Archive for the ‘Çocuk ve Bebek Beslenmesi’ Category

Beslenme Çantası

Hatalı beslenme alışkanlıklarının çok sayıda nedeni vardır. Bunların başında çocukların besin gereksinimlerinin bilinmemesi, ailenin beslenme alışkanlıkları ve okul çağındaki çocuklar için en iyisini yapma düşüncesiyle fazla miktarda yedirmek istemeleri gelmektedir. Bunların dışında fiziksel aktivite azlığı; özellikle ailenin akşamları televizyon- bilgisayar karşısında oturmaları, çocukları ile oyun oynamamaları, yürüyüşler yapmamaları, sözlerden daha kalıcı izler bırakan olumsuz mesajlar bırakabilmektedir. Ayrıca öğün atlama, şeker, tuz ve yağ içeriği yüksek yiyecek-içecek tüketimi özellikle ileri yaşlardaki beslenme alışkanlıklarını kötü yönde etkilemektedir. Bu hatalı beslenme şekli, özellikle çocukluk dönemindeki şişmanlık (Obezite) riskini artırmaktadır.

Çocuklarınızın Beslenme Çantasını Nasıl Hazırladınız?

Çocukların beslenmesinde bu dönemde görülen en sık değişiklik kahvaltı yapmamaktır. Kahvaltı günün en uzun açlığı olan gece açlığını takip etmesi nedeniyle biten enerjinin tekrar alınabilmesi için en önemli öğündür. Bu konuda yapılmış bazı çalışmalar da bulunmaktadır. Bu araştırmalarda, kahvaltı yapan çocuğun sınıf içerisindeki başarısının daha fazla olduğu, problem çözme yeteneklerinin diğerlerine göre daha gelişmiş olduğu, kavrama yeteneklerinin daha iyi olduğu gözlenmiş, bazı araştırmalarda ise kahvaltı yapan çocukların beslenme yetersizliğinden oluşan hastalıklara daha az yakalandıkları rastlanmıştır. Yine bu araştırmaların sonucunda kahvaltı yapmayan çocukların daha şişman oldukları belirlenmiştir.

Yanlış Beslenme Çocukların Sağlığını Etkiliyor

Aile içerisinde ve okulda beslenme bilgisinin yetersiz verilmesi, okul yemeklerinin sevilmemesi ve çocukların % 90’ının kantinlerde hamburger, tost, kızarmış patates, cips kola gibi yağ ve karbonhidrat bakımından yüksek olan fast-food besinleri tüketmeleri; günlük almaları gereken vitamin ve özellikle kalsiyum minerali bakımından yoksun beslenmeleri büyüme ve gelişimlerini olumsuz yönde etkilemektedir.

Çocukların okul ve evde çeşitli yiyecekleri tüketmeleri ve temel beslenme ilkeleri konusunda bilgilendirilmeleri çok önemlidir. Özellikle; öğünlerin atlanmaması, kahvaltının önemi, ara öğünlere önem verilmesi, okul yemeklerinin fast-food yemeklerinden daha sağlıklı olduğu konusunda çocukların bilinçlenmeleri ileriki hayatlarında yaşam kalitelerini artıracaktır.

Okul çağı çocuğunun beslenmesi ve bu dönemde beslenme alışkanlıklarında meydana gelebilecek değişiklikler bu nedenle çok büyük önem taşımaktadır. Hem daha sağlıklı hem de daha başarılı nesiller yetiştirmede ailenin ve öğretmenlerin beslenme konusunda bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi bu sebeple önemlidir.

Örnek Kahvaltı: Taze meyve suyu, peynir, domates-salatalık, ekmek, pekmez, yumurta

Örnek Beslenme Çantası: Kuru meyveli veya cevizli ev yapımı kek veya ev yapımı peynirli poğaça, ayran veya meyve suyu

Diyetisyen Zuhal Güler Çelik

İshal

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

İshal

Her çocuk yaşamının ilk 2 yılında, yılda ortalama 3 yada 4 kez ishal atağı geçiriyor.

İshal nedir ?

Akut ishalli hastalıklar, gelişmekte olan ülkelerde çocuk ölümlerinin ve hastalıklarının önde gelen nedenlerinden biridir. Dünya çapında her yıl tahminen 2 milyondan fazla çocukishal.jpg ishalden ölür. Ölümle sonuçlanmasa bile bu üst üste gelen ishal atakları, çocuklarda beslenme bozukluğuna, büyüme ve gelişmenin aksamasına yol açar. İshal kısaca günde 3′den fazla sulu dışkılamadır. Bebekler ilk günlerinde 2-3 kez dışkılar, sadece anne sütü alan bebeklerde dışkı sayısı 6-7 ye ulaşabilir.

İshal neden olur ?

İshalin en önemli ve en sık görülen nedeni mikroplardır. Bunlar bakteriler, virüsler ve parazitlerdir. Bu mikropların kaynağı, insan veya hayvan dışkısıdır. İçme ve kullanma sularının, akarsuların, sebze, meyve ve diğer yiyeceklerin, ellerin ve beslenme için kullanılan diğer araçların insan ve hayvan dışkısıyla bulaşması sonucu bu mikroplar ağız yoluyla vücuda alınır.

Diğer bir risk faktörü de malnütrisyon dediğimiz ağır beslenme bozukluğuna yol açan yetersiz ve dengesiz beslenmedir. Genellikle karbonhidrat fazlalığı olarak karşılaştığımız dengesiz beslenme, sulu dışkılama eğilimini artırır.

Sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal daha seyrektir. Bunun nedeni anne sütünün direnç artıran bileşimi ve temizliğidir.

İshalde tehlike belirtileri nelerdir ?

6 aydan küçük çocuklarda görülen her türlü ishal önemlidir ve doktor trafından görülmelidir. Genel olarak şiddetli ishali olan, kanlı dışkılama yapan, kusan, yemek yemeyen ve yüksek ateşi olan çocukların ishali daha önemlidir. En kısa zamanda bir doktor tarafından görülmesi gereklidir.

İshal tedavisinde neler yapılmalıdır ?

İshal tedavisinde, ishal kesici veya kusma önleyici ilaçlar hiçbir fayda etmez. Aksine zararlı olabilir. Çünki bu ilaçlar, bağırsak hareketliliğini azaltarak mikropların bağırsağa kolayca tutunmasına ve çoğalmasına neden olur. Antibiyotikler ise çoğunlukla gereksizdir. İshal tedavisinde 3 önemli ilke vardır. Birincisi ishalle kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin mümkünse ağız yoluyla yerine konması, ikincisi beslenmenni sürdürülmesi, üçüncüsü ise çocuğun zamanında doktora götürülmesidir. İshal tedavisinde en önemli amaç vücudun susuz kalmasının önlenmesidir.

6 aydan küçük bebeklerde eğer çocuk anne sütü ile besleniyorsa anne sütü kesilmemeli, aksine daha sık emzirilmelidir. Ek bir gıda ya da su vermeye gerek yoktur. Daha büyük çocuklarda hastalığın başlangıcından itibaren bol su ve sıvı yiyecekler verilmelidir. Beslenmeye devam edilmelidir. Çocuğa sindirimi kolay besinler 5-6 öğün verilmeli, çocuğun yaşı ve ek gıdalara başlama ayı göz önüne alınarak anne sütü, sulandırılmış inek sütü, pirinç lapası, yoğurt, haşlanmış patates, şeftali , elma yada havuç püresi veya suyu, haşlanmış yağsız et gibi besinler verilmelidir. Eğer ishal kötüye gittiği halde bir sağlık kuruluşuna gitme olasılığı yok ise anneye ağızdan tuz-şeker eriyiği hazırlayıp nasıl kullanılacağı öğretilmelidir. Bu amaçla tüm sağlık kuruluşlarında şeker-tuz paketleri ücretsiz olarak verilir. Bu bilgi sağlık ocaklarından alınabilir.

İshalden korunma yolları.

  • Anne sütü ile beslenen, 6 aydan küçük bebeklere ek gıda ve su verilmemeli,
  • Emzik ve biberon kullanılmamalı,
  • Çocuklara kaynamış su verilmeli,
  • Meyve ve sebzeler iyice yıkanmalı,
  • Ellerin yemekten önce tuvalet sonrası temizliğine özen gösterilmeli,
  • Yiyeceklerin kapalı kaplarda tutulmasına ve böcek ve sineklerden korunmasına özen gösterilmeli,
  • Bebek ve çocuklara günlük taze yiyecekler verilmeli,
  • Bebeklerin altını değiştirme öncesinde ve sonrasında ellerin temizliğine özen gösterilmeli.

Uzun süreli ishallerde hemen bir hekime başvurulmalıdır. Ayrıca aşağıdaki karışımları da uygulayabilirsiniz.

1) Kırmızıgül Yaprağı, Bal, Su

Uygulama: 2 su bardağı suya, 3 tutam kırmızıgül yaprağı ilave edilir. Üzerine, 1 yemek kaşığı süzme bal ilave edilip, iyice karıştırılır. Bir kerede içilir.

2) Ayva, Şeker, Su

Uygulama: Büyük bir ayvayı, soğuk su ile iyice yıkadıktan sonra, soyulmadan rendelenir. Üzerine, birbuçuk su bardağı su ilave edilip kaynatılır. süzüldükten sonra, 1 çay bardağı toz şeker konur. Hafif ateşte, koyulaşıncaya kadar karıştırılarak kaynatılır. Soğuduktan sonra 3 saat arayla 1 tatlı kaşığı yenir.

3) Elma, Yumurta, Ekmek, Ayva, Patates, Su

Uygulama: İshal kesilinceye kadar, bol su veya ayva kompostosu içilir. Gün boyunca da elma, az pişmiş yumurta, bayat ekmek ve patates haşlaması yenilir.

4) Yeşilceviz Kabuğu, Su

Uygulama: Taze cevizin yeşil kabukları çıkartılıp, kurutulur. Sonra, toz haline gelinceye kadar dövülür. 4 bardak kaynar suya; 1 kahve kaşığı konulur. 20 dakika bekletildikten sonra süzülür. Günde 1 kahve kaşığı içilir.

5) Mersin Yaprağı, Adaçayı, Kimyon, Su

Uygulama: 4 bardak suya, 1 tutam mersin yaprağı, 2 çorba kaşığı adaçayı ve 1 tatlı kaşığı kimyon konulup kaynatılır. Yarım saat bekletildikten sonra süzülür. Günde 3 çay bardağı şekersiz olarak içilir.

6) Karanfil Kökü, Su

Uygulama: 4 bardak suya, küçük bir parça karanfil kökü konulur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.

7) Ayva Yaprağı, Su

Uygulama: 4 bardak suya, 1 avuç ayva yaprağı konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer çay bardağı içilir.

8) Aslanpençesi, Su

Uygulama: 4 bardak suya 1 tutm aslanpençesi çiçeği konulur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer kahve fincanı içilir.

9) Mayasılotu (eşekkulağı), Su

Uygulama: 4 bardak suya, 2 tutam mayasılotu konulur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer kahve kaşığı içilir.

10) Fındık ağacı, Su

Uygulama: Küçük bir parça fındık ağacı yakılır. Kömürü, toz haline gelinceye kadar dövülür. Günde 3 kere birer kahve kaşığı içilir.

11) Şeftali Çekirdeği

Uygulama: 1 çorba kaşığı şeftali çekirdeği havanda dövülür. 1 kahve kaşığı az su ile içilir.

12) Hindistan Cevizi, Zencefil, Yumurta, Kahve

Uygulama: Küçük bir kaba küçük 1 tane hindistan cevizi rendelenir. Üzerine 1 çorba kaşığı dövülmüş zencefil ve 2 kahve kaşığı kahve konur. Sonra 1 adet çiğ yumurtanın akı ilave edilir. Macun haline gelinceye kadar karıştırılır. 2 parçaya bölünür. 1 parçası sabah , 1 parçası da akşam yutulur.

13) Masaj

Uygulama: Ayaklar sıcak suya konulur. 10 dakika bekletildikten sonra kurulanır. Ayakbaşparmağının yanındaki parmağa bakan tırnak kökü yavaş yavaş ovulur.

Çocuklarda Diş Sağlığı

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Hazırlayan: Dt. Şeyda Akın

Dişlerin Temizliği
Diş çürüğü anne ve babadan çocuğa BULAŞABİLEN bir hastalıktır. Çocuğunuzu çok fazla öpülmekten koruyunuz. Bebeklerdeki ağız ve diş sağlığı, ağızda ilk dişler çıkmaya başladığı anda başlar, yaşam boyu sürer. İlk dişler yaklaşık 6. Ayda çıkmaya başlar, 2.5-5 yaşında tamamlanırve bu dişler 28 tanedir.

1-2.5 yaş arasındaki çocukların ağız ve diş sağlığından anne ve baba sorumludur. İlk dişler çıktığı dönemde anne ıslatılmış temiz bir gazlı bez ya da tülbenti işaret parmağına sararak günde bir kez bebeğinin dişlerini temizlemelidir. Her beslenmeden sonra ağız temizliğini sağlamak için bir miktar su mutlaka verilmelidir.

Çocuğun ağzındaki diş sayısı artınca diş fırçası ile temizlemeye geçilir. Bu dönemde (1-2.5 yaş) çocuk oyun şeklinde günde 2 kez dişlerini fırçalamalı, anne de günde 1 kez çocuğun dişlerini fırçalamalıdır. Diş macunu kullanımı bu dönemde gerekli değildir. Çocuğun macun yutmadığı bir dönemde süt dişleri için hazırlanmış özel florlu diş macunu kullanılmalıdır.

Biberon Çürüğü
Aşırı derecede biberon ve yalancı emzik kullanımı diş çürükleri ve çene bozukluklarına yol açar. Bu çürükler BİBERON ÇÜRÜĞÜ olarak adlandırılır. Tipik olan bu çürükler tüm ön dişler ve azı dişlerinde görülür.

Uzun süreli ve gece boyunca biberonla tatlandırılmış süt verilmesi,

Şekere, bala ya da pekmeze batırılmış yalancı emzik kullanımı,

Tülbente sarılmış lokum emdirilmesi,

Biberonla besledikten sonra ağız temizliğinin yapılmaması ile oluşur.

Çocuk 1.5-2 yaş civarında biberondan uzaklaştırılmalıdır.
Çürüklere bağlı erken yaşta yapılan süt dişi çekimi sonucu daimi dişlerde çapraşıklıklar oluşur. Çocuğun aldığı besinler diş sağlığı üzerinde önemli rol oynar.
Ekmek, bisküvi, hamur işi gibi dişler üzerine yapışan yumuşak besinler ve kolalı içeceklerden kaçınılmalıdır.
Elma, havuç, kereviz, peynir, yer fıstığı gibi yiyecekler çürük önleyici besinlerdir.

Ağız ve Diş Sağlığınız İçin

Dişlerinizi günde 2 kez FLLORLU DİŞ MACUNU ile fırçalayın ve çocuğunuza
da fırçalatın.

Diş hekiminizi 6 AYDA 1 KEZ ziyaret edin.
Günde 5 KEZ’den fazla öğün almayın.
Beslenme alışkanlıklarınızı düzenleyin.

Çocuğum hiç bir şey yemiyor!…

Çocuğunuzun Beslenmesinde Karşılaşabileceğiniz
Sorunlar ve Çözüm Önerileri (Besin Hazırlama)

  • Süt İçmek İstemiyor
  • Et Yemek İstemiyor
  • Sebze Yemek İstemiyor
  • Hep Şekerli Şeyler Yemek İstiyor
  • Süt İçmek İstemiyor
    Sütü bazıları soğuk, bazıları sıcak ya da ılık sever. Çocuğunuzun nasıl sevdiğini deneyerek bulun.
    Bardağına renkli kamışlar koyun onlarla içmeyi sevebilir.
    Sütlaç, muhallebi gibi tatlılar yapın.
    İçine meyve ezip koyabilirsiniz.
    Peynir ve yoğurt da süt yerine geçer.
    Yemeklerin üzerine yoğurt ya da peynir ekleyebilirsiniz.

    Et Yemek İstemiyor
    Köfte sert geliyor olabilir, dolmalara kıyma eklemeyi deneyin.
    Kırmızı et sevmiyorsa tavuk ya da balık da olabilir.
    Makarna seviyorsa üstüne kıymalı sos yapın.
    Kıymalı börek ya da poğaça sevebilir.
    Mercimek, nohut, kuru fasulyede de et gibi protein ve mineraller vardır. Seviyorsa bunlardan yemek yapın.
    Yumurta sarısının da besin değeri aynıdır, doğrudan ya da terbiye ve kek içinde yumurta verilebilir.
    Fındık, ceviz gibi kuru yemişlerde de etlerdekine benzer maddeler vardır. İki yaşından büyükse kuruyemiş olarak verin, küçükse fındıklı, cevizli kek yapın. Sütlü tatlılara dövülmüş ceviz koyun.

    Sebze Yemek İstemiyor
    Meyveler de sebze yerine geçer, istediği meyveleri ya da meyve sularını verin.
    Salatalık, havuç gibi sebzeleri çiğ olarak çubuk biçiminde hazırlayın, hoşuna gidebilir.
    Evde siz de sebze yemekleri yiyin zamanla görerek alışır.
    Sevdiği yemeklere (çorbalara, köfteye, soslara) rendelenmiş olarak sebze ekleyin farketmeden yer.

    Hep Şekerli Şeyler Yemek İstiyor
    Evde fazla şekerli besin bulundurmayın, kolayca bulup yiyemesin.
    Meyve bulundurun, canı tatlı isteyince meyve yesin.
    Çikolata ve şekeri ödül olarak kullanmayın.
    Kurabiye ve kekleri meyveli yapın daha az şeker kullanmış olursunuz.

    Annelere Başarılı Emzirme Önerileri

      Başarılı Bir Emzirme İçin…
      Doğru Emzirme Pozisyonu
      Bebek Etkisiz Emmiyorsa

    Bebeğinizi yaşamının en az ilk 4, mümkünse 6 ayında sadece emziriniz.
    Bu dönemde onun yararlanabileceği tek besin anne sütü olup suya dahi ihtiyacı yoktur. Bu dönemde yapay gıdaların hiçbiri sizin sütünüzün yerini tutamaz. Ancak 6 aydan sonra mutlaka uygun ek gıda başlayınız. Beraberinde bebeğiniz iki yaşına gelene kadar emziriniz.

    Başarılı Bir Emzirme İçin;
    Bebeğinizi doğumdan hemen sonra henüz çıplakken sizin çıplak göğsünüze konmalıdır. Bu tensel temas bebeğinizle aranızda önemli bir “bağ” kurulmasını sağlar. Erken dönemde kurulan bu bağ onun uzun süreli başarılı bir şekilde emzirilmesini sağlayacaktır./

    Bebeğinizi doğumdan hemen sonra,bu mümkün değil ise en geç yarım saat içerisinde emzirmeye başlayınız. Bebeğin emmeye en istekli olduğu bu dönem geçirilirse bebek uzunca bir süre emmeye isteksizlik gösterecek ve ilk emzirme çok gecikecektir. Sezeryanla doğum yapan anneler ise kendilerine gelir gelmez yardım ile bebeklerini emzirebilirler.

    Bebeğinizi emzirmeden önce başka hiçbir şey (şekerli su veya süt gibi) vermeyiniz. İlk emzirdiğinizde gelen sütkolostrum (ağız) adı verilen koyu kıvamlı bir süt olup az miktardadır. Bu sütün asıl görevi bebeğinizi enfeksiyondan korumak olduğu için bir damlasının dahi ziyan edilmemesi gerekir.

    Sütünüzün bol olmasını sağlayan en önemli faktör bebeğinizin emmesidir. Bebeğiniz bir memeden ne kadar çok emerse o memede o kadar süt yapılır. Bu nedenle bebeğinizi anne memesini her aradığında gece ve gündüz sık sık emziriniz. Emzirmek için onun sinirlenip ağlamaya başlamasını beklemeyiniz. Bebekle aynı odada yatmanız onu her istediğinde emzirmenizi ve böylece sütünüzün bol olmasını sağlar. Emzirme süresi bebekten bebeğe ve aynı bebekte farklılık göstermekle birlikte normal bir emzirme süresi 4-30 dakikadır. Bu süre ilk günlerde daha uzun olabilir.

    Bebeğinizi bir memenizdeki sütün tamamı bitene kadar aynı memeden emziriniz. Bebeğiniz emmeye başladığında gelen ilk süt önsüt adı verilen bol sulu süttür. Emmeye devam ettikçe süt giderek koyulaşır ve yağdan zengin bir hale gelir. Bu sonsüt onun doymasını ve memeyi kendiliğinden bırakmasını sağlar. Bu nedenle her öğünde tek bir memeden emziriniz. Bir sonraki öğünde ise diğer memenizi veriniz. Aynı öğünde, her iki memeden de az az emzirilen bebekler yağlı sonsütü alamadıkları için doymazlar.

    Memenize temizlik veya bakım amacıyla hiçbir krem sürmeyiniz, karbonatlı veya sabunlu su ile yıkamayınız. Emzirdiğiniz sürece memenizi koruyacak maddeler meme başının etrafındaki küçük bezlerden salgılanmaktadır.

    Bebeğinize biberon vermeyiniz. Biberon verilen bebekler daha sık ishale yakalanırlar. Ayrıca bu bebekler anne memesinden de biberon gibi emmeye çalışırlar. Sadece meme başını emmeye çalışan bu bebeklerin dilleri geride olup meme dokusunu ağızlarına almadıkları için sütü sağamaz ve meme başını boş yere emerek acıtırlar. Böyle bebekler kısa bir süre içinde anne memesini emmeyi bırakırlar.

    Çalışmanız bebeğinizi emzirmeniz için engel değildir. Sütünüzü sağıp, bunu oda ısısında 8 saat, buzdolabında 24 saat saklayabilirsiniz. Sizin olmadığınız dönemde bu süt bebeğinize kaşıkla veya fincanla verilebilir.

    Doğru Emzirme Pozisyonu

    Memeye iyi yerleşmiş ve etkili emen bir bebek;
    Memeyi iyice kavramış, ağzı geniş ve iyice açıktır. Dilini öne doğru uzattığı için alt dudağı dışa dönüktür. Çenesi anne memesine değer. Yanakları yuvarlak ve dolgundur. Meme başı ve etrafındaki koyu renkli meme dokusunun büyük bir kısmı bebeğin ağzı içindedir.

    Memeye iyi yerleşmemiş bir bebek;
    Meme başını emmeye çalışır. Süt kanallarına ulaşamadığı için sütü sağamaz ve alamaz. Dıştan bakıldığında bu bebeğin ağzı geniş açık değildir, yanakları içe çökük, alt dudağı içe dönük, dudaklarını ileriye uzatmıştır. Çenesi anne memesine değmez ve memenin koyu renkli kısmının tümü dışarıda kalmıştır.

    Bebek Etkisiz Emmiyorsa
    Bebeğin etkisiz emdiği durumlarda memeler boşalmaz, sürekli şiş ve gergindir. Emzirme anne için ağrılı olup rahatsızlık verir. Meme başı ezilmiş görünümde olup kızarıktır, ucunda çatlak görülür. Memeden yeterli süt alamayan bebek çok ağlar, aç kaldığı için sık veya uzun süre emmek ister. Giderek huzursuzlanır, memeden kayar, emmeyi reddeder, kendini geri çeker. Doymadıkları gerekçesiyle ek gıda başlanan bebeklerin büyük çoğunluğu gerçekte memeye iyi yerleşmemiş bebeklerdir.