Kemik Erimesi Nedir? Kemik Erimesinin Belirtileri Nelerdir?

Kemik erimesi (osteoporoz) nedir ? Kemik erimesinin belirtileri nelerdir ? Kemik erimesini önlemek için neler yapılmalı ve kemik erimesi problemi yaşayanların tedavi süreci nelerdir ? Merak ettiğiniz tüm soruların cevabı yazımızda.

Osteoporoz yani halk arasında bilinen adı ile kemik erimesi, kemiklerin zayıflamasına kırılgan bir hal almasına verilen isimdir. Kemik erimesi (osteoporoz) hastalığına yakalanan hastaların hayat kalitesinde ciddi bir düşüş olması kaçınılmazdır. Kemik erimesi (osteoporoz) hastalarının kemik yapısının oldukça kırılgan ve hassas olması hastayı pek çok hareketten alıkoymaktadır. Dolayısı ile hastaların artık çalışması çok zor olmakta hatta yaşamakta bile çok fazla zorlanmaktadırlar. Bu hastalığa yakalanmadan önce kişinin önceden tedbir alması tabiî ki de mümkün olmaktadır. Örnek olarak kemik erimesi(Osteoporoz) hastalığına yakalanmamak için kişinin özellikle çocuk yaşlarda D vitaminini düzenli olarak alması hayatı boyunca D vitamini içeren yiyecekleri tüketerek hastalığa yakalanma riskini azaltması mümkün olmaktadır.

Kemik erimesinin belirtileri nelerdir?

Boyun kasılması , kemik erimesi hastalıklarında bilinen en yaygın belirtilerden olmaktadır. Fakat burada her boynu kasılan insanın kemik erimesi hastalığına yakalandığı anlamına gelmemektedir.

Sırt ağrısı, kemiklerin kıssa zamanda anormal biçimde erimesi ile vücuttaki iskelet yapısının vücut ağırlığını eskisi gibi taşıyamadığından oluşan sırt ağrısı olmaktadır.

Bel ağrısı , sırt ağrısına paralel olarak bel ağrısı da yine kemiklerin belden üst kısmını taşımaktan çabuk yorulduğu için oluşmaktadır. Hastalığın vermiş olduğu nedenlerden dolayı aşınan kemikler eski kuvvetinden çok uzaklaştığı için eklem ağrısı bel ağrısı vb. iskelet yapısındaki ağrı belirtileri özellikle D vitamini eksikliğinden meydana gelen kemik erimesi (osteoporoz) un en belirgin işaretlerinden olmaktadır.

Vücut yapısında öne eğilme, İskelet yapısından dolayı normalde dik olan vücut yapısının bu hastalığa paralel olarak özellikle ağırlık merkezine doğru, yani, öne doğru paralel olarak eğilmesi yine kemik erimesi hastalığının belirgin özelliklerindendir.

Omurga kemiklerinde, el bileklerinde, kalça kemiklerinde hassas kemiklerinden dolayı kırılma ve çatlama, insan vücudu yapısı itibarı ile kendi kendini onarma özelliğine sahip olmaktadır. Oysa kemik erimesi ile yüz yüze olan insanlar kemiklerde ki demirin yani D vitamininin eksikliği ile çabuk kırılmakta ve çatlamaktadır. En çabuk kırılan ve çatlayan yerler ise yukarıda belirttiğimiz gibi omurga, kalça, bilek kırılmaları olmaktadır.

Hastalığın kişiye verdiği önemli rahatsızlıklar, kemik erimesi hastalığının insan yapısına ve işlevine zararı oldukça fazla olmaktadır. Kemik erimesi (osteoporoz) ile vücutta belirgin olarak şekil değişikleri görülmesi mümkün olmaktadır. Burada en yaygın olan belirtilerden hatta insanın en çok korktuğu belirtilerden olan kamburluk kemik erimesinin vermiş olduğu rahatsızlıklardan olmaktadır. Kemik erimesi hastalığına yakalanmadan önce tedbir almak, her hastalıkta olduğu gibi hayati önem taşımaktadır. Kişi D vitamini ile asla uzaklaşmamalı, hatta D vitaminini hayatımızın bir parçası yapmak zorundayız. Günümüzde doktor tarafından özellikle yeni doğan her bebeğe verilmesi özellikle tavsiye edilen D vitamini ile insan hayatı boyunca sağlam bir yapıya, güçlü bir fiziğe sahip olmaktadır.

Kemik Erimesi İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Herkeste yaşla birlikte kemik erimesi görülebilir. Bazı faktörler bunu ciddi hale getirebilir. Bu faktörlerin bazılarının değiştirilebileceği gibi bazıları da değiştirilemez. Genetik yapı, yaş, ırk gibi faktörler değiştirilemez. Beslenme tarzı değiştirilebilir faktörlerdendir. Çocukluk döneminden beri kalsiyum açısından zengin beslenen kişi kemik erime riskini azaltmış olacaktır. Bununla birlikte hareketsiz yaşam ve sigara kullanımı da değiştirilebilir faktörlerdendir. Çok miktarda tüketilen sigara alkol gibi maddeler kemik erimesini hızlandıracaktır. Düzenli yapılan egzersizlerde kemik erimesini engellemektedir.

Kemik Erimesi Nasıl Önlenir?

Kemik erimesi sinsice yakalayan bir hastalıktır. Erken teşhisin bu hastalıkta çok önemli bir yeri vardır. Erken teşhis koyulamazsa sakatlık hatta ölüme kadar gidebilmektedir.

Çocukluk döneminde güçlü kemiklerin oluşması, ileriki yaşlarda kemik erimesinden korunmak için önemlidir. Bunun yanında hergün bol sebze ve meyve tüketilmeli, süt ve süt ürünleri düzenli olarak tüketilmeli, güneş ışınlarından faydalanılmalı, düzenli olarak fiziksel aktivite yapılmalıdır.

Kemik Erimesi Kimlerde Görülür?

Kemik erimesi kadınlarda daha çok görülebileceği gibi erkeklerde de görülebilir. Menopoza giren kadınlarda, cerrahi bir müdahale ile yumurtalıkları alındıktan sonra yapay menopoza giren kadınlarda, testosteron hormonu azalan erkeklerde, sigara içen alkol kullanan kişilerde, çok fazla kafein tüketenlerde, fiziksel aktivite yapmayan ve hareketsiz olan kişilerde, genetik olarak ailesinde kemik erimesi olan kişilerde, D vitamini eksikliğine sahip olan kişilerde, ince yapılı kişilerde,kanser ve tiroit ilaçlarını yüksek dozda kullananlarda kemik erimesi sık olarak görülebilmektedir.

Kemik Erimesi Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

Erken teşhis koyulamamış bu hastalığa yakalanmış birisinde kaybedilen kemiğin geri kazandırılması çok zordur ancak çeşitli tedavi yöntemleriyle bu süreç durdurulabilir. İki tane tedavi yöntemi vardır.

Östrojen tedavisinde kişideki kemik erime süreci ciddi anlamda yavaşlamaktadır. Eğer kemik erimesi çok ileri boyutta değilse kemiklerde oluşabilecek kırıkları da önemli ölçüde yok etmektedir. Bu tedaviden olumlu sonuç alabilmek için en az beş yıl östrojen tedavisi uygulanmalıdır. Tedavi bırakıldığı takdirde kemik erimesi eski hızına geri dönerek vücuda zarar vermeye devam edecektir.

İlaç tedavisinde günlük vücuda alınan kalsiyum ve D vitamini takviyesi ile birlikte alınan kalsiyumun kemikte kalmasını sağlayacak kemik erimesi ilaçlarına başlanır. Bu ilaçlar kemik erimesinin bölgesine göre farklı farklıdır. Kemik erimesi olan kişide östrojen tedavisi sakıncalı ise ilaç tedavisine başlanmalıdır.

Suat YALÇIN

Suat YALÇIN

26 Mayıs 2017

Yorumlar

Yorum yapmak için lütfen isminizi giriniz.