Archive for the ‘Sigara’ Category

Sigarayı Bıraktıktan Sonra Tekrar Başlamamak İçin;

19 Temmuzdan itibaren getirilen, sigara yasağı, sigarayı bırakmak isteyenler için, iyi bir sebep olabilir. Tabi, iş sigarayı bırakmakla bitmiyor. Esas sorun, sigaraya yeniden başlamamak. Peki bunu nasıl yapmak gerekir. Sigaraya, yeniden başlamamak için, püf noktalar;

* Sigarayı neden bıraktığınızı, kendinize hatırlatın.
* Sigara içme isteğiniz çok yoğun ise, daha önce anlatılan yöntemlere başvurun. (Derin nefes almak, su içmek, egzersiz yapmak gibi).
* İçmemeyi başardığınızda, kendinizi ödüllendirin.
Bunlara rağmen, kendinizi engelleyemediniz ve sigarayı içtiniz. Bu durumda ne yapmak gerekir ?
* Hayal kırıklığına kapılmayın
* Kendinizi aşırı suçlamayın
* Başaramadığınızı düşünerek mücadeleden vazgeçmeyin
* Bu durumun nikotin bağımlılığından kaynaklandığını hatırlatın
* İçmemeyi sürdürün.
Unutmayın ki, sigaraya başlamak, nasıl sizin iradenizde oldu ise, sigarayı bırakmak da, sizin iradenizde olan bir şey.

Sigaranın Zararını Azaltan Yiyecekler

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Antioksidanlar; vücutta oluşan serbest radikal isimli toksik etkili maddelerin temizlenmesinde rol alan bileşiklerdir. Kanda antioksidanların düşük olması; yaşlanma sürecini hızlandırdığı gibi şeker, kalp, kanser gibi birçok kronik hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırabilir.

Sigara içenlerde, antioksidan seviyelerinin daha düşük olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda, sigara içenlerin kan beta-karoten, laykopen, gama-tokoferol, lutein, zeaksantin gibi antioksidanlarının daha düşük olduğu belirlenmiştir. Sigara içenlerde, kan C vitamini düzeyleri de daha düşüktür. Başka bir çalışmada, laykopen oranlarının sigara içenlerde içmeyenlere oranla %71–79 daha düşük olduğu belirlenmiştir.

Sigara içmek; vücutta sağlıklı yağların ve B vitaminlerinin yıkımını hızlandırır. Özellikle saç ve tırnak sağlığında önemli yeri olan biyotinin vücutta kullanımını azaltır. Sigara içenlerin vücutlarındaki biyotin kullanımı, içmeyenlere nazaran %30 daha azdır.

Folik asit, DNA onarımında büyük role sahiptir. Ağızda folik asit seviyesindeki azalış, ağızda doku kanseri riskini arttırabilir. Yapılan bir çalışmada, sigara içenlerin içmeyenlere oranla ağız dokusundaki folik asit seviyesinin %50 oranında daha az olduğu saptanmıştır.

Sigara içmek, fagosit adı verilen bağışıklık sistemi hücrelerini arttırır. Bu durum, akciğerlerin zorlanmasına yol açabilecek bir durumdur. Ayrıca sigara içenlerin kırmızı kan hücreleri çabuk bozulmaya daha yatkındır.

Bilmeniz gerekenler

  • Vücudumuzda her gün birçok zararlı madde üretilir. Sigara içmek, bu maddelerin aşırı miktarda üretilmesine neden olabilir. Serbest radikal adını verdiğimiz bu maddelerin birçok hastalık ile yakından ilişkisi vardır.
  • Antioksidanlar, vücudumuzda serbest radikaller ile çarpışıp onları yok eden savaşçılardır. Antioksidanların yokluğunda veya azlığında, kronik hastalıkların ortaya çıkışı kolaylaşır, ayrıca yaşam kalitesi düşer.
  • Laykopenin özellikle prostat, akciğer ve kalp sağlığı açısından önemi olduğu bilinmektedir. Kan laykopen düzeyleri düşük olanların prostat kanserine ve kalp hastalıklarına yakalanması kolaylaşabilir.
  • Lutein, göz fonksiyonları açısından önemlidir. Yeterli lutein seviyelerinin göz sağlığını koruduğu bilinmektedir.
  • C vitamini; bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasında, doku sentezinde, kılcal damarların sağlığında, bazı hormonların sentezinde ve demir mineralinin emilmesinde önemli rolleri vardır.

Öneriler

  • Günde 5–9 porsiyon taze sebze ve meyve tüketin… Taze meyve ve sebzeler, C vitamininin ve antioksidanların zengin kaynaklarıdır.
  • Meyve-sebzeleriniz rengârenk olsun… Sadece tek çeşit meyve ve sebze tüketmeyin. Meyveler ve sebzeler renklerine göre farklı yapıda antioksidanlar içerir. Bu nedenle sofranızdan turuncu, kırmızı, mor eksik olmasın.
  • Küçük taneli meyvelerden vazgeçmeyin… Kiraz, böğürtlen, yaban mersini, mor üzüm gibi meyveler antioksidanlar açısından çok zengindir. Bu nedenle ister kuru ister taze beslenmenizde yer vermeye özen gösterin.
  • Tam tahıllı ürünleri tercih edin, kuru baklagil tüketin… Beyaz ekmek, beyaz pirinç yerine tam tahıllı olanları tercih etmeniz, daha çok B vitamini almanızı sağlar. Ayrıca kurubaklagiller de B vitamini açısından zengindir, haftada 2–3 kez tüketmeye özen gösterin.
  • Haftada en az 2 gün yumurta tüketin… Biyotin, neredeyse her besinde bulunmakla birlikte en zengin kaynağı yumurta sarısıdır. Yumurtanın beyazının tam pişmemiş olması biyotinin vücudunuzda kullanılmasını engeller. Bu nedenle yumurtanın tam piştiğinden emin olmalısınız.
  • Beslenmenizde folik asite yer açın… Folik asidin en zengin besinsel kaynakları; kuru baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve fındık, fıstık gibi yağlı tohumlardır.

7 Günde Sigarayı Bırakma Programı

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Kendinizi 7 günlük programa hazırlayabilmeniz için aşağıdaki önerileri uygulayın:

    En çok ihtiyacınız olan şey içtiğiniz sigaraların adedi yazan bir listedir. Bu isteyi sigara paketinizin üzerine sağlamca yapıştırın. Her gün bu tip bir listeye ihtiyacınız olacak. Bu nedenle listenizi fotokopi ile çoğaltın ve yanınızda hazır bulundurun.

  • Spor, sigaranın yerini tutabilecek en iyi şeydir. Spordan sonraki tatlı yorgunlukiçindeki bir bedenle sigara içmek hiç de çekici gelmeyecektir. Bu nedenle içinizde step dansı ya da yoga öğrenmek, tenis oynamak veya koşmak için bir arzu duymuşsanız, şimdi bunu gerçekleştirmenin tam sırasıdır. Eğer bu etkinliklere sigarayı bırakmanın birinci günü başlarsanız çok daha iyi olur. Kendinize bir cimnastik kitabı alıp içindekileri evinizde kendi başınıza da uygulayabilirisiniz.
  • Sigarayı bırakma gününden önceki gün içebildiğiniz kadar çok sigara içmek de yararlı olur. Birinci günden önceki gün üç paket ya da içebildiğiniz kadar fazla sigara için. Sigaranın yaratabileceği en berbat duruma düşün; yoğun duman içinde bir oda, acıyan bir boğaz, ağızda leş gibi nikotin tadı ve kıpkırmızı gözler.
  • Sigarayı bırakmayı bir işkence gibi görmeyin. Sigara içmeyi biraktığınız ilk günler bir parça rahatsızlık duyabilirsiniz. Örneğin ciğerler temizlenmeye başladığı için birkaç gün öksürük şiddeti ve balgam artabilir. Eğer bu şikayetler sizi endişelendiriyor ise doktorunuza danışıp ayrıntılı bilgi alın.
  • 1.GÜN

    1. Sigarayı bırakmanızın temel nedenlerini bir liste halinde yazın. Bu listeyi gözünüze çarpacak heryere asın; banyo aynasına, buzdolabına veya televizyonun üstüne. Bir kopyasını da yanınızda taşıyıp iradenizin zayıfladığını hissettiğinizde cebinizden çıkarıp tekrar okuyun.
    2. Bütün sigara paketlerinizi atın.
    3. Yalnızca bir paket ve en sevmediğiniz sigarayı alın. Böylece sigaranıza zahmetsizce ulaşamayacak ve içtiğinizde beklediğiniz zevki alamayacaksınız. Normalde içtiğinizden daha düşük nikotin ve katran içeren bir markayı seçmeniz vücudunuzun nikotinsiz günlere daha kolay adapte olmasını sağlar.
    4. İçtiğiniz sigara miktarını gösteren listeyi paketinizin üzerine yapıştırın. İçtiğiniz her sigarayı yakmadan önce kaydetmeyi ve numaralandırmayı unutmayın. Böylece kısa süre sonra günde ne kadar sigara içtiğiniz konusunda bir fikriniz olacaktır. “1″ numaralı sigara, onu içmeden yapamayacağınız sigara, “2″ numaralı sigara çok istediğiniz ancak birinci kadar dayanılmaz olmayan ve “3″ numaralı sigara onu içmeden de yaşayabileceğiniz sigaradır. Sigaranın yanına zamanı ve onu içerken içinde bulunduğunuz durumu da yazın. Örneğin otobüs ya da önemli bir telefon beklerken veya sıkıntılı ve endişeli olduğunuz bir zaman gibi. Canınız her sigara içmek istediğinde, bu liste doldurma işini eksiksiz yapmayı ihmal etmeyin. Kül tablalarınızı temizlemeyin. Kül tablanızın bir süre sonra ağzına kadar dolduğunda ortaya çıkan iğrenç tabloyu gözlerinizle görün.

    2.GÜN

    1. Bugün “3″ nolu sigarayı içmeyeceksiniz ve kendinizi numaralandırma hataları yaparak kandırmayacaksınız.
    2. Sigara, tiryakinin ağzını meşgul eder. Bunun bir başka yolu da şekersiz sakız çiğnemektir. Yanınızda her zaman sakız bulundurun. Bunun yerine şekerleme ve meyva suyu da yiyip içebilirsiniz. Birçok kişi kilo almaktan korktuğu için sigarayı bırakmadığını söylemektedir. Eğer planlı ve dengeli yerseniz şişmanlamazsınız. Sigara yakma alışkanlığınız varsa yemeğiniz bittiği an da sofradan kalkın ve 5 dakikalık kısa bir yürüyüşe çıkın. Duman yerine ciğerlerinize dolan temiz hava yemeğin tadını daha iyi çıkarmanıza yardımcı olacaktır.

    3.GÜN

    1. “3″ numaralı sigaraları içmemek çok da kötü bir işkence sayılmazmış. Bugün belki “2″ numarayı bile içmeyebilirsiniz. İçtiğiniz sigaraları listenize kaydetmeyi unutmayın. Her sigaradan önce kendinize “bu sigarayı gerçekten istiyor muyum? ” sorusunu sorun.
    2. Sigara içmek yerine derin nefes alıp verme egzersizi yapmayı deneyin. Rahatlayın iki ya da üç kez derin nefes alıp verin. Kendinizi gerçekten daha iyi hissedeceksiniz. Bu egzersiz, sigara içmeme kararınızı destekleyecektir.
    3. Sigara içmeden durabileceğiniz belli bir süre belirleyin. Örneğin günün en fazla sigara içtiğiniz döneminde sigara içmeden en fazla ne kadar dayanabileceğinizi ölçün. Günün ilk sigarasını içmeyi mümkün olduğu kadar geciktirin. Eğer çok tiryaki iseniz en az bir saat, ortalama sigara içen biriyseniz iki saat ve az sigara içen biri iseniz yarım gün sigara içmemeyi deneyin. Unutmayın ki otobüs ya da tiyatro gibi sigara içmenin yasak olduğu yerlerde kendinize hakim olabiliyorsunuz.
    4. Sigara markanızı değiştirme zamanı geldi. Artık daha düşük katran ve nikotin içeren bir sigara alıp tütünün vücudunuza verdiği zararı daha da azaltabilirsiniz.

    4.GÜN

    1. Bugün “2″ numaralı sigarayı bırakıyorsunuz. Gerçekçi olun. Yalnızca gerçekten ihtiyacınız olan “1″ numaralı sigarayı gerçekten ihtiyacınız olduğu bir anda için.
    2. Şimdi biraz rahatlıyoruz. Gidip gerçekten sevdiğiniz ne varsa yiyin. Paranızı biftek, ananas, karides gibi şeylere harcayın. Özellikle çok sevdiğiniz bir yiyeceği bol bol yiyin. Ama kilo probleminiz varsa tatlı konusunda biraz dikkatli olun.
    3. Genellikle sigara içtiğiniz bir ortam seçin. Bir kokteyl ya da sigara dumanına boğulmuş bir toplantı odası ve bu ortamda bulunduğunuz süre içinde hiç sigara içmeyin. Eğer kendi sınırlarınızı kendiniz belirlerseniz, bunlara uymak o kadar da zor olmaz.
    4. Çakmak ve kibritlerinizi atın. Sigaranızı yakmak için ateş aranmanız, size ne yapmak üzere olduğunuzu ve kaç sigara içtiğinizi düşünmek için kolaylık sağlayacaktır.

    5.GÜN

    1. Artık sigara almayın. İçtiğiniz sigara listesini yanınızda taşıyın ve kaydetmeye devam edin. Bugün sadece “1″ numaralı sigarayı içeceksiniz unutmayın.
    2. Bugün arkadaşlarınıza sigarayı bıraktığınızı söyleyin. Onlardan özellikle de içmeyenlerden büyük destek göreceksiniz. Kararınızı tanıdıklarınıza açmanız bu kararı daha da kesinleştirir.
    3. Kül tablalarınızı dökmemenizi istemiştik. Şimdi onları kullanmanızın zamanı geldi. Bütün kültablalarınızdaki kül ve izmaritleri bir kavanoza doldurup üstüne biraz su ekleyin. Bu kavanozu sürekli elinizin altında bulundurun ve canınız sigara içmek istediğinde kapağını açıp biraz koklayın. Canınız hala sigara içmek istiyor mu?
    4. Bu akşam kül tablalarınızı yıkayıp dolabın üst raflarına kaldırın. Yarın hiç sigara içmeyeceğiniz için onlara hiç ihtiyacınız olmayacak.

    6.GÜN

    1. 24 saat hiç sigara içmeyin.
    2. Sigara içmenin yasak olduğu yerlere gidin. Müzeleri ya da sigara içmeyen arkadaşlarınızı ziyaret edin, sinemaya gidin, üst üste film seyredin.
    3. Alkollü içeceklerden uzak durun. Alkol ve sigara birlikte iyi gider. Alkol ayrıca iradenizi ve direncinizi de zayıflatır.

    7.GÜN

    1. 24 saat daha sigara içmeyin.
    2. Bu hafta içmediğiniz sigaralardan kalan parayla kendi kendinize özel bir tasarruf hesabı açın. Bir yıl boyunca her hafta bu hesaba aynı miktarda para yatırın. Yıl sonunda tahmin edeceğinizden çok daha fazla para birikmiş olduğunu göreceksiniz. Bu parayla çok isteyipte alamadığınız bir şey alın.
    3. Sigarayı bırakmaya bağlı depresyon ya da fiziksel semptomlar hissederseniz doktorunuza başvurup yardım isteyin.
    4. İnsan olduğunuzu unutmayın. İradeniz kırılıp bir sigara içerseniz hemen umutsuzluğa kapılmayın. Sigarayı bırakma nedenlerinizi tekrar okuyun ve yeni nedenler varsa ekleyin. Sizin üzerinizde en etkili olan tekniği deneyimlerinizle bulacaksınız. Bulduğunuz teknikleri uygulamaya devam edin. Zorlanmadığınızı hissettiğiniz günün programına geri dönün. Devam edin. Bırakabilirsiniz ve bırakacaksınız.

    ZAFER GÜNÜ

    Artık siz de sigara içmeyenlerdensiniz. Neden bir parti verip bunu kutlamıyorsunuz? Size, sigarayı bırakmanız konusunda destek veren tüm dostlarınızı çağırıp, bunu birlikte kutlayın.

    Böbrek ve Sigara

    Hazırlayan : Prof.Dr. Tevfik ECDER
    İstanbul Üniv. Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Nefroloji Bilim Dalı

    Sigaranın insan sağlığına ne derece zararlı olduğu iyi bilinen bir konudur. Sigaranın karsinojenik özelliklerine ek olarak, ön planda kardiyovasküler sistem ve solunum sistemi üzerine zararlı etkileri vardır. Bu sistemler üzerine olan olumsuz etkileri sonucunda kalp ve damar hastalıklarına, kronik obstrüktif akciğer hastalıklarına ve akciğer karsinomlarına yol açabileceği gösterilmiştir. Sigaranın üriner sistem üzerine de .karsinojenik etkileri vardır. Sigaranın böbrek, böbrek pelvisi, üreter ve mesane karsinomu gelişmesini kolaylaştırıcı etkisi uzun yıllardan beri bilinmektedir. Bunların dışında, son yıllarda, sigaranın böbrek fonksiyonları üzerine olumsuz etkilerinin olduğu ve böbrek hastalarında böbrek yetersizliği gelişmesini hızlandırabileceği anlaşılmıştır.

    Sigaranın Böbrek Üzerine Olan Etkileri
    Sigara içilmesi, normal kişilerde bile böbrek üzerinde akut ve kronik değişikliklerin oluşmasına yol açar. Sigara, sempatik sinir sistemini aktive ederek kan basıncında artışa ve taşikardiye neden olur. Bunun sonucunda koroner dolaşım gibi belirli bölgelerde vazokonstriksiyon oluşabilir. Ritz ve ark. tarafından yapılan bir çalışmaya göre, sigara içilmesinin plazma adrenalin konsantrasyonunu, kan basıncını ve nabız dakika sayısını belirgin derecede artırdığı bildirilmiştir. Aynı çalışmada, sigara içilmesi ile renovasküler direncin % 1 i oranında arttığı, glomerüler filtrasyon hızının % 15 oranında azaldığı ve filtrasyon fraksiyonunun %18 oranında arttığı görülmüştür. Sigaranın kardiyovasküler sisteme olan bu akut etkileri muhtemelen nikotine bağlıdır çünkü nikotin çiğnenmesi ile de benzer bulgular gelişebilir

    Gambaro ve ark. sigara içenlerde renal plazma akımının içmeyenlere göre daha düşük olduğunu bulmuştur. Ayrıca bu kişilerde plazma endotelin konsantrasyonunda artış saptanmıştır. Yapılan bir başka çalışmada, hipertansiyonu ve diabetes mellirosu olmayan kişilerde bile, sigara içimi ile mikroalbuminüri arasında bir ilişki bulunmuştur. Diabetik olmayan 7476 kişide yapılan kesitsel bir sayısı ile korelasyon gösterdiği saptanmıştır. Sigara içilmesinin yol açtığı hiperfiltrasyon ve proteinüri uzun dönemde glomerüler hasar ile sonuçlanabilir. Diabetik olmayan ve 64 yaşın üzerindeki 4142 kişi üzerinde yapılan retrospektif bir araştırmada içilen sigara sayısı ile serum kreatinin düzeyi arasında bir paralellik bulunmuştur.

    Sigaranın Hipertansiyonu Olan Hastalarda Böbrek Üzerine Olan Olumsuz Etkileri
    Sigara içilmesi, hipertansif hastalarda kan basıncının kontrol altına alınmasını güçleştirir. Ayrıca, sigara içilmesi hipertansif hastalarda hedef organ hasarı riskini artırr. Esansiyel hipertansiyonu olan ve sigara içen hastalarda, sigara içmeyen hipertansiflere göre mikroalbuminüri prevalansı yaklaşık 2 kat daha fazladır. Sol ventrikül hipertrofisi olan hipertansif hastalarda yapılan bir başka çalışmada, günde 20 taneden fazla sigara içen hastalarda mikroalbuminüri prevalansının, hiç içmeyenlere göre 1.6 kat daha fazla, makro albuminüri prevalansının ise 3.7 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir . Hipertansiyonu olan 51 hasta üzerinde yapılan prospektif bir çalışmada kan basıncının kontrol altına alınması durumunda bile sigara içilmesinin böbrek yetersizliği gelişmesinde en güçlü belirleyici faktör olduğu anlaşılmıştır .

    Sigaranın Böbrek Hastalarındaki Olumsuz Etkileri
    Sigara içilmesinin böbrek hastalarındaki olumsuz etkilerini gösteren ilk çalışmalar tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda yapılmıştır . Sigara içen tip 1 diabetik hastalarda, nefropati gelişme riskinin, sigara içmeyenlere göre daha fazla olduğu bu çalışmalarda anlaşılmıştır. Sigara içilmesi, tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda mikroalbuminüri gelişme riskini anlamlı derecede artmr . Aynca, mikroalbuminüri döneminden belirgin nefropati dönemine geçişi hızlandmr . Biesenbach ve ark. hem tip 1, hem de tip 2 diabetes mellituslu hastalardan sigara içenlerde kreatinin klirensindeki azalmanın, içmeyenlere göre daha fazla azalma olduğunu saptamışlardır.

    Sawicki ve ark. ‘nın yaptığı bir araştırmada, kan şekeri ve kan basıncının iyi kontrol altına alındığı tip 1 diabetes mellitusu olan hastalardan sigarayı bırakanlarda glomerüler filtrasyon hızındaki azalma hızının, içmeye devam edenlere göre belirgin olarak yavaşladığı bildirilmiştir. Bu bulgu, hastaların diabetik nefropati geliştikten sonra bile sigarayı bırakma ile yarar görebileceğini göstermesi açısından önemlidir.

    Sigara içilmesinin diabetik nefropati dışındaki diğer böbrek hastalıklarında da olumsuz etkilerinin olduğu bilinmektedir. Büyük bir epidemiyolojik çalışma olan MRFIT (Multiple Risk Factor Intervention ,Trial) çalışmasında, sigara içenlerde son dönem böbrek yetersizliği riskinin, içmeyenıere göre daha fazla olduğu görülmüştür. Sigara içilmesinin böbrek yetersizliği gelişme riskini artıncı etkisi kronik glomerulonefrit, polikistik böbrek hastalığı ve lupus nefriti gibi diğer kronik böbrek hastalıklarında da gösterilmiştir. Ayrıca, sigara içilmesi, renal arter ve dallarında aterosklerozu kolaylaştırarak renal arter stenozu ve iskemik nefropati gelişmesini hızlandırabilir.

    Son dönem böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisine başlanan hastalarda da sigaranın bıraktırılması için gayret edilmelidir. En sık ölüm nedeninin kardiyovasküler hastalıklar olduğu diyaliz hastalarında sigara içilmesi morbidite ve mortaliteyi ciddi derecede artırabilir. Sigara içilmesinin böbrek transplantlı hastalarda da böbrek üzerine olumsuz etkileri vardır. Böbrek transplantlı 645 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada sigara içilmesinin graft prognozunu olumsuz yönde etkilediği görülmüştür . Ayrıca, sigara içilmesi, böbrek transplantlı hastalardaki sık morbidite ve mortalite nedeni olan kardiyovasküler hastalık riskini de artırır.

    Sonuç
    Sigaranın, solunum sistemi ve kardiyovasküler sistem üzerine olan olumsuz etkileri dışında, böbrek fonksiyonları üzerine de zararlı etkileri vardır. Sigara içilmesi, kronik böbrek hastalarında böbrek yetersizliği gelişmesi hızlandırır. Ayrıca, bu hastalardaki en sık morbidite ve mortalite nedeni olan kardiyovasküler hastalıkların oluşma riskini artırır. Bu nedenle, sigaranın bırakılması konusunda hekimlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Hekimler, her hastada sigara içimini sorgulamalı ve sigaranın olumsuz etkileri konusunda hastalan eğitmelidir.

    Ülkemizde Sigara

    Hazırlayan:Dr. Mustafa Çetiner

    “Kolomb, Amerika’yı keşiften döndükten soma Sevilla ve Barselona’nın kalabalık caddelerinden bir tören havasında geçerken beraberinde getirdiği tuhaf ve paha biçilmez pek çok şeyi, o ana kadar hiç tanınmayan bir ırkın kırmızı derili insanların, hiç görülmemiş hayvanları, çığlıklar atan rengarenk papağanları, hantal ve ağır yürüyen tapirleri ve kısa bir süre soma Avrupa’yı kendilerine vatan edinecek olan bitkileri ve meyveleri, Hint buğdayını, tütün ve Hindistan cevizini halka gösteriyordu”. Kristof Kolomb’un 15 yy sonunda Avrupa’ya tanıttığı denizcilerin kolayca alıştığı tütün tüm dünyaya hızla yayıldı ve “sanki kanayan Amerika topraklan, kutsal tütün bitkisi aracılığı ile ilkel sahiplerinin öcünü aldılar”. Gerçekten de, gelişmiş batı toplumlarında erkeklerde görülen kanserlerin %40-45%’i, tüm nüfusta izlenen kanserlerin ise %30′u sigaraya bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin %80-90′ı, kronik akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin %75-90′ı ve koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin ise %25-30′u sigara ile ilişkilidir. Bin dokuz yüz doksanlı yıllarda dünyada sigaraya bağlı bildirilen ölümlerin toplamı üç milyon/yıl olup bu sayının 2020 yılında on milyona ulaşacağı öngörülmektedir.

    Ülkemizde durum ise dehşet vericidir. Yapılan çalışmalar, 15 yaş üstü erkeklerin %62.8, kadınların %24.3 ve tüm nüfusun ise %43.6′sının sigara kullandığını ortaya koymaktadır. Türk Kalp çalışması sonuçlan bu oranın erkeklerde %53.3 ve kadınlarda ise %19.3 olduğunu göstermektedir (Mahley  R ve ark ‘Turkish Heart Study Journal of Lipit Research, Cilt 36, sayı 4, 1995). İlginç olan sigara içme oranlarının gerçekte sosyal bir model olma sorumluluğu taşıyan hekimler ve öğretmenler arasında çok yüksek olmasıdır. Erkek hekimlerin %54.9 ve bayan hekimlerin %39.5′i sigara içicisidir. Erkek öğretmenlerde sigara içme oranı %62.4, bayan öğretmenlerde ise %33.8 bulunmuştur. Oranların ülkemiz ortalamasının üstünde olması ibret vericidir. PİAR’ın 1988 yılında yaptığı çalışmaların sonuçlan da şaşırtıcıdır. Batı toplumlarının tersine sigara içme sıklığı ülkemizde eğitim düzeyi ile paralel olarak artmaktadır. Okula gitmeyenlerde sigara içme gram %26, ilkokul mezunlarında %47, ortaokul mezunlarında %52, lise mezunlarında %45 ve üniversite mezunlarında %59 ‘dur. Yaşanan dehşet bununla da kalmıyor. Yine PİAR’ın 1988 yılında yaptığı çalışma sonuçlan dikkate alındığında ülkemizde sigaraya içicilerinin %20′si 11-14 yaşlan arasında, tüm içicilerin ise %83 ‘ü 21 yaşından küçük bir yaşta sigaraya başlamaktadır. İlk öğretim sekizinci sınıf öğrencilerinde yapılan bölgesel bir çalışmada erkek öğrencilerin %11.5i ve kız öğrencilerin ise %1.9%’unun sigara içiyor olduğu gösterilmiştir.

    Ülkemizde kişi başına düşen sigara tüketimi, .”1979 yılında 1837.adet/yıl (4.7 adet/gün) iken bu oran 1984 yılında 2696 adet/yıl (7.6 adet/gün) değerine yükselmiştir. Üzücü olan nokta, tüm dünyada sigara kullanım hızı belirgin biçimde azalırken ve sigaraya karşı büyük bir savaş verilirken ülkemizde hemen pek az şey yapılıyor olması ve tüm çabaların sadece gönüllü dernekler ve sivil toplum örgütleri aracılığı ile yürütülüyor olmasıdır.

    Ülkemizde içiciliğin yaygınlığı elbette ki sadece içen kişilere zarar vermemektedir. Eşi sigara içen kadınlarda kanser riskinin arttığı ve tüm akciğer kanserlerinin %20-30′unun çevresel sigara dumanından kaynaklandığı iddia edilmektedir. Aşırı sigara dumanı ile temasta olan kişilerin kalp damar hastalığına yakalanma riski %30-50 oranında artabilmektedir. ABD ‘de, istemsiz sigara içme sonucu her yıl 37.000′i kalp hastalığı, 3700′ü akciğer kanseri ve 12.000′i diğer nedenler olmak üzere yaklaşık 53.000 kişinin yaşamını kaybettiği kaydedilmektedir.

    Sigaranın elbette bir de ekonomik zarar boyutu var. Günde ortalama bir paket sigara içen birinin yıllık sigara masrafının 700 milyonun üstünde olduğunu da unutmamak gerekir. Söz konusu rakam, asgari ücretin aylık 200 Milyon sınırında olduğu bir ülkede hiç de küçümsenecek gibi değildir.

    Unutulmamalıdır, sigara içen her iki kişiden biri sigaraya bağlı bir nedenden ölmektedir. Bu risk göze alınabilir bir risk değildir.