Archive for the ‘Genel’ Category
Hamileyim Uyuyamıyorum
Hamilelikte uyku sorununun pek çok nedeni vardır. Ancak ilk ve en önemli neden bebeğinizin büyümesidir. Bebeğiniz ve rahminiz büyüdükçe rahat bir uyku pozisyonu bulmakta zorlandığınızı fark edersiniz.
Eğer hamilelik öncesi sırtüstü ya da yüzükoyun yatmaya alışkınsanız yanlara dönüp uyumak sizin için güç olabilir. Öte yandan vücut kitleniz arttıkça uyurken pozisyon değiştirmeniz güçleşir. Bu durumda doğal olarak verimli uyumanızı engeller. Bunun yanı sıra hamilelikte normalde görülen bazı değişiklikler de uykunuzu bölerek ya da düzeninizi değiştirerek uyku problemlerine neden olabilir.
Sık idrara çıkma isteği: Hamileliğinizin ilk dönemlerinde büyüyen rahminiz mesanenize baskı yapar. Bu durumda doğal olarak mesane kapasiteniz azalacaktır. Bu azalmanın doğal sonucu ise sık idrara çıkma isteğidir.
Hamileyken Neden Uyuyamadığınızı Biliyoruz!
Nefes darlığı: Hamileliğiniz ilerleyip rahminiz iyice büyüdüğünde karın boşluğunuz içinde çok fazla yer işgal etmeye başlar. Bu durumda karın içi basıncı artar ve karın boşluğu ile göğüs boşluğunuzu ayıran diyafram kasınıza baskı yapar.Zaman zaman nefes darlığı hissedebilir nefes nefese kaldığınızı fark edebilirsiniz.
Mide yanması: Hamilelikte salgılanan hormonlar vücudunuzda istemsiz olarak çalışan tüm düz kaslarınızda bir gevşemeye ve yavaşlamaya neden olabilir. Bu yavaşlama sindirim sisteminizde de ortaya çıkar. Sonuçta midenizin boşalması gecikir ve yanmaya sebep olur.
Kramplar: Tüm gün boyunca bacaklarınız normalden daha fazla yük taşımak zorunda kalır. Eğer bunun yanı sıra kalsiyum eksikliği de varsa bacak krampları görülebilir. Kramplar da hamilelikte uyku güçlüğüne neden olabilmektedir.
Bunların yanı sıra bilinçaltında yaşanan bazı korkular, stres ve sıkıntılar da uyuma güçlüğü ve kabuslara neden olabilir.
Nasıl Yatmalı?
Hamileliğinizin erken dönemlerinde yana dönerek uyuma alışkanlığını geliştirmeniz ilerisi için size yardımcı olabilir. Özellikle son dönemlerde dizlerinizi kendinize çekerek yan dönüp yatmak oldukça rahat bir pozisyondur.
Özellikle sola dönük yattığınızda bu etki daha belirgin hale gelir. Öte yandan sola döndüğünüzde rahim de sola kayacağından karaciğeriniz üzerindeki baskı da azalır ve daha rahat hissedersiniz.
Gebelik dönemi için özel olarak tasarlanmış yastıkları kullanmanız rahat bir uyku uyumanıza yardımcı olabilir. Bazı kadınlar yastığı karınlarının altına ya da bacaklarının arasına koyduklarında çok rahat uyuduklarını belirtmektedirler. Silindirik bir yastığı ya da kıvıracağınız bir pikeyi belinize yerleştirip yan yatarak da rahat bir pozisyon elde edebilirsiniz.
LÜTFEN REKLAMLARI TIKLAYINIZ…
[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
LÜTFEN REKLAMLARI TIKLAYINIZ…
Kadın Vücudunun Keşfedilmeyenleri
[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
Bu mini rehber sayesinde daha mutlu bir cinsel hayata sahip olmanın sırlarını keşfedeceksiniz.
1. Vajina cinsel organınızın sadece bir bölümüdür
Çoğumuz vajina sözcüğünü tüm cinsel organımızı tanımlamak için kullansak da, vajina sadece, serviksten (rahimağzı) başlayıp, vulvaya (kadın üreme organlarının dıştan gorüntüsüdür) iç ve dış dudaklar, klitoris ve perineden açılarak son bulan kanalın ismidir.
2. Vajinalar hep birbirine benzer
İçte kalan kısım için bu kesinlikle doğru. Kişiden kişiye farklılıklar gösteren bölüm ise vulva. Bir kelebeğin kanatlarını andıran iç dudaklar, kimilerinde güçlükle görülecek boyuttayken, kimilerinde dış dudaklardan daha uzun olabilir. Pek çok kadında bu dudaklar simetrik değil; bir taraf diğerine göre daha geniştir. Klitorisin uzunluğu ise 2,5-3 santimetre arasında değişebilir.
3. Dış yüzeyi genellikle farklı tonlardadır
Teninizin beyaz, esmer ya da buğday tonlarında olması, vulvanızın rengi üzerinde belirleyici bir rol oynamıyor. Çok beyaz tenli pek çok kadın; kahverengi ve morumsu vulvaya sahipken, esmer tenli bazı kadınların vulvaları çok daha açık renkli olabiliyor. Ayrıca vulvalar kendi içinde de ton farklılıklarına sahip. Örneğin dış dudaklar koyu bir tondayken, perine bölgesinin soluk pembe olması son derece normal kabul ediliyor.
4. Duvarları birbirine dokunacak şekilde kapalıdır
Vajina duvarları, açılmaya neden olacak (tampon girişi gibi) bir neden olmadıkça birbirine dokunacak şekilde kapalı haldedir. Vajinanın genişlemesini bir şemsiyenin ya da pilili bir eteğin açılmasına benzetebiliriz; her vajina 1,5′dan yaklaşık 5 santimetreye kadar genişleyebilir. Tabii doğum sırasında bu rakam çok daha fazla oranda artabiliyor.
5. Seks nedeniyle genişlemez
Bir önceki maddede açıklandığı gibi, vajina inanılmaz bir esneme kapasitesine sahip. Bu yüzden normal standartların çok üzerinde büyüklüğe sahip bir penisi bile rahatça içine alabiliyor ve ilişkiden hemen sonra eski haline dönüyor. Ancak doğum yapan kadınların bahsettikleri “bollaşma” hissi gerçekten de söz konusu olabiliyor. Bu durumda kegel egzersizleri gibi bazı egzersizleri düzenli olarak yapmak işe yarayabiliyor.
6. Uzun süren seks orucu nedeniyle tekrar bir bakireye dönüşmezsiniz
“Eğer çok uzun süre seks yapmazsanız vajinanız o kadar sıkı hale gelir ki, tıpkı bir bakireymiş gibi ilk ilişkide rahatsızlık hissedebilir, hatta acı duyabilirsiniz diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.” Vajinal kaslarınız biraz kasılmış bile olsa, cinsel ilişki asla ilk seferki gibi acı vermez.
7. Düzenli egzersiz büyük yarar sağlar
Tıpkı uzun süre ağırlık kaldırmanın kaslarınızı geliştireceği gibi, pelvik tabakasını destekleyen PC (puboccoccygeus) karslarınızı çalıştırmanız vajinanıza sıkılık kazandırabiliyor yani diğer bir deyişle onu forma sokabiliyor. Ayrıca bu kaslarınızı kullanmayı öğrenmek orgazma ulaşmanızı da kolaylaştırıyor. Bu egzersizi yapmak için klozete oturun ve idrarınızı yaparken birden bire kesip, tutun. İşte PC kaslarınızı keşfettiniz. Şimdi idrarınızı yapmadığınız bir zamanda, bu kaslarınızı sıkın ve yaklaşık 10 saniye bu şekilde tutup bırakın. Bu hareketi günde 10 ya da 20 tekrardan oluşan iki set halinde yapın. Farkı bir ay içinde hissedeceksiniz.
8. Her zaman bakteri doludur
Bakteriler vardır ancak bunlar enfeksiyona sebep olacak kötü mikroorganizmaları kontrol altında tutan iyi huylu bakterilerdir.
9. Kendi kendini temizler
Temizlik için sık sık vajinal duş uygulamanıza veya içini sabunlamanıza hiç gerek yok; hatta bu temizlik o bölgedeki yararlı bakterilerin de ölmesine sebep olabilir. Vajinanız kendi salgılarıyla temizlik işini kendi kendine yapabilir (o akıntının bir fonksiyonu var). Vajina duvarlarından gelen bu salgılar su ve bakterilerden oluşur. Temizlenmesi gereken tek yer, vulva yani iç ve dış dudaklardır. Ancak bunu suyla yaparken tahrişe yol açmamalısınız.
10. Çevresindeki tüyler tamamen gereksizdir
Bir zamanlar tüylerin vajinayı bakterilerden korumak ve erkekleri çekecek kokuyu tutmak gibi işlevleri olduğu ileri sürülüyor. Ancak günümüz için geçerli değil çünkü giysilerimiz var.
11. Kokusu regl dönemlerinde daha belirgin hale gelir
Her vajinanın kendine has bir kokuya sahiptir. Regl döneminden önce daha asidik olan bu koku, regl sonrasında daha keskin olmaya yatkındır. Ayrıca, yoğun egzersiz ve cinsel ilişki sonrasında (iyi ki doğal kayganlaştırıcınız var) ter bezlerinin daha fazla çalışması nedeniyle bu koku daha da fark edilebilir hale gelebilir.
12. Dokunmak onu iyileştirir
Orgazm olmasanız bile seks sırasında iyi hisetmenizin nedeni bu bölgenin uyarılmasının mutluluk hormonlarının salgılanmasına yardımcı olmasıdır.
13. Aşırı seks yapmak sorun yaratabilir
Düzenli seks, kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olurken, kısa bir süre içinde çok fazla ilişki yaşamak vajinada yanma ve tahrişe, hatta idrar yolu enfeksiyonuna yol açabiliyor. Özellikle kadının üstte olduğu pozisyonlarla klasik misyoner pozisyonu, penisin idrar yoluna temas ederek, bu bölgeye zararlı bakteri bulaştırması nedeniyle riskli kabul ediliyor. Ama hemen sevdiğiniz bu pozisyonlarla vedalaşmak zorunda kaldığınızı düşünmeyin, ilişkinin hemen sonrasında tuvalete gidip idrarınızı yapmak riski en aza indirecektir.
14. Akıntı miktarı döneme göre değişebilir
Yumurtlama dönemlerinde vajinadan daha fazla miktarda (günde yaklaşık iki çay kaşığı) salgı gelir. Ancak ayın diğer dönemlerine göre bu salgı daha ince bir yapıda ve berrak renktedir. Bu normaldir. Ancak salgının koyulaşıp, kremsi bir hal alması; buna kaşıntı, yanma ve ağır kokunun eşlik etmesi acil jinekoloğunuza görünme zamanının geldiğini gösterir.
15. Hiçbir şey oraya kaçıp kaybolamaz!
Vajinanız kesinlikle kara delik değildir. Herhangi birşey (örneğin bir tampon) vajinanıza ve oradan rahminize kaçıp, kaybolamaz. Bir tampon sadece ulaşabileceğinizden daha derin bir noktaya kayabilir ve değiştirmeniz gerektiğinde çıkarmanız zorlaşabilir. Bu durumda yapmanız gereken dizleriniz kırık bir şekilde yere oturmanız ve ıkınmanızdır. Eğer bu da işe yaramıyorsa üzülmeyin çünkü jinekoloğunuz bunu son derece acısız ve basit bir işlemle alacaktır. Tabii eğlenmek adına çikolata sosu, krema gibi şeyleri vajinanızdan uzak tutmanızda her zaman fayda var. Bunlar şeker nedeniyle vajina bölgesinde ciddi enfeksiyonların ortaya çıkmasına sebep olabilirler.
Sorun ağrı mı?
Henüz nedeni tam olarak belirlenememiş bu iki sorun ilişki sırasında ciddi rahatsızlık ve ağrıya yol açabiliyor.
Vajinismus: Vajinal kasların, istem dışı olarak aşırı kasılıp, cinsel ilişkiyi hatta tampon kullanmayı ve jinekolojik muayeneyi bile imkansız hale getirmesi olarak tanımlanıyor. Tedavisi için fizyolojik ve /veya psikolojik terapi önerilse de, tüm bunlar bazı kadınları aşırı stres altına sokuyor ki yarar sağlamak yerine durumun daha da kötüleşmesine yol açabiliyor.
Vulva ağrısı (Vulvodynia): Bu, genellikle, vulvada aşırı hassasiyet, dokunmayı bile imkansız hale getiren acı ve ağrıyla karakterize bir durumdur. Çoğu zaman, ağır mantar enfeksiyonu gibi ciddi hastalıklar sonrasında gelişiyor. Tedavisi, ağrı ve acının hafiflemesinde önemli rol oyanayan antidepresan ilaçlarla gerçekleştiriliyor.
Vajinaya estetik olur mu?
Bazı uzmanlar, vajinaya yapılan estetik girişimlerin seks sırasında alınan zevki artırdığını iddia etseler de, bu operasyonlar tıbbi açıdan nadiren zorunlu kabul ediliyor. Bu nedenle çoğu sigorta şirketinin almadığı cinsel organ estetiklerinin bir riski de bölgedeki sinirleri zedeleme olasılıkları. Yine de bu operasyonların hangileri olduğu ve nasıl gerçekleştirildikleriyle ilgili ayrıntılı bilgiyi aşağıda bulabilirsiniz.
Vajina rejuvenasyonu (Yenilenmesi)
Vajinalarının çok genişlediğini ve bu nedenle seksten hiçbir zevk alamadıklarını iddia eden kadınlara çare olmak üzere geliştirilen bu operasyonla hedef vajina duvarlarını daraltmaktır. Ancak, bu operasyonu geçiren kadınların seksten daha fazla zevk aldıklarına ve daha fazla orgazm yaşadıklarına dair hiçbir bilimsel çalışma yok.
Labyoplasti (iç ve dış dudak estetiği)
Bu operasyonla, aşırı büyük ve rahatsızlık verecek derecede asimetrik olan iç ve dış dudakların şekli değiştiriliyor, düzeltiliyor. Ama öte yandan, iç ve dış dudakların asimetrik olması uzmanlarca son derece normal kabul edilen bir durum.
G-noktası kolajen uygulaması
Kolajen ya da diğer kozmetik dolgu maddeleriyle G-noktasının doldurularak genişletilmesi prensibine dayanan bu işlemde hedef; duyarlılığı artırmak ve seks sırasında alınan zevki maksimuma çıkarmak. Enjeksiyonu 3-6 ay arasında tekrarlamak gerektiğini hatırlatmakta fayda var ve tabii yöntemin etkinliğinin kesin olarak kanıtlanmadığını da belirtelim.
Kızlık zarı tamiri
Az sayıda kadının tekrar bekaretini kaybetme fantezisini gerçek kılmak üzere geliştirilen yöntemin düşüncesi bile rahatsız edici.
DİN
www.ahmetturk.com.tr
DİN BİLİMSELDİR. BÜTÜN SAYFALARDAKİ YAZILARI, OKUYUN OKUTUN.
YANLIZ DÜNYA’DA DEĞİL,
EVRENDE TEK DİN VARDIR.
EVREN TEK DİN SİSTEMİYLE ÇALIŞIR
ALLAH(C.C.)’IN DİN’İ TEKTİR.
DİN EVRENSELDİR. SADECE BİR
GURUBU VEYA TOPLUMU KAPSAMAZ
EVRENDE HER ŞEY DİN KAPSAMININ
İÇİNDEDİR.
ALLAH(C.C.) TEKTİR, RUH TEKTİR,
DİN TEKTİR, AKIL TEKTİR, CAN TEKTİR,
EVREN SİSTEMİ TEKTİR, İBADETLER TEKTİR,
EMİR VE YASAKLAR TEKTİR, İLİM KAYNAĞI
TEKTİR.
ALLAH(C.C.) TEKTİR, ALLAH(C.C.)’TAN BAŞKA
TANRILAR OLMAZ, DİN İÇİNDE DİN OLMAZ,
AKIL İÇİNDE AKIL OLMAZ, CAN İÇİNDE CAN
OLMAZ.
İBADETLER EVREN VE DÜNYA SİSTEMİNİ
AYAKTA TUTAR,
EVREN VE DÜNYA BİZLERE EMENETTİR, İŞTE BU
BİZLERİN İMTİHANIDIR. ÇÜNKÜ BİZLER
ALLAH(C.C.)’IN HALİFESİYİZ.
HAC, ORUÇ(RAMAZAN AYINDA),NAMAZ
İBADETLERİ, BU EVREN SİSTEMİNİN
DÖNGÜLERİNİ BİZLER TARAFINDAN
DEVAMINI SAĞLAYAN EMİRLERDİR.
ALLAH(C.C.)’IN BİZLERE TEBLİĞ ETTİĞİ
EMİRLER, YASAKLAR VE İBADETLER
BİLİMSELDİR.
ALLAH(C.C.)’IN İMTİHAN İÇİN BİZLERE
EMENET ETTİĞİ DÜNYA VE KÂİNAT SİSTEMİNİ
AYAKTA TUTMAK İÇİN İBADET FARZINI
YERİNE GETİRMEK, ALLAH(C.C.)’A OLAN
KULLUK GÖREVİMİZDİR.
ŞUNU HİÇ UNUTMAYALIM Kİ ALLAH(C.C.)’IN
HER ŞEYE GÜCÜ YETER.
Birçok insan gerçeklere değil, ata dinine inanmaktadır ve bunu kendine göre yorumlamaktadır. Oysa yaratıcının bize indirdiği din İslâm’dır, Hz. Adem (a.s.)’dan en son peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) devamlı aynı din tebliğ edilmiştir. Emirler, yasaklar ve ibadetler ilk peygamberden ittibaren aynıdır.
Dini daha iyi anlayabilmemiz için genel anlamı ile şöyle tarif edebiliriz.
İnsanların, canlıların, şuurluların, evrenin içinde bilinen bilinmeyen her şeyin, en küçük âlem atomların, en büyük âlem, gezegenlerin, yıldızların, galeksilerin, bütün evrenin maddi ve manevi Allah(c.c.)’ın emirlerine, yasaklarına ve kanunlarına uyarak yaşamasına, çalışmasına DİN denir.
BİR ZAMANLAR RABBİM MELEKLERE:
“BEN, YERYÜZÜNDE BİR HALİFE
ATAYACAĞIM.”
DEMİŞTİ(Bakara suresi. 30.Ayet)
BİZ, EMENETİ GÖKLER, YERE, DAĞLARA
TEKLİF ETTİK DE ONLAR YÜKLENMEKTEN
KAÇINDILAR, ONDAN ÜRKTÜLER,
İNSAN İSE ÇOK ZALİM VE ÇOK CAHİL
OLDUĞU HALDE ONU YÜKLENDİ.
( Ahzab suresi. ayet 72 )
GÖKLERDE VE YERDE NE VARSA
HEPSİ O’NUNDUR DİN DE DEVAMLI O’NA
AİTTİR.
ÖYLE İKEN SİZ, ALLAH’TAN BAŞKASINAN MI
KORKUYORSUNUZ( Nahl suresi. Ayet 52 )
O, HANGİNİZ DAHA GÜZEL DAVRANACAĞINI
İMTİHAN ETMEK İÇİN
GÖKLERİ VE YERİ ALTI GÜNDE
YARATTI.( Hud. Suresi. 7. Ayet)
ALLAH’IN GÖKLERDE VE YERDE
BULUNANLARI SİZİN EMRİNİZE VERDİĞİNİ
ÜZERİNİZE GİZLİ VE AÇIK NİMETLERİNİ
YAĞDIRDIĞINI GÖRMEDİNİZ Mİ?
(Lokman. suresi. 20. Ayet )
Namaz abdesti, Boy abdesti (gusül) ve Teyemmümün önemi
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.Başlarınızı da meshedip , her iki topuğa kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz, tamamen yıkanın. Eğer hasta veya yolculukta bulunursanız veya biriniz defi hâcet yerinden gelir ya da kadınlara dokunur ya da suya ulaşmaya gücünüz yetmezse, o zaman temiz bir toprağa teyemmüm edin. Niyet edip, o topraktan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah’ın dilediği sizi sıkıntıya koşmak değil; ama O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak istiyor ki, belki şükredersiniz. ( Mâide suresi.Ayet 6.) 85
Namaz kılma emrini yerine getirmek için ilk önce abdest almak mecburdur. Abdestsiz kesinlikle namaz kılınmaz. Abdest almaya tek yönlü bakamayız, bedeni ve manevi olarak çok önemli faydaları vardır. Her namazdan önce abdest almak Allah(c.c.)’ı düşünmek, dünyevi hiçbir şey düşünmemek için aklınız ve bedenimizle hazırlık yapmaktır. Abdest o anı tespitlemektir, bu yüzden hiçbir şey düşünmemek gerekir. Abdest almak için niyet ettiğiniz andan itibaren abdesti alıp, daha sonra yönümüzü Kâbe’ye çevirerek namaz kılmaya niyet ettikten sonra ve namaz kılma ibadetinin sonuna kadar Allah(c.c.)’ı düşünmek gerekir. Abdest yanlızca su ile yıkamak değil, düşüncelerimizi de, aklımızı da Allah(c.c.)’a yöneltmektir.
Hz. Muhammed (s.a.s.) Peygamber’imiz buyuruyor ki:
” Abdest alırken Allah’ın adını anan kimsenin Allah bütün vücudunu temizler. Fakat Allah’ın adını zikretmeden abdest alan kimsenin sadece su dokunan âzaları temizlenir.
Hz. Muhammed (s.a.s.) Peygamber’imiz buyuruyor ki:
” Abdest üzerine abdest almak, nûr üzerine nûrdur”.
Bu hadisler bize müminlerin abdest almaya başladığından Allah(c.c.)’ı düşünmeye başlaması gerektiğini ve her namaz vaktinde abdest almanın faziletlerini bildirmektedir.
Namaz abdestini farz ve sünnetlere uyarak yapmak en doğru olanıdır. Farz olan kısımlar, yüzü yıkamak, elleri ve kolları(dirseklerle birlikte)yıkamak, ayakları topukla beraber yıkamak, yerle olan bağlantımızı sağladığı için yıkanır, başın dörte birini meshetmek ise Kabe’yi secde anında gördüğü içindir. aslında nötürlenir bir bakıma, bilimsel manada topraklama gibi, kötü enerji atmamızı sağlar. Vücuttaki enerjiler dengelenir. Konumuz vücudumuzun enerji dengeleri olduğu için abdestin farzlarını ele aldık.
Abdest sanıldığı gibi sadece bedensel temizlik değildir; öyle olsa idi toprakla teyemmüm manasız hale gelirdi. Demek ki abdest veya teyemmüm hem bedeni, hem manevi olarak nötürlenmek, dünyevi hiçbirşey düşünmemek Allah(c.c.)’ın huzuruna çıkmak için hazırlık yapmaktır.
Teyemmüm:
Suyun temiz olmaması, yeterli su olmaması ya da hiç su olmaması gibi durumlarda teyemmüm yapılır.Ayrıca su başkasının mülkü içinde ise, mülk sahibinin izni olmadıkça su yok hükmündedir, Mülk sahibi izin vermez ise teyemmüm geçerlidir, izin verirse teyemmüm bozulur, abdest alınır. Abdestsiz veya cünup olan kişi su bulamadığı zaman temiz toprak veya toprak cinsinden tuğla, kiremit gibi bir şeyle teyemmüm yapar.
Abdest ve teyemmüm diğer ibadetler gibi çok yönlüdür. Allah(c.c.)’ın emirleri ve yasakları, maddi, manevidir. Abdest de, teyemmüm de aynı şartlara bağlıdır. Burada esas konu vücudumuzdaki enerjiyi dengelemektir. Su veya toprak vücudumuzdaki enerjiyi, yani artı ( + ) ve eksi ( - )yi denge durumuna getirir, niyet etmekle beynimizi nötürleştirir, Allah(c.c.) ile birleniriz. Kelime-i şahadet getirdiğimizde Allah(c.c.)’ın tek olduğunu, Allah(c.c.)’tan başka ilah olmadığını özümsemiş oluruz. Şu anlama gelir: Allah(c.c.)’ın huzurunda art ı- eksi, sıcak – soğuk, varlık – yokluk, açlık – tokluk, gibi çift yönlü kavramlar yoktur. Bu kavramlar sadece bizim yaşadığımız dünya için geçerlidir. Allah(c.c.) huzurunda her şey tektir. Abdest alırken, namaz kılarken ibadetlerimizi yaparken bir şey düşünmediğimiz taktirde, bize izin verdiği ölçüde Allah(c.c.) ile birlenmiş (nötr), Allah(c.c.)’a daha yaklaşmış oluruz.
Su ile vücudumuzu yıkamak veya teyemmüm etmek dış temizlik, artı ( + ) ve eksi (- ) enerjiyi dengelemek, niyet etmek, beynimizi artı (+ ) ve eksi ( – ) dengeleyerek Allah(c.c.) düşünerek nötürleşmektir. Dünyevi hiçbir şey düşünmemek, abdestin başlangıcından namaz kılmanın sonuna kadar Allah(c.c.)’ın huzurunda olduğumuzu unutmamak gerekir. Namaz kılma ibadete hazırlık yapmaktır.
Boy abdesti hakkında biraz bilgi verecek olursak: Vücudumuzu yıkamakla abdesti ayırmamız gerekir, yıkanmak farklı, abdest almak farklıdır. Yıkanırken her şey düşünebilir, vücudumuzun herhengi bir yerini yıkayabilir, temizleyici maddeler kullanabilirsiniz. Fakat boy abdesti (gusül) alırken niyet etmek, nötürleşmek ve sırayla bütün vücudumuzun namaz abdestindeki gibi artı ( + ) ve eksi ( – ) enerjiyi tümden dengelemek gerekir. Boy abdesti (gusül) için yıkamak ile, vücudumuzun maddi temizliği için yıkanmak çok farklıdır. Bedenimizin % 70′ı sudur. Üzerinde bulunduğumuz dünyamızın % 70′i de su olduğunu hatırlatmakta fayda vardır.www.ahmetturk.com.tr