Archive for the ‘Spor ve Sağlık’ Category

Hamilelerde Cilt Problemi

Hamilelik döneminde çoğu bayan kilo alımından ve bazı problemlerinden dolayı zaman zaman kendisini güzel hissedemez. Bu problemlerin başında da hamilelik döneminde oluşan çatlaklar, cilt lekelenmeleri, sivilceler gelir. Peki, bu dönemde oluşan problemler kalıcı mıdır ve nasıl önlem almak gerekir? Güzellik Uzmanı Nebile Bişkin hamilelik döneminde cildinizde oluşan değişiklikleri ve çözüm yollarını sizin için anlatıyor…

Hamilelik sürecinin başlamasıyla ortalama kırk haftalık bir süreç başlar. Bu süreç kadının fiziksel ve ruhsal yönden birçok değişime açık olduğu süreçtir. Hamilelikte ortaya çıkan olumsuzlukların temelinde vücudun ciddi bir değişime girdiği ve bunların hormonların etkisiyle oluştuğu unutulmamalıdır. Gebelik süreci başlamadan önce anne adayının oluşabilecek fiziksel ve ruhsal değişimlerin kaçınılmaz olduğu konusunda bilinçlenmesi ve bilgilenmesi gereklidir.

Kişinin yaşadığı ortam, anneliğe hazır olduğunu hissetmesi son derece önemlidir. Her anne adayında farklı cilt değişiklikleri görülmektedir. Bazı anne adaylarında hiçbir cilt sorunu yaşanmazken, bazılarında karın ve kol bölgelerinde derin çatlaklar oluşabilmekte, önlenemez kaşıntılar, cilt kuruluğu, halk dilinde “gebelik maskesi” denilen özellikle şakaklarda ve alın bölgesinde, yüzde yoğun bir şekilde lekelenmeler olabilmektedir.

Hamilelik döneminde vücudun farklı bölgelerinde örneğin; meme uçlarında, genital bölgede, koltuk altında, benlerde, karın bölgesindeki çizgide renk koyulaşması oldukça çok görülmektedir. Ayrıca, bacaklarda şişme varis sorunu olan anne adaylarında bu dönemde varislerin, kılcal damarların daha da çoğaldığını görmek mümkündür.

Ciltteki değişiklikler
Cildimizde oluşan lekelenmeler, çoğu zaman doğum sonrasında doğal olarak kendiliğinden kaybolurken, bazen de yüzde, vücutta kalıcı lekeler görülmektedir. Lekelenmelerin nedeni, melanin hücrelerinin çoğalması sonucu piğmentasyon oluşumudur. Anne adayı güneş ışınlarına karşı son derece dikkatli olmalıdır. Kış aylarında bile özellikle yüz bölgesi için güneş koruyucu kullanmalıdır. Yaz aylarında da hem sağlıkları hem de cilt lekelerinden korunmak için direkt olarak Güneş’in altında kalmamalıdır. Yüksek faktörlü, güvenilir güneş kremlerini tercih etmelidirler.

Aynı zamanda anne adayları ciltlerinin güzellikleri için bol sıvı tüketilmeli ve cildi temiz tutmalıdır. Bu dönemde hassas olan cilde gül suyu tonik olarak kullanılabilir. Hamilelik döneminde cilt temizliği için mümkün olduğunca alkol oranı düşük tonikler tercih edilmelidir. Ciltte yoğun yağlanma söz konusu değil ise, cilt tipine uygun nemlendirici krem kullanılmalıdır.

Her dönemde olduğu gibi hamilelikte de cildin nem dengesinin korunması son derece önemlidir. Dış etkilere karşı koruma amaçlı ürünler tercih edilerek cilt desteklenmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; her ciltte farklı sorunlar görüldüğüdür. Bazı hamilelerin cildinde lekeler meydana gelirken, bazı ciltlerde ise aşırı sivilcelenmeler görülmektedir. Yani kulaktan dolma bilgilerle, başkalarının problemlerine iyi gelen ürünleri tercih etmemelisiniz. Yapacağınız en doğru hareket bir uzmana danışıp kendi cildinize ve probleminize uygun ürünü kullanmak olacaktır.

Hamilelikte elektrikle çalışan aletlerle cilt bakımı yaptırmayın!
Profesyonel uygulanan cilt bakımlarında anne adayı olduğunuzu mutlaka belirtmelisiniz. Elektrik akımıyla çalışan aletlerle ne amaçla olursa olsun cilt bakımı yaptırılmamalısınız. Yoğun bakımlardan gebelik sürecinde uzak durulmalısınız. Aynı zamanda bu dönemde; herhangi bir vücut bakım, zayıflama amaçlı cihazlara girilmemeli, el masajı, karın bölgesine uygulanmamalı, uçucu yağlarla uygulanan aromaterapi uygulamalarından sakınmak gereklidir.

“Aromaterapi”, koku molekülleriyle tedavi etmek anlamına gelmektedir. Aromaterapi, insan bedeninde görülen zihinsel, ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkların uçucu yağlarla tedavi edilmesidir. İnsanların hayatını hormonlar düzenliyorsa, bitkilerin hayatını da uçucu yağlar düzenlemektedir. Bu uçucu yağlar; bitki organlarında çok küçük damlacıklar halinde bulunan çok özel maddelerdir.

Özellikle karın bölgesinde oluşabilecek çatlaklar için akşam yatmadan önce kakao yağı, sabah kalkınca badem yağı sürülmesi oldukça güzel sonuçlar vermektedir. Bu uygulamaya ne kadar erken başlarsanız sonuç o kadar olumlu olacaktır. Bu yüzden anne adaylarına hamile olduklarını öğrenir öğrenmez bu yağları uygulamaları önerilmektedir.

Hem bebeğinizin hem cildinizin sağlığı için suyun önemi

Her dönemde cilt güzelliği için bol su tüketmek önerilir. Su cildin arınmasını sağlar. Hamilelik döneminde ise bol miktarda su tüketimi de asla ihmal edilmemelidir. Hayatımızın olmazsa olmazlarından olan suyun önemi unutulmamalıdır.

Bol su tüketimi cildin nemini ve elastikiyetini koruyarak kurumasını, çatlak oluşumunu azaltmaktadır. Her anne adayında farklı boyutlarda sorunlar ortaya çıkmaktadır. Birçok kez anne olduğu halde vücudunda çatlağa rastlanmayan anne olduğu gibi, henüz ilk defa anne olan bir kişide yoğun çatlaklar görülebilir. Burada genetik özelliklerinde önemli olduğunu göz ardı etmemek gerekmektedir.

Doğumdan sonra çatlaklardan nasıl kurtulurum?
Gebelik döneminin sona ermesiyle bütün sorunlar ortadan kalkabilir. Bazı annelerde de oluşan çatlakların hamilelik döneminde kırmızı görünen çatlaklar doğumdan kısa bir süre sonra açık sarı bir renk alırlar ve kalıcı olurlar. Bu tür sıkıntıları olan annelerin doğumdan en az altı ay sonra bu sorunlardan kurtulma amaçlı uygulamalara başlamalıdır. Bu uygulamalarla; oluşan derin çatlakların görüntüsü tamamen yok edilmesi söz konusu olmayabilir fakat görüntü hafifletilebilir.

Hamilelik lekeleri
Lekelerin yok edilmesi kullanılan uygulamalar, çok daha başarılı sonuçlar vermektedir. Ülkemizde güzellik salonlarında kullanılan, leke bakım ürünleriyle son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır. Burada anne adayının gebelik süresince ve sonrası bakımını düzenli ve dikkatli uygulamalar yaptırması önem kazanmaktadır.

Vücudumuzda normal zamanda oluşan benlerin büyüyerek koyu renk bir görüntü oluşturması normal zamanlarda kanser belirtisi olarak düşünülür. Hamilelik durumunda böyle düşünülmez ancak, benlerde anormal büyüme ve renk koyulaşması görüldüğünde uzman bir doktor tarafından kontrol edilmesinde fayda vardır. Ciltte çatlak oluşan bölgelerde kaşıntı olması son derece normaldir. Fakat bazen bu kaşıntıların sebepleri farklı nedenler olabilir. Böyle bir durumda doktor kontrolü gerekebilir. Sizi aşırı derecede rahatsız eden bir kaşıntı olduğunda doktorunuza danışmanız önerilmektedir.

Bitkisel ürünlere dikkat!
Günümüzde insanlar birçok problemin çözümü için artık doğal bitkisel yöntemler tercih etmektedir. Bir anlamda tozlu raflardan indirilmiş bitkisel tedavi yöntemleri hızla gün ışığına çıkarılmakta, diğer bir değişle geriye dönüş hız kazanmaya başlamıştır. Gebelik esnasında kullanılan bitkiler önemlidir. Birçok bitkisel ürün kullanımı gebelikte güvenli olmasına karşın, bazı bitkiler problemlere yol açabilir. Bu sebeple hamilelik döneminizde bitkisel ürünlerin tüketiminde de çok dikkatli olmak gereklidir. Tanımadığınız, bilgi sahibi olmadığınız ürünlerden uzak durmanız gerekir. Bazı bitkisel ürünler hamilelikte kullanıldığı takdirde sakıncalı durumlara yol açabilmektedir. Hatta ishal, bulantı, kusma, tansiyon gibi şikayetlere sebep olacak bitkisel droglar kontrollü ve ölçülü kullanılmalıdır. Bitkisel ürünler; normal zamanda da, hamilelik döneminizde de çok daha dikkatli tüketilmelidir. Neye faydalı olduğunu ya da zararlarını bilmeden bitkisel ürünler kullanılmaması tavsiye edilir.

Sağlıklı bir anne demek, sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek demektir. Kaliteli bir hamilelik süreci geçirmek de bebeğinizin sağlığıyla yakından ilişkilidir. Doğanın kadınlara verdiği en büyük özelliklerden birisi doğurganlıktır. Hamilelik döneminizde de cildinizde olan problemleri kafanıza takmamanız öncelikli öneridir. Unutmayın, bu problemlerin çoğu geçicidir. Önemli olan dengeli ve düzenli beslenmeniz, kendinizi bu süreçte mutlu hissetmenizdir. Cilt problemleriniz çok yoğun ve sizi rahatsız edici olursa, öncelikle doğum doktorunuza danışmalısınız. O size gereken önlemleri almanız için tavsiyelerde bulunacaktır. Daha sonra da sizi konusunda uzman bir dermatologa yönlendirecektir.

Spor ve Kanser

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Hazırlayan: Yrd. Doç.Dr. Hakan Yaman
Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Spor Hekimliği AD, Isparta

Bedensel etkinliğin birçok hastalığın (özellikle kalp damar hastalığının) önleminde yararlı bir araç olabileceği düşüncesi yaygındır. Son yıllarda özellikle spor ve bağışıklık dizgesi (sistemi) konusunda yapılmış olan çalışmalarla kanser hastalığının gelişiminde bedensel etkinliğin önleyici olabileceği ileri sürülmüştür. Bu varsayımı düzenli bedensel etkinlik ile kolorektal, meme ve üreme organlarıyla ilişkili kanserlerin görülme sıklığının azlığına işaret eden epidemiyolojik çalışmalar desteklemektedir. Buna ek olarak, düzenli bedensel etkinlikler kanser hastalarının işlevsel kapasitelerini artırmakta, hastalığın ve tedavinin kısıtlayıcı etkilerini ortadan kaldırmaktadır. Düzenli yüklenmeler (egzersiz) ayrıca yaşamı tehdit eden hastalığa sahip kişilerin ruhsal durumlarını olumlu etkilemektedir.

Bedensel etkinlik ile insanlardaki kanser riski arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışan farklı mekanizmalar ortaya atılmıştır. İlişkiyi açıklamaya çalışan farklı mekanizmalar ortaya atılmıştır. Bedensel etkinlik; bedensel yağ miktarını azaltır ve dolayısıyla obezite insidansını azaltarak, obezitenin risk etmeni olduğu; endomentrial meme ve kolon kanseri gibi belirli kanser türlerinin oluşumunu azaltabilir. Spor, meme kanseri gelişiminden sorumlu tutulan estradiol gibi hormonların düzeyini etkileyebilmektedir. Ayrıca spor yapan bireyler daha sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyerek, sigara içiminden ve yüksek yağ içerikli besinlerin alımından vazgeçebilirler. Düzenli bedensel etkinlikler stres düzeylerini azaltarak, bağışıklık dizgesinin ur (tümör) büyümesine karşı direncini arttırabilir. Kanser hastalarında yapılan spor, ruhsal durumu düzeltirken meme kanseri kemoterapisi gören hastalarda şişmanlamayı önlemektedir. Yüklenmeler sırasında hastaların bulantılarının azaldığı ilginç bir bulgudur. Ancak bu bulgular yalnızca meme kanserine ilişkindir. Yüklenmenin diğer kanser türlerine etkileri bilinmemektedir. Özellikle kalp ve pulmoner myopatilere ya da aritmilere yol açan kemoterapilerde dikkatli olunmalı ve kemoterapinin uygulandığı gün spor yapılmamalıdır.

Şu ana kadar yapılan bağışıklık dizgesi ile ilgili çalışmalarda kanser ve spor arasında bağışıklık dizgesi bakımından henüz net bir ilişki saptanmamıştır. Buna karşın epidemiyolojik çalışmaların sonuçlarını da dikkate alarak, kanser riskini düşürmek amacıyla dinçlik (fitness) için sporun yapılması uygun olacaktır.

Kuvvet Çalışma İlkeleri

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Hazırlayan: Yrd. Doç.Dr. Hakan Yaman
Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Spor Hekimliği AD, Isparta

Kuvvet çalışmalarının biçimi bireylerin gereksinimlerine göre ayarlanabilir. Ancak iyice yüklenilmeden, birçok birey temel bir kuvvet çalışmasında geçmelidir.
Kuvvet çalışmalarına başlamadan artan yük ilkesini bilmek gerekir.
Kuvvet gelişimini sağlamak amacıyla kasların normal koşullardaki çalışmalarından daha fazla iş yapmaları gerekir. Bu tabi ki aşırı zorlamanın iyi olduğu anlamına gelmez. Kuvvet gelişimi uzun zaman alan bir süreçtir. Artan yük de görecelidir. Yani kişiden kişiye göre değişir. Örneğin, yaşlı ile genç bir insan aynı miktarda yük kaldıramaz.
Kuvvetimiz geliştikçe, alıştırmada kullandığımız yükü de arttırmanız gerekir. Ancak arzu ettiğiniz kuvvet düzeyine ulaştığınızda, bedeninizi daha fazla zorlamayın ve yükünüzü sabit tutunuz. Geliştirdiğiniz kuvveti korumak için artık haftada bir ya da iki kez alıştırma yapmanız yeterli olacaktır.

Yeni Başlayanlara Temel Program
Çalışmalara başlamadan farklı alıştırma hareketlerinde rahatlıkla 10 kez kaldırabileceğiniz bir ağırlık belirleyiniz (her bir kaldırışa tekrar (T) ve 10 tekrarına set denir). Yani önce hafif bir yükü 10 defa kaldırınız. Birkaç dakika dinlenin, ağırlığı artırın ve yeniden 10 kez kaldırın.10 defada kaldırabildiğiniz ağırlıkların toplamına 10 DT adı verilir (doruk tekrarı).
10 DT’ nızı belirledikten sonra alıştırmalara başlayabilirsiniz. Alıştırmalarınız 3 setten oluşur. Birinci seti 10 DT’ ın % 50, ikinci seti % 75 ve üçüncü seti % 100 oranında yapınız. Bu alıştırmalardaki ilk iki set ısınmaya yarar ve asıl sonuncu set (artan yük) kuvvet gelişimine yardımcı olacaktır. Yani 10 tekrarınızda 100 kg DT yaptıysanız; kuvvet çalışırken önce 50 kg, sonra 75 kg ve en sonunda 100 kg DT’ nı on tekrarda kaldırırsınız.
Kuvvet çalışmalarınız sürerken belirlediğiniz 10 DT ile 10 tekrarı aşmaya çalışınız. Kendinizi çok zorlamadan yaptığınız tekrarla 15′e ulaşınca; yükü (ağırlığı) artırma zamanı gelmiştir. Haftada % 10′dan fazla yük artırmayınız !

Çalışmalara Öneri
1- hafif bir koşu ile ısının, ardından gerdirmelerde bulunun. Barfikste tutunarak omuz kaslarınızı gevşetebilirsiniz.
2- Alıştırmalarınızda tam eklem hareketlerinde bulunun ( örneğin, direğinizi tam açıp kapatın).
3- Düzgün beden duruşuyla ağırlık kaldırın ya da kuvvet çalışın (kambur duruş ya da aşırı geriye doğru gerinme kuvvet kaldırırken yaralanmalara yol açabilir).
4- Alıştırmalarınızı yavaş ve sabit hızla yapınız.
5- Ağırlıkları yere indirirken yer çekimine karşı koyun. Elinizdeki ağırlığın Sizi yere doğru sürüklemesine ya da ağırlığın inerken ivmelenmesine izin vermeyiniz.
6- Ağırlık kaldırırken nefesinizi tutmayın. Çok zorlandığınız zamanlarda soluyun.
7- Ağırlığı kaldıran kas kuvvetleri üzerinde zihinsel olarak yoğunlaşın.
8- Ağırlık kaldırırken gözlerinizi açık tutun, dengenizi sağlayın. Aynalarda, yaptığınız alıştırmaları izleyiniz.
9- Kuvvet çalışmalarınızı gün aşırı yapın. Yüklenmelerden sonraki gün dinlenin. Aynı kaslara haftada üç defadan fazla çalıştırmayın.
10- Uygun bir kas ve kuvvet gelişimi için yeterli miktarda protein almayı unutmayınız.
11- Her türlü yüklenmelerden sonra sıvı ve elektrolit kayıplarınızı yerine getirin.
12- Kuvvet ve kas gelişimine yardımcı olduğu iddia edilen ilaçlardan kaçının. Onlar Size yaradan çok zarar verebilirler !

Kuvvet Geliştirmek için En uygun Mekan

Hazırlayan: Yrd. Doç.Dr. Hakan Yaman
Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Spor Hekimliği AD, Isparta

Kuvvet çalışmalarıyla kaslarınızı kuvvetlendirir, kalbinizi dinçleştirir, bedeninizi inceltip, bedeninizi günlük etkinliklere hazırlayabilirsiniz.

Evde yapacağınız çalışmalarda,

  • Alıştırmaları rahatlıkla yapabilirsiniz. İstediğiniz zaman, evinizden uzak bir yere gitmeden, hava koşullarından etkilenmeden ve arabayla salona gitmek zorundaysanız park derdine düşmeden evde alıştırmalarda bulunabilirsiniz.
  • Kendinizle baş başa kalabilirisiniz. Evde, sevmediğiniz ya da karşılaşmak istemediğiniz insanlarla beraber bulunmak zorunda kalmazsınız. Özellikle kuvvet alıştırmalarına yeni başlayan bireyler, evde çalışmayı yeğleyebilir; biraz özgüven kazandıktan sonra gruplarla çalışmak isteyebilirler.
    • Gürültüsüz bir ortamda ve sıra beklemeden çalışabilirsiniz.
    • Daha temiz bir ortam bulursunuz. Salonlar kalabalık ve havasız olabilirler; ortak kullanıldığı için hijyenik olmayabilirler.
    • Aylık salon ücreti vermezsiniz.

Salonda yapılan çalışmalarda,
  • grup dinamizmi içinde daha fazla alıştırma yapmanız için teşvik edilirsiniz.
  • Yeni arkadaşlık ve dostluklar kurabilirisiniz.
  • Alıştırmalarınızı bir çalıştırıcı denetiminde yaparsınız. Olası yaralanma risklerinden ve yanlış yüklenmelerden korunmuş olursunuz.
  • Farklı spor türleri yapma şansınız vardır. Kuvvet çalışmaları dışında, dayanıklılık çalışmalarına da yer verebilirsiniz.
Özetle, yukarıdaki iki ortam arasındaki tercih bireyin olanaklarına göre yapılmalıdır. Örneğin, bir bireyin spor yapmak için motivasyonu yoksa salonda spor yapmalıdır. Diğer yandan kişi istekliyse, ancak yakınında bir salon yoksa ya da maddi olanağı uygun değilse, spor yapma fikrinden uzaklaşmadan evde kuvvet çalışmaları yapmalıdır.

Evde yapacağınız çalışmalarda,
Alıştırmaları rahatlıkla yapabilirsiniz. İstediğiniz zaman, evinizden uzak bir yere gitmeden, hava koşullarından etkilenmeden ve arabayla salona gitmek zorundaysanız park derdine düşmeden evde alıştırmalarda bulunabilirsiniz.
Kendinizle baş başa kalabilirisiniz. Evde, sevmediğiniz ya da karşılaşmak istemediğiniz insanlarla beraber bulunmak zorunda kalmazsınız. Özellikle kuvvet alıştırmalarına yeni başlayan bireyler, evde çalışmayı yeğleyebilir; biraz özgüven kazandıktan sonra gruplarla çalışmak isteyebilirler.
Gürültüsüz bir ortamda ve sıra beklemeden çalışabilirsiniz.
Daha temiz bir ortam bulursunuz. Salonlar kalabalık ve havasız olabilirler; ortak kullanıldığı için hijyenik olmayabilirler.
Aylık salon ücreti vermezsiniz.
Salonda yapılan çalışmalarda,
grup dinamizmi içinde daha fazla alıştırma yapmanız için teşvik edilirsiniz.
Yeni arkadaşlık ve dostluklar kurabilirisiniz.
Alıştırmalarınızı bir çalıştırıcı denetiminde yaparsınız. Olası yaralanma risklerinden ve yanlış yüklenmelerden korunmuş olursunuz.
Farklı spor türleri yapma şansınız vardır. Kuvvet çalışmaları dışında, dayanıklılık çalışmalarına da yer verebilirsiniz.
Özetle, yukarıdaki iki ortam arasındaki tercih bireyin olanaklarına göre yapılmalıdır. Örneğin, bir bireyin spor yapmak için motivasyonu yoksa salonda spor yapmalıdır. Diğer yandan kişi istekliyse, ancak yakınında bir salon yoksa ya da maddi olanağı uygun değilse, spor yapma fikrinden uzaklaşmadan evde kuvvet çalışmaları yapmalıdır.

Uyarıcılar

Hazırlayan: Doç. Dr. Rüştü Güner
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı
guner@dialup.ankara.edu.tr

Yorgunluk işte, sınıfta, stadyumda ya da sahada performansın düşmanıdır. Dinlenme, yeterli uyku ve uygun bir diyetle bu düşmanla savaşılabilir. Bazıları ise bu savaşı baştan kaybettiklerini düşünürler ve pes ederler. Bazıları ise bu savaşı kazanmak için uyarıcı madde kullanırlar.

Uyarıcılar merkezi sinir sistemi üzerine doğrudan etkiyle uyarım yapan maddelerdir. Metabolizma hızına, beyin, omurilik ve kalp üzerine uyarıcı etkileri vardır.Uyarıcılar sınıflaması içinde yer alan efedrin, psödoefedrin, fenilpropanolamin gibi maddeler grip ilaçlarında da bulunabilirler.

Birçok sporcu içinde yasaklı madde olduğunu bilmeden aldığı ilaçlar yüzünden ceza almıştır. Karşılaşma öncesi ilaç kullanmadan önce mutlaka ilacın yasaklı madde içerip içermediği kontrol edilmelidir.

UYARICILAR

Amineptine
Amfepramone Amiphenazole
Amphetamine
Bambuterol
Bromantan
Caffeine*
Carphedon
Cathine**
Cocaine
Cropropamide
Crotethamide
Ephedrine**
Etamivan
Etilamphetamine
Etilefrine
Fencamfamin
Fenetylline
Fenfluramine
Formoterol
Heptaminol
Mefenorex
Mephentermine
Mesocarb
Methamphetamine
Methoxyphenamine
Methylenedioxyamphetamine
Methylephedrine**
Methylphenidate
Nikethamide
Norfenfluramine
Parahydroxyamphetamine
Pemoline
Pentetrazol
Phendimetrazine
Phentermine
Phenylephrine
Pheylpropanolamine**
Pholedrine
Pipradol
Prolintane
Propylhexedrine
Pseudoephedrine**
Reproterol
Salbutamol***
Salmeterol***
Selegiline
Strychnine
Terbutaline***
Amineptin
Amfepramon
Amifenazol
Amfetamin
Bambuterol
Bromantan
Kafein*
Karfedon
Katin**
Kokain
Kropropamid
Krotetamid
Efedrin**
Etimivan
Etilamfetamin
Etilefrin
Fenkamfamin
Fenetillin
Fenfluramin
Formoterol
Heptaminol
Mefenorex
Mefentermin
Mezokarb
Metamfetamin
Metoksifenamin
Metilenedioksiamfetamin
Metilefedrin**
Metilfenidat
Niketamid
Norfenfluramin
Parahidroksiamfetamin
Pemolin
Pentetrazol
Fendimetrazin
Fentermin
Fenilefrin
Fenilpropanolamin**
Foledrin
Pipradol
Prolintan
Propilheksedrin
Psödoefedrin**
Reproterol
Salbutamol***
Salmeterol***
Selejilin
Striknin
Terbutalin***
ve benzeri maddeler. * İdrarda kafein yoğunluğu 12 mikrogram/mililitreden fazla olduğunda doping kabul edilir.

** İdrarda katin yoğunluğu 5 mikrogram/mililitreden fazla olduğunda doping kabul edilir. İdrarda efedrin ve fenilefedrin yoğunlukları 10 mikrogram/mililitreden fazla olduğunda doping kabul edilir. İdrarda fenilpropanolamin ve psödoefedrin yoğunlukları 25 mikrogram/mililitreden fazla olduğunda doping kabul edilir.

*** Astım ve egzersize bağlı astım hastalığını önlemek ve/veya tedavi etmek amacıyla inhaler kullanımına izin verilebilir. Bu maddeleri inhaler olarak kullanabilmek için önceden ilgili kurullara yazılı olarak başvurmak ve astım ve egzersize bağlı astım hastalığını doktor raporlarıyla belgelemek gereklidir.

Uyarıcıların sporda kullanımı Uyarıcılar sporcular tarafından uyanıklığı, konsantrasyon gücünü artırdığı ve yorgunluğu geciktirdiği gerekçesiyle kullanılır.

Uyarıcıların yan etkileri Uyarıcıların yan etkileri, doza, süreye ve kullanım sıklığına bağlıdır. Düşük dozlarda bile yan etkiler görülebilir, yüksek dozlarda olumsuz etkiler daha da belirgindir. Kalp ve diğer hayati organların düzenli çalışması bozulabilir. Uzun süre ve sıcak ortam gibi ciddi koşullarda spor yapıldığında yan etkiler şiddetlenir. Uzun süre kullanımda aynı etkiyi alabilmek için dozu artırmak gereklidir. Çünkü bu tür maddelere zaman içinde tolerans gelişir.

Uyarıcıların Yan etkileri


- Öfori

- Alışkanlık

- İlaca tolerans

- Huzursuzluk

- Sinirlilik

- Uykusuzluk

- Halusinasyonlar

- Delirium

- Paranoid psikoz

- El titremesi

- Ateş

- Ağız kuruluğu

- İştah kaybı

- Koordinasyon bozukluğu

- Kalp ritm bozuklukları

- Kan basıncında artış

Kafein Kafein çay, kahve, çikolata, kolalı içecekler ve ilaçlarda değişik oranlarda bulunur. Doğal besinlerde bulunması nedeniyle doping kontrollerinde idrarda 12 µgr/ml’ye kadar kafein saptanması normal, bunun üzerinde bulunması doping olarak kabul edilir. Hem çay ve kahve gibi içeceklerdeki kafein miktarının hazırlama şekline göre farklılık göstermesi, hem de kafein metabolizmasının bireysel değişiklik göstermesi, düşük dozlarda alınan çay ve kahvenin bile bazı kişilerde kafeinin 12 µgr./ml’lik idrar düzeyine kolaylıkla ulaşmasına neden olabilmektedir. Bu yüzden sporcuların kafein içeren besinleri tüketirken dikkatli olmaları gereklidir.
Kafeinin Sporda Kullanımı Kafein merkezi sinir sistemini uyarıcı, yağ metabolizmasını ve kas kasılmasını artırıcı etkisi nedeniyle sporda kullanılmaktadır. Bu etkiler yorgunluğu geciktirir, dayanıklılığı ve reaksiyon hızını artırır.

Kafeinin Yan etkileri


- Alışkanlık

- Sinirlilik

- Huzursuzluk

- Uykusuzluk

- Depresyon

- Başağrısı

- Migren

- El titremesi

- Kalp ritm bozuklukları

- Kalp atım hızında artış

- Vücut sıcaklığında
artış
- Kas ağrıları

- İdrar miktarında artış

Kokain Kokain sporcular tarafından öfori hissi verdiği ve uyarıcı olduğu gerekçesiyle kullanılır.

Kokainin Yan etkileri


- Bağımlılık

- Öfori

- Saldırganlık

- Halusinasyonlar

- Paranoya

- Başağrısı

- Körlük

- Beyin Kanaması

- Koma

- Kalpte ritm bozuklukları

- Koroner damarlarının
tıkanması
- Vücut sıcaklığında artış

- Karaciğer zehirlenmesi