bağırsağın ilk parçası içerdiği durumlarda etkilidir.

Kortikosteroidler uzun süreli kullanım için uygun değildir. Ancak, kısa süreli olarak (3-4 ay) semptomların iyileşmesi ve remisyonu için kullanılabilmektedir. Kortikosteroidler aynı zamanda, bağırsak sistemini baskılayıcı remisyonlar içinde kullanılabilmektedir – bağışıklık sistemi bastırıcılarının remisyonu korumaya yardımcı olurken, kortikosteroidler remisyonu uyarabilmektedir.

Bağışıklık sistemi bastırıcıları  Bu ilaçlar aynı zamanda iltihaplanmayı azaltmak içinde kullanılırlar ancak onlar doğrudan iltihap tedavisi için değil, daha çok bağışıklık sistemini hedef almaktadırlar. Bağışıklık sistemi tepkisinin bastırılması sayesinde, enflamasyon da azaltılmış olur. Bazı durumlarda, bu ilaçlar bir arada kullanılmaktadır. Örneğin, iki ilacın, azatioprin ve infliksimab bir arada kullanılması, bazı kişilerde tek başına daha iyi etki gösterebilmektedir. Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar şunları içermektedir: 

  • Azatiopin ve merkaptopurine. Bunlar iltihaplı bağırsak hastalığının tedavisinde, en yaygın olarak kullanılan immünosupresanlardandır. Eğer bu ilaçlardan birini alıyorsanız, doktorunuzun sizi yakından takip etmesi ve yan etkilerini kontrol edebilmesi için düzenli olarak kan testleri yaparak kontrol etmesi gerekir, bu tür ilaçların yan etkisi enfeksiyonlara karşı alçalmış olan dirençtir. Bu ilaçlar aynı zamanda, mide bulantısı ve kusmaya da neden olabilmektedir.  
  • Infliksimab. Bu ilaç şiddetli Crohn hastalığı olan çocuk ve yetişkinlerde kullanılmaktadır. Bu ilaç ancak doktorunuzun sizde ciddi Crohn hastalığı olduğuna dair veya özellikle fistül oluşumu varsa tanı için kullanabileceği bir ilaç türüdür. Diğer ilaçların başarısız olduğu durumlarda kullanılabilmektedir. Bazı kişilerde, bağışıklığı bastırıcı ilaçlarla kombine edilebilmektedir, ancak bu uygulama halen daha tartışılmaktadır. İnfliksimab, tümör nekroz faktörü (TNF) olarak bilinen, bağışıklık sistemi tarafından üretilen bir proteini nötrleştirmeye çalışır. İnfliksimab, kanda TNF bulunması durumunda, bağırsak iltihabının neden olduğu durumu önce ortadan kaldırmaya yaramaktadır. 

Kalp yetmezliği, multipl skleroz, kanser veya kanser geçmişi olan bazı kişilerin, infliksimab veya bu sınıfta bir ilacı (adalimumab ve certolizumab pegol) kullanmaması gerekmektedir. İnflisimab alımı konusunda riskleriniz hakkında doktorunuzla konuşabilirsiniz. Tüberküloz veya diğer ciddi enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaçların kullanımı ile ilişkilendirilmiştir. Eğer aktif bir enfeksiyonunuz varsa, bu ilaçları kullanmayın. İnfliksimab almadan önce, tüberküloz için bir deri testi, göğüs röntgeni ve hepatit B için testler yapılması önerilmektedir.

  • Adalimumab. Adalimumab şiddetli Crohn hastalığı olan kişiler için, TNF’yi bloke ederek, infliksimaba benzer şekilde etki sağlamaktadır. Teşhis konumunda sonra, bir fistül varsa onun için veya daha şiddetli Crohn hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. Diğer ilaçlarının tedavide başarısız olduğu durumlarda, bu ilaç kullanılmaktadır. Diğer ilaçların semptomlarının gelişiminde başarısız olunduğu durumlarda, infliksimab veya certoluzimab pegeol  yerine adalumumab kullanılabilmektedir, infliksimab veya certoluzimab pegeol ilaçların işe yaramadığı durumlarda da bu ilaçlara başvurulmaktadır. Adalimubab, Crohn hastalığının bulgu ve semptomlarını azaltabilmektedir ve remisyona neden olabilmektedir.  

Ancak, adalimumab’da aynı infliksimab gibi, küçük oranda da olsa, tüberküloz ve mantar enfeksiyonları gibi ciddi enfeksiyon riski taşımaktadır. Tüberküloz için bir cilt testi yaptırabilir, göğüs x-rayi çektirebilir ve infliksimab almadan önce Hepatit B için test edilmeniz gerekebilir. Adalimumabin’in en sık görülen yan etkileri, enjeksiyon yerinde cilt tahrişi ve ağrı, bulantı, burun akıntısı ve üst solunum yolu enfeksiyonları gelmektedir.

  • Certolizumab pegol. Gıda ve İlaç İdaresi tarafından (FDA), Crohn hastalığının tedavisi için onaylanmış olan centolizumab pegol, TNF inhibesi ile çalışmaktadır. Certolizumab pegol, şiddetli Crohn hastalığı olan kişilerin tedavisi için reçete edilmektedir. Certolizuman pegol yerine, infliksimab ve adalimumab kullanılabilmektedir veya infliksimab veya adalimumab’ların işe yaramadığı durumlarda, durdurularak alınabilmektedir. Yaygın görülen yan etkileri, baş ağrısı, üst solunum yolu enfeksiyonları, karın ağrısı, bulantı ve enjeksiyon yerinde reaksiyonlardır. Bu ilaç, inhibe edilen TNF ilaçlarında olduğu gibi, bağışıklık sistemini etkilemektedir, ayrıca tüberküloz gibi bazı enfeksiyonlara bağlı, ağır hastalığa yakamla riski de taşımaktasınız. Tüberküloz için bir deri testi, göğüs röntgeni ve certolizumab pegole başlamadan önce bir de Hepatit B için bir test yaptırmanız gerekmektedir.
  • Metotreksat. Bu ilaç, kanser, sedef hastalığı ve romatizmal artirit tedavisinde kullanılmaktadır, bazen diğer ilaçlarla yanıt vermeyen Crohn hastalığı olan kişilerde de kullanılabilmektedir. Kısa süreli yan etkileri, bulantı, yorgunluk ve ishaldir, nadiren de potansiyel olarak yaşamı tehdit edici pnömoniye neden olabilmektedir. Uzun süreli kullanımı karaciğerde yara ve bazen de kansere yol açabilmektedir. Metotreksat alırken gebe olunmadığından emin olun. Şayet bu ilacı alacaksanız, doktorunuz ile yakın takip içerisinde bulunarak, kan üzerindeki yan etkileri takip edebilmek adına, düzenli olarak kontrollerinizi yaptırın.
  • Siklosporin. Bu güçlü ilaç, genellikle Crohn ile bağlantısı olan fistüllerin iyileştirilmesine yardımcı olmak amacıyla kullanılmaktadır, normalde diğer ilaçların faydasını görmeyen kişilerin üzerinde kullanılmaktadır. Sikloporin, ciddi yan etki potansiyeline sahiptir, böbrek ve karaciğer hasarı, nöbet ve ölümcül enfeksiyonlar gibi. Bu ilaç uzun süreli kullanım için uygun değildir.
  • Natalizumab. Bu ilaç, belirli bağışıklık hücrelerinin moleküllerini, bağırsak astarının diğer hücrelerine bağlanmasını inhibe etmek için çalışır – integrinlerin. Bu moleküllerin engellenmesi sayesinde bağırsak hücrelerine bağlanan kronik iltihabı azaltmak için düşünülmektedir. Natalizumab, iltihap ve TNF blokörlerinin ve immünomodülatörleri de dahil olmak üzere diğer geleneksel Crohn hastalığı tedavisine yanıt vermeyen durumlarda, şiddetli Crohn hastalığına sahip olan kişilerin tedavisi açısından kullanılmaktadır. İlaç nadir ancak ciddi risk oluşturan multifokal lökosenfalopatiye neden olabileceğinden – genellikle ölüm veya ciddi komplikasyonlara yol açabilen bir beyin enfeksiyonu – kullanımı için özel sınırlı bir dağıtım programına kayıtlı olması gerekmektedir. 
  • İlaçlar ve kanser riski  Bağışıklık sistemi bastırıcılarının da, lenfoma gibi küçük de olsa bağlantılı olduğu riskleri bulunmaktadır. Bu ilaçlar arasında, azathioprine, mercaptopurine, methotrexate, infliximab, adalimumab, certolizumab pegol ve diğerleri sayılabilmektedir. Bu riskler, bağışıklık sistemini baskılaması nedeniyle ortaya çıkabilmektedir. Bu ilaçların riski arttırma özelliği bulunmasına rağmen, Crohn hastalığı olan insanların yaşam kalitesini arttırmak ve cerrahi veya hastanede yatışı önlemek için gerekli olabilmektedir. İlaçların size uygun olup olmadığını, doktorunuz ile birlikte çalışarak tespit edebilirsiniz.

Antibiyotikler Antibiyotikler drenaj miktarını azaltabilmektedir ve bazen Crohn hastalığı olan kişilerde fistüllerin ve apselerin iyileştirilmesi için kullanılabilmektedir. Araştırmacılar, antibiyotiklerin zararlı bağırsak bakterilerini azalttığı ve semptomları tetikleyen bağırsakların bağışıklık sistemini baskılamaya yardımcı olduğuna inanılmaktadır. Ancak antibiyotiklerin Crohn hastalığı içinde güçlü bir şekilde etkili olduğu kanıtlanmıştır. Sık reçete edilen antibiyotikler şunlardır:

  • Metronidazol. Crohn hastalığı için en yaygın şekilde kullanılan antibiyotik metronidazol, ciddi yan etkilere de neden olabilmektedir, uyuşma ve ellerde ve ayaklarda karıncalanma ve bazen de kas ağrıları veya güçsüzlükler görülebilmektedir. Bu etkiler ortaya çıkacak olursa, ilacı durdurmak için doktorunuz ile konuşun.
  • Siprofloksasin. Bu ilaç, Crohn hastalığı olan bazı kişilerde, gelişen semptomlara karşı, genellikle metronidazol yerine kullanılmaktadır. Bu ilacın nadir bir yan etkisi ise tendon rüptürüdür.
  • Diğer ilaçlar  Enflamasyonu kontrol etmeye ilave olarak, bazı ilaçlar bulgu ve semptomları hafifletmeye yardımcı olabilmektedir. Crohn hastalığının şiddetine bağlı olarak, doktorunuz aşağıdakilerden birini veya birkaçını size reçete edebilmektedir:
  • Anti-diyareller. Psyllium tozu (metamucil) veya metilselüloz gibi lif takviyeleri, dışkı dökümünü etkileyen ishali hafifletmeye yardımcı olabilmektedir. Daha şiddetli ishal durumunda, loperamit etkili olmaktadır. Antidiyarealleri dikkatli ve yalnızca doktor kontrolü altında kullanmanız gerekmektedir.
  • Laksatif. Bazı durumlarda, şişlik bağırsak yolların daralmasına ve kabızlığa neden olabilmektedir. Laksatifleri almadan önce doktorunuza danışın, çünkü bu tarz reçetesiz satılan müshil ilaçlarının ciddi yan etkileri olabilmektedir.
  • Ağrı kesiciler. Hafif ağrılar için, doktorunuz asetaminofen önerebilir. Aspirin, ibuprofen ve naproxen alımından kaçının. Bu ilaçların semptomları daha kötü yapması muhtemeldir.
  • Demir takviyeleri. Eğer kronik bağırsak kanaması varsa, demir eksikliği anemisi gelişebilir. Demir takviyeleri alınarak, normal demir düzeylerinin geri getirilmesine yardımcı olunacak ve kanama durdurulabilecek veya azaltılabilecektir, bu sayede aneminin etkileri azaltılabilecektir.
  • Beslenme. Doktorunuz bir beslenme tüpü (enteral Beslenme) veya Crohn hastalığını tedavi etmek için bir toplardamar yardımı ile besini enjekte yoluyla verilecek özel bir diyet (parenteral beslenme) önerebilmektedir. Bu sayede, genel beslenmenin gelişimi ve bağırsakların dinlendirilmesine izin verilmiş olur. Bağırsakta kalmış olan iltihaplanma kısa vadede azaltılabilmektedir. Ancak düzenli beslenme durumu yeniden başlatıldığında, bulgu ve semptomlarınızın geri dönmesi muhtemeldir. Doktorunuz beslenme tedavisinin kısa süreli olarak, bağışıklık sistemini baskılayıcı diğer ilaçlarla birleştirerek uygulayabilir. Enteral ve parenteral beslenme genellikle cerrahi veya zaman zaman diğer ilaçların semptomlarını kontrol etmek için uygulanan başarısız olan insanların tedavilerinde kullanılmaktadır. Tıkanma riskini azaltmak için, bağırsakta herhangi bir daralma (darlık) varsa, doktorunuz düşük kalıntı veya düşük lifli beslenme önermektedir. Düşük kalıntı beslenmesi, dışkı boyutunu ve sayısını azaltmak için tasarlanmış olan bir diyet şeklidir.
  • Vitamin B-12 enjeksiyonu. Vitamin B-12, kansızlığı önlemeye yardımcı olur, normal büyüme ve gelişimi destekler ve sinir fonksiyonları için gerekli olan bir vitamindir. Terminal ileum, çoğunlukla Crohn hastalığının etkilediği ince bağırsağın bir bölümü tarafından emilir. Terminal ileum iltihabı bu vitamini absorbe etme yeteneğine müdahale ettiğinden yaşamsal anlamda, aylık olarak B-12 enjeksiyonu gerekebilir. Şayet Terminal ileum cerrahi bir şekilde çıkarıldıysa, hayatınız boyunca B-12 enjeksiyonu almanız gerekecektir.
  • Kalsiyum ve D vitamini takviyeleri. D vitamini ve kalsiyum takviyesi almanız gerekebilir. Crohn hastalığı ve tedavisinde kullanılan steroidler, osteoporoz riskini arttırabilmektedir, kalsiyum takviyelerinin sizin için uygun olup olmadığını doktorunuzla konuşabilirsiniz.

Gelecekte ilaçlar  Yeni ilaçların geliştirilmesi açısından klinik denemeler bulunmaktadır. Şayet Crohn hastalığınız şuanki mevcut ilaçlar ile kontrol edilemeyecek durumdaysa, klinik çalışmaları yapılan sizin için uygun olabilecek ilaçlar konusunda, doktorunuz ile konuşun.

Cerrahi Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavileri veya diğer tedaviler, bulgu ve semptomlarınızı hafifletmiyorsa, doktorunuz ameliyat önerebilir.

Ameliyat sırasında, doktorunuz sindirim sisteminizin bozuk olan kısmını ortadan kaldırır ve sağlıklı olan bölümleri yeniden bağlar. Buna ilave olarak, cerrahi yöntem ile fistüller kapatılabilir ve apseler boşaltılabilir. Crohn hastalığı için yapılan ortak işlemde, daralmış olan bağırsağın bir bölümü, striktüroplasti yöntemi ile genişletilir.

Crohn konusunda cerrahinin faydaları genellikle geçicidir. Hastalık genellikle, sık olarak yeniden dokuya yakın bir konumda veya başka sindirim sistemi bölgesinde tekrarlanır. Crohn hastalığına sahip olan 3 ila 4 kişi de cerrahi yöntem gerekli olmaktadır. Diğer çoğu hastalar açısından bu işleme veya daha fazlasına ihtiyaç duyulmaktadır. En iyi yaklaşım, nüksetme riskini en aza indirmek için ameliyatın takibinde, ilaç tedavisidir.

Kanser gözetimi  Kolon kanseri açısından taramanın daha sık yapılması gerekmektedir, çünkü kolonu etkileyen Crohn hastalığı olan kişilerde, kolon kanseri riski yüksek orandadır. Genel olarak kolon kanseri taramaları kılavuzu, 50 yaşından başlayarak her 10 yılda bir kolonoskopi yapılmasını önermektedir. Eğer bu testlerin daha erken veya daha sık yapılması gerekiyorsa, bunu doktorunuz ile konuşun.

Yaşam tarzı ve evde bakım

Crohn hastalığı olan bir kişinin bakımı konusunda kimi zaman kendinizi çaresiz hissedebilirsiniz. Ancak beslenme ve yaşam tarzınızda yapacağınız değişiklikler, semptomları kontrol altına almaya ve ataklar arasındaki süreyi uzatmaya yardımcı olacaktır.

Beslenme  Aslında yenilen yemeklerin enflamatuvar bağırsak hastalığına neden olduğuna dair herhangi bir kanıt yoktur. Fakat bazı besinler ve içecekler özellikle bir atak sırasında, bulgu ve semptomları kötüleştirebilmektedir. Şayet yediğiniz bazı besinlerin durumunu kötüleştirdiğini düşünüyorsanız, yedikleriniz konusunda kendinizi nasıl hissettiğinizin yanı sıra beler yediğinize dair takip etmeniz gereken bir beslenme günlüğü tutun. Bazı gıdaların semptomların alevlenmesine neden olduğunu keşfettiyseniz, bu gıdaların alımını ortadan kaldırmanız iyi olacaktır. Bu konuda yardımcı olacak bazı önerileri aşağıda bulabilirsiniz:

Süt ürünlerini sınırlayın. Enflamatuvar bağırsak hastalığı olan birçok kişide olduğu gibi, sizde de ishal, karın ağrısı, gaz gibi sorunlar bulunabilir, süt ürünlerini zaman içerisinde sınırlamak veya tamamen ortadan kaldırmak, laktoz intoleransı gelişimini ortadan kaldırabilir – vücudunuz süt ürünleri ve süt şekerini (laktoz) sindiremez. Şayet sizde böyle bir durum varsa, süt sınırlayıcı veya Lactaid gibi bir enzim ürünü kullanımı, laktoz yıkımına yardımcı olabilmektedir.

  • Düşük yağlı yiyecekler deneyin. Eğer ince bağırsağınızda Crohn hastalığı varsa, normal yağ sindirimini yapmanız veya absorbe etmeniz mümkün olmayabilir. Bu sebeple yağlar ishal durumunuzu daha kötüleştirerek, bağırsağınızdan geçiş yapar. Özellikle sorun yaratacak gıdalar, tereyağı, margarin, krema sosu veya kızarmış besinlerdir.
  • Besinlerle ilgili sorunlarınızda, lifi sınırlayın. Çoğu insan için, taze meyve ve sebzeler ve tam tahıllar gibi yüksek lifli gıdalar, sağlıklı bir beslenmenin temelinde bulunmaktadır. Ancak enflamatuvar bağırsak hastalığınız varsa, lifler ishal, ağrı ve gaz gibi sorunların daha kötü hale gelmesine neden olabilmektedir. Çiğ meyve ve sebzeler sizi rahatsız ediyorsa, buharda pişirmeyi veya buğulama yapmayı deneyebilirsiniz. Ayrıca bazı meyve ve sebzelere karşı da sorunlar yaşayabilirsiniz. Genel olarak, bu türle brokoli, karnabahar, fındık, fasulye, mısır, patlamış mısır veya lahana gibi ailenizde düzenli tüketilen gıdalar, daha fazla soruna yol açabilmektedir.
  • Sorunlu gıdalardan kaçının. Bulgu ve semptomlarınızı daha kötü hale getirebilecek herhangi bir gıdanın tüketiminden kaçının. Bazı gıdalar “gazlı” gıdalar olarak bilinmektedir, bunlar fasulye, lahana, brokoli, çiğ meyve suları, meyveler, baharatlı yiyecekler, patlamış mısır ve alkollü içecekler olabilmektedir, çikolata ve soda gibi kafein içeren yiyecekler ve içeceklerden kaçının. 
  • Küçük öğünler yiyin. Günlük olarak iki veya üç büyük öğün yerine, beş veya altı küçük öğün yemeniz, kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.
  • Bol sıvı tüketin. Günlük olarak bol bol sıvı tüketmeye çalışın. Su en iyisidir. Alkol ve kafein bağırsakları uyarır gazlı içecekler sık sık gaz ürettiklerinden ishali daha kötü hale getirebilir.
  • Multivitaminleri düşünün. Crohn hastalığı besinleri abzorbe etme yeteneğini engelleyebileceğinden, beslenmeniz sınırlı olabilir, multivitamin ve mineral takviyeleri genellikle faydalı olabilmektedir. Herhangi bir vitamin veya takviye almadan önce, doktorunuz ile görüşün.
  • Bir diyetisyenle konuşun. Kilo vermek veya besinlerinizi sınırlamaya başlamadan önce, uzman bir diyetisyen ile görüşün.

Sigara içmek Sigara, Crohn hastalığına yakalanma riskini arttırmaktadır ve nikotin alımından sonra, sigara içme durumunuzu daha kötü hale getirebilmektedir. Crohn hastalığı olan kişilerin sigara kullanımına devam etmesi, hastalığın tekrarlamasına, ilaçların ve ameliyat yöntemlerinin tekrarlanmasına neden olmaktadır. Sigarayı bırakmak sindirim sisteminin genel sağlığını iyileştirmenin yanı sıra, diğer birçok sağlık koşulları içinde faydalıdır.

Stres Stres, Crohn hastalığına tek başına neden olmasa da, bulgu ve semptomların kötüleşmesine ve atakların tetiklenmesine sebep olabilmektedir. Stresli olayların, ufak tefek yaşanılan sorunlar, iş kaybı veya sevilen birinin ölümü bu stresli durumu arttırabilmektedir.

Stresli olduğunuz zamanlarda, normal sindirim süreciniz değişikliğe uğrar. Mideniz daha yavaş boşalır ve daha fazla asit salgılanır. Streslerini hızlandırabilir veya bağırsak içeriğinin geçişini yavaşlatabilir. Ayrıca bağırsak dokusunun üzerinde de değişikliklere neden olabilmektedir.

Stresi önlemek her zaman mümkün olmasa da, bunu yönetmenize yardımcı olacak yolları öğrenebilirsiniz. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Egzersizler. Hafif egzersizler, stresi azaltmak, depresyonu rahatlatmak ve bağırsak fonksiyonlarını normale döndürmede yardımcı olabilmektedir. Sizin açınızdan doğru olan egzersiz seçenekleri için doktorunuz ile konuşun.
  • Biyolojik geri yükleme. Bu stres azaltma tekniği, kas gerginliğini azaltmaya ve bir makine yardımıyla geri beslemeye yardımcı olmaya ve ayrıca kalp hızını yavaşlatmaya yardımcı olabilmektedir. Daha sonrasında, makine ile beslenmeye gerek duymadan, nasıl besleme yapabileceğini öğrenebilirsiniz. Burada amaç, stresle daha kolay başa çıkmak ve böylece daha rahat bir konuma kendinizi taşıyabilmektir. Biyolojik geri yükleme genellikle hastane ve tıp merkezlerinde yapılmaktadır.
  • Düzenli gevşeme ve nefes egzersizleri. Stresle başa çıkmak için tek yollu olarak düzenli dinlenmek ve sakinleşmek açısından derin, yavaş nefes alıp verme gibi teknikler kullanabilirsiniz. Şayet yoga ve meditasyon dersleri almak istiyorsanız, evde kitap, CD veya DVD’leri kullanabilirsiniz.

Sağlıkveyaşam

04 Temmuz 2014

Yorumlar

Yorum yapmak için lütfen isminizi giriniz.