Archive for the ‘Tiroit (guatr)Hastalığı’ Category

Guart Sinirlerinizi mi Hoplatıyor?

Tiroid hastalığıyla ilgili doğru sanılan yanlış bilgiler ve Guatr hakkında bilinmeyen gerçekler…

Yanlış 1: Guatr Herkeste Olur, Bir Hastalık Sayılmaz, İlaca Gerek Yoktur

Tiroid bezi her bireyde bulunan iki lobdan oluşan, bir salgı bezidir. Guatr ise tiroid bezinin büyümesidir. Guatr herkeste olmaz, tiroid bezi (Eğer doğumsal bir eksikliği söz konusu değilse ) herkeste olur. En sık guatr nedeni iyot eksikliğidir. İyot,  tiroit bezinde hormonların yapısına katılır ve eksikliğinde tiroid bezi büyüme eğilimine girer. İlerleyen dönemlerde hormon yapımları azalarak “Hipotiroidi”(Tiroid hormonlarının azalması) ve “Nodül” oluşumu ortaya çıkabilir. Hormon eksikliği durumlarında, büyüyen bezi ve nodüllerin sayısını, boyutlarını küçültmek için ilaç kullanılabilinir.

Yanlış 2: Guatr Sadece Ameliyatla Temizlenir, Bez Tamamen Çıkartılır

Bez büyürken normal, az veya fazla çalışabilir. Guatr tedavisinin tek seçeneği ameliyat değildir; özellikle hipertiroidi durumlarında ameliyat yapılmaz, öncelikle ilaç başlanır veya Radyoaktif iyot tedavisi verilir. Tiroidektomi (tiroid bezinin çıkarılması) genelde “Subtotal” denilen şekliyle yapılır. Bez tamamen çıkarılmaz bir kısmı bırakılır ama bırakılan kısmın fonksiyonları yetmediğinden mutlaka ilaç tedavisi başlanmalıdır. Ameliyat sonrası doktorunuzun belirttiği sürelerle mutlaka tiroid testlerinin kontrolünün yapılması ve ilaçların ömür boyu kullanılması gereklidir.

Yanlış 3: Hashimato Tiroiditi En Sık Görülen Tiroid Hastalığıdır

Bu rahatsızlık son günlerde çevrenizde oldukça fazla duyduğunuz bir hastalık olsa da, aslında en sık görülen tiroid hastalığı tiroid içinde saptanan nodüllerdir. % 50 kadar sıklıkta bulunurlar. Bundan sonraki sırayı, iyot eksikliyle tiroid bezinin büyümesi olan “Guatr” alır. Hashimato tiroiditi her 1000 kadından 4′ ünde, her 1000 erkekten 1′ inde görülür. Altta yatan neden tam olarak anlaşılamasa da tiroid bezine karşı gelişen, vücudun kendi yaptığı savunma sonucunda olduğu düşünülmektedir. İleri yaşlarda sıklığı artar, genetik bir geçiş izleyebilir. Halsizlik, yorgunluk gibi belirleyici olmayan şikâyetler yapabilir. Tanı tiroid testleri, tiroid ultrasonu ve özel anti-TPO testi ile konulur. Tedavisinde tiroid hormonları kullanılır. Romatizmal hastalıklarla beraber görülebilir.

Yanlış 4: Guatr Sinirlilik Yapar, Antidepresan İyi Gelir

Hipertiroidi kliniğine “Tirotoksikoz” denir. Tirotoksikoz belirtileri; iştah artışı, kilo kaybı, bol terleme, güçsüzlük, ellerde titreme ve terleme, uyku problemleri, çarpıntı, saç dökülmesi, bağırsak hareketlerinde artma ve bazen ishal, sinirlilik, gözlerde ileri doğru fırlama, adet düzensizliği, sıcağa karşı hassasiyet, kemik erimesi, karaciğer testlerinde bozulma, kan şekerinde yükselme şeklinde ortaya çıkabilir. Bu klinikteki hastalar bazen panik atak tanısı ve tedavisi alabilirler. Antidepresan tedavi hastanın şikâyetlerine iyi gelmeyeceği gibi bazı antidepresanlar ve antipsikotik ilaçlar tiroid fonksiyon testlerini bozabilirler.

Yanlış 5: Her Kilolu İnsanda Guatr Bozukluğu Çıkar

Hipotiroidi belirtileri; halsizlik, güçsüzlük, kolay yorulma üşüme, seste kısıklık ve kalınlaşma el, yüz ve bacaklarda, göz etrafında şişlikler, cilt kuruluğu, saçlarda dökülme kas krampları, depresyon, uyku bozukluğu, kabızlık,  adet bozukluğu kilo alma veya verememe, hafızanın zayıflaması, kalp hızının yavaşlaması, trigliserit ve kolesterol yüksekliği, karaciğer fonksiyon testleri ve kalp enzimlerinde yükselme, kalp etrafında sıvı toplanması saptanabilir. Kilolu insanlarda tiroid bezinin az çalıştığını söylemek doğru olmaz ama hipotirodisi olan hastalarda sıklıkla obezite veya metabolik sendrom saptanmıştır. Kilo kontrolü ile uğraşıda mutlaka tiroid fonksiyon testleri bakılmalıdır.

Yanlış 6: Uzun Süreli Guatr İlacı Alışkanlık Yapar, Ara Sıra Kesmek Gerekir

Tiroid bezi vücudumuzun motoru gibi çalışır. Belli bir tiroid fonksiyonu yaşam sonuna kadar gereklidir. Eğer tiroid fonksiyon bozukluğunuz varsa ve ilaç kullanıyor iseniz rutin kontrollerle kan testlerinizi yaptırınız ve doktorunuza danışınız. İlaç düzeylerinde değişiklikler yapılabilir ancak vücudun ilaca alışması söz konusu değildir. Doktorunuz bilgisi dâhilinde olmadan lütfen ilaçlarınızı kesmeyiniz. Tiroid ilaçları ikiye ayrılır. Antitiroid ilaçlar Hipertiroidi tedavisinde, tiroid preparatları ise Hipotiroidi tedavisinde kullanılır.

Yanlış 7: Nodüller Elle Muayene İle Anlaşılır

Tiroid nodüllerinin çoğu elle anlaşılmaz, tesadüfen Tiroid ultrasonu ile saptanırlar. Gözle görülen, elle hissedilen, yutma güçlüğü, nefes darlığı veya ağrı gibi klinik belirti yaratan tiroid nodülleri oldukça azdır. Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazladır. Yaşla görülme sıklığı artar. Tiroid fonksiyonlarını genelde etkilemez. % 50 kadarı tek nodül ,% 50′si ise birden fazla olabilir. Nodül saptandıysa karakterini anlamak için ince iğne biyopsisi yapmak gerekir. Diğer tanı yöntemi olan “Tiroid sintigrafisi” nodülün iyot tutulumunu belirler. Eğer nodül iyot tutuyorsa “Aktif veya sıcak nodül”, tutmuyor veya çok az tutuyorsa “Pasif veya soğuk nodül” denir. Nodüllerin %70-80′i soğuk tiptedir ve bunların % 5′ inde kanser gelişimi olabilir. Sıcak nodüllerin kanserleşme oranı çok daha azdır. Nodül saptanan bir hastada tiroid fonksiyon testleri, ince iğne aspirasyon biyopsisi, tiroid USG ve tiroid sintigrafisi planlanmalıdır.

Yanlış 8: Zayıflamak İçin Guatr İlacı Geçici Süre Kullanılabilir

Sağlıklı kalmanın en önemli gereksinimlerinden biri doğru kiloda bulunmaktır, ancak kilo kontrolü ve zayıflama artık nerdeyse moda haline gelmiştir. Bunun için piyasada türlü diyet programları, ilaçlar, zayıflatıcı operasyonlar ve destek ürünleri kullanılmaktadır. Yetersiz metabolik hız, obezitenin altında yatan problemlerden biridir. Metabolik hızı hızlandıran preparatların zayıflamada etkili olduğu gerçektir, ancak metabolizma hızını tiroid hormon preparatlarıyla hızlandırmak en büyük yanlışlardan biridir. Kullanılan tiroid hormonları kalp çarpıntısı, tansiyon yükselmesi, sinirlilik, uykusuzluk, kan şekeri yükselmesi, kemik erimesi gibi problemler ortaya çıkarabilir. Zayıflama programlarından önce mutlaka doktorunuzun kontrolünde tiroid hormonlarınızın düzeyini kontrol ettirin ve gerekli ise ilaç kullanın.

Yanlış 9: İnce İğne Biyopsisi Çok Acı Verir

İnce iğne aspirasyon biyopsisi tiroid nodüllerinin karakterini anlamak için yapılan ağrısız çok kolay ve güvenilir bir tanı yöntemidir. Özelikle büyüme eğiliminde olan, boyutları 1cm ve üzerinde, birden fazla sayıda, tiroid sintigrafisinde soğuk nodül olarak tespit edilen, radyasyon almış nodüllere uygulanması gerekir. İİAB (İnce İğne aspirasyon biyopsisi) tanı için kullanılan bir yöntemdir, tedavi içermez olası kanser hücrelerini yaymaz.

Yanlış 10: Dış Guatr Daha Masumdur, İç Guatr Daha Sinsidir ve Tehlikelidir

Halk arasında kullanılan terimlerden olan iç guatr, dışarıdan belli olmayan boyun bölgesine uzama gösteren “Plonjan guatr” dediğimiz bir durumdur. Dış guatr ise dışarıdan belli olan tiroid bezi büyüklüğü için kullanılan bir tanımlamadır. Tiroid bezinin içe veya dışa büyümesinden daha önemlisi içinde nodül olup olmadığı, nodüllerin karakteri, çevre dokularla ilişkisi, tiroid testlerini bozup bozmamasıdır. Dış guatr olup nodüllerde kanser hücreleri gözlenen bir durum olabilir.

Yanlış 11:Daha Önce Guatr Testlerimi Yaptırdım Normal Olduğu Söylendi, Tekrar Baktırmama Gerek Yok

Tiroid bezi bir hormon salgı organıdır. Gün içinde değişen oranlarda salgı yapar. En önemli gereksinimi iyot maddesidir. İyot beslenme ile alınan bir maddedir. Enfeksiyonlar, hava değişimleri, yaşla değişen hormon düzenimiz, ilaçlar, stres, radyasyon, romatizmal hastalıklar tiroid fonksiyonlarını etkiler. Daha önce tiroid hormonlarımıza baktırmamız ilerde bu bozukluğun karşımıza çıkmayacağı anlamına gelmez. Doktorunuz şikâyetleriniz dâhilinde tiroid fonksiyon testlerinizi tekrar isteyebilir. Kaldı ki tiroid testleriniz normal çıksa bile tiroidinizde nodül olabilir.

Yanlış 12: Tiroid Hastalıkları Yaşlıların Hastalığıdır, Çocuklarda Ve Gençlerde Görülmez

Tiroid bezi anne karnında 3. haftada gelişmeye başlar. Anneden geçen hormonlarla gelişmesini sürdürerek boyundaki yerini alır. 11.haftadan sonra kendi salgısını üretir duruma gelir. Tiroid hormonları büyüme hormonu gibi beyin ve vücut gelişimde çok önemlidir. Bazen doğumsal bozukluklarla büyümesinde veya boyundaki yerini almasında problem çıkabilir. İyot eksik bölgede yaşayan annenin yeterli hormon salgısı olmadığından plasenta yoluyla bebeğe veremeyebilir. Çocuklarda önlenebilen zekâ ve gelişme geriliğinin en önemli nedeni tiroid hormon yetersizliğidir. Bu yüzden Sağlık Bakanlığı her yeni doğana topuk kanından TSH düzeyi bakılmasını önermektedir. Genç yetişkinlerde “Tiroidit” denilen, tiroid bezinin iltihaplanması görülebilir.internethaber.com

TİROİD HASTALIĞI İÇİN DEREOTU’NU KULLANIN

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu sağlıkiçin bitkisel kürlerini bizlerle paylaşmaya devam ediyor.Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu ‘nun Tiroid (hipotiroid ya da hipertiroid) şikayetlerine karşı önerdiği destekleyici bitki “dereotu” kürüdür .Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Bu kürün özellikle nodüller için de etkili olduğunu söylüyor. Bu kürü ayrıca bitkisel olarak da yardımcı ve destekleyici kür kullanabilirsiniz.

Hipotiroid (Tiroidin yavaş çalışması) ya da Hipertiroid (Tiroidin hızlı çalışması) durumunda, dereotu kürü uygulanacaktır. Tiroid glandının her iki durumunda da kürün uygulanış tarzı aynıdır.

Dereotu kürünün uygulanışı: Sabah, öğle ve akşam aç karnına, öğünlerden 15 dakika önce 1 yemekkaşığı dolusu taze yeşil dereotu bir kaç kere çiğnendikten sonra 2-3 yudum su ile yutulacaktır. Bu küre hiç ara verilmeden 3 ay devam edilir.

Kürün ikinci ayından sonra tiroid hormonlarınızı zaman zaman kontrol ettirin, çünkü kullandığınız ilacın miktarını azaltmanız gerekebilir. İlaç azaltımını doktorunuza danışmadan kesinlikle kendi kendinize karar vermeyin.

Tiroid nodüllerinin küçülmesinde ya da ilerlemesinde de bu kür oldukça etkilidir. Bu kür sayesinde çok sayıda hasta, ilaç alımından kurtulmuştur .Var olan nodülleri de yok olmuştur. Gerekirse dereotu kürüne daha uzun zaman devam edilebilir.
Bu konuda 5 ay sonra ilaçlarını bırakan hastaların oranı yüzde 90’dır.

Guatr

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Hamileliğe has hormonal değişiklikler, plasenta etkisi ve gebelikteki gereksinimlerin farklı olması dolayısıyla tiroid bezi ile ilgili fonksiyonlarda farklılık olabilmektedir. Bu yüzden tiroit ile ilgili hastalıklara yatkınlığı olan kişilerde veya önceden tiroid ile ilgili hastalığı bulunanlarda, gerek hamilelikten evvel, gerekse hamile iken tiroide yönelik olarak daha fazla özen gösterilmelidir. Ancak burada önemli olan husus; tiroit hastalıkları, kontrol altında oldukları sürece ne gebe kalmaya, ne de gebeliğin normal şekilde seyretmesine engel durumlar değildir.

Gebelikte tiroidle ilgili önemli değişiklikler olmaktadır. Bunun sonucu normal gebelik sırasında tiroid fonksiyonları ve yapısı değişebilir. Bu nedenle, özellikle daha önce tiroid ile ilgili bir hastalığı olan gebelerde hastalık aktif hale gelebilir veya şekil değiştirebilir. Gebelik sonrası dönem de normalden farklı bir fizyolojik durumdur ve tiroid ile ilgili hastalıklar bu dönemde de ortaya çıkabilir veya mevcut hastalıklar alevlenebilir. Tiroit hastalıkları aslında iki şekilde karşımıza çıkar: Tiroidin boyutu ile ilgili bozulmalar, Tiroidin hormonal fonksiyonu ile ilgili bozulmalar

Gebelik ile birlikte her türlü tiroid hastalığı görülebilir. Özellikle fizyolojik olarak gebelik süresince tiroid fonksiyonlarında değişiklik olabileceği için, hormonal değişiklik olduğu zaman bunun ayırımını yapmak ve gereğinde tedavi başlamak önemlidir. Ayrıca yine fizyolojik olarak, gebelik süresince tiroid boyutlarında da büyüme olur, bunu guatr ile karıştırmamak gereklidir.

Ötiroid diffüz guatr

Tiroid bezinin tamamının, yaygın şekilde büyümesidir. Esas neden iyot eksikliğidir. Tiroid hormonları normal sınırlardadır. Çoğu zaman ilaç vermeden izlenebilir. Gebelik sırasında tespit edilirse tiroid fonksiyonu değerlendirilir. Ultrasonla bezin boyutu ve nodül varlığı araştırılır. Tiroid hormonları normalse ilaç kullanmaya gerek yoktur. Ancak tiroid bezi az çalışıyorsa, yani hipotiroidi varsa, Levotiroksin tedavisi gereklidir. Gebelikte iyot alımını artırmak genellikle gerekli olur. Bunun için iyotlu tuz alımı artırılabilir veya 125-150 mgr/gün iyot içeren preperatlar ile günde 1 veya 2 tablet alarak iyot ihtiyacı karşılanabilir.

Nodüler guatr

Tiroidde nodül tespit edildiği zaman öncelikle tiroid fonksiyonları değerlendirilir. 24. haftadan sonra yapılan cerrahi müdahalelerde erken doğum riski vardır ve 24 haftadan sonraki gebeliklerde tiroidde nodül tespit edildiği zaman, tiroid fonksiyonları normal sınırlarda, yani ötiroid nodüler guatr mevcut ise ultrason hariç her türlü tetkik doğum sonrasına bırakılmalıdır. Herhangi bir doğum haftasında tespit edilmiş 2 cm.’den (bazı klinikler 1.5 cm. olarak kabul eder) küçük solid nodüllerde ultrason hariç her türlü tetkik doğum sonrasına bırakılmalıdır. 20. haftadan önce saptanan büyük nodüllerde ise tiroid ince iğne aspirasyon biopsisi (TİAB) yapılmalı, malign yani kötü huylu ise cerrahi, benign yani iyi huylu ise takip edilmelidir. İhtiyaç olduğu zaman cerrahi için en uygun zaman ikinci trimestredir. Birinci trimestrede düşük, üçüncü trimestrede erken doğum riski vardır.

Tiroid Fonksiyon Bozuklukları: Tiroid hormonları vücudun motor hormonlarındandır ve azlığı da, fazlalığı da tepeden tırnağa bütün sistemleri olumsuz etkileyebilir. Tiroid bezinin yavaş çalışmasına hipotiroidizm, hızlı çalışmasına hipertiroidizm (tirotoksikoz) denir. Gebelik öncesinde, sırasında veya sonrasında tespit edilirse mutlaka nedeni araştırılmalı ve hızla tedavi edilmelidir.

Hipotiroidizm

Hipotiroidizm tiroid bezinin yavaş çalışmasıdır. Gebelik öncesi dönemde saptanmış hipotiroidi ile gebelik sırasında saptanmış hipotiroidilerde sorunlar farklıdır. Gebelik öncesi dönemde önemli bir infertilite ve amenore (adet görememe) nedenidir. Bu şikayetlere sahip, gebelik isteyen kadınlarda mutlaka hipotiroidi araştırılmalıdır. Ancak tekrar vurgulanmalıdır ki Levotiroksin (Levotiron-Tefor-Euthyrox) tedavisiyle sorunlar tamamiyle çözülebilir, yani sorunlar geçici kabul edilmelidir. Bilinen hipotiroidi varlığında kişinin hormonal dengesi normale geldikten yani ötiroid olduktan sonra gebe kalması önerilir.

Hipotiroidi tanısı ilk kez gebelikte konulabilir veya Levotiroksin kullanan hipotiroidili anne fetusa zarar verir endişesiyle ilacını kesebilir. Böyle olunca hastalık alevlenir. Bu çok yanlış bir davranıştır, çünkü hipotiroidisi bulunan gebenin hormon ihtiyacı hamile kaldıktan hemen sonra % 25-50 artar. Özellikle ilk trimestrede tedavisiz kalan hipotiroidi, fetus gelişimine çok zararlıdır. Çünkü fetus kendi hormonunu üretmeye gebeliğin 10-12. haftalarından itibaren başlar ve bunu da çok etkin kullanamaz. Bebeğin sinir yapısının ve zekasının gelişiminde tiroid hormonları çok önemlidir. Bu nedenle hipotiroidi mutlaka tedavi edilmelidir. Gebelik sırasında görülme sıklığı % 2’dir.

Hipotiroidi, Serbest T4 ve/veya Serbet T3’ün düşük olduğu aşikar hipotiroidi veya Serbest T4 ve Serbest T3’ün normal sınırlarda olduğu ve yalnız TSH’nın yüksek bulunduğu subklinik hipotiroidi şeklinde karşımıza çıkabilir. Tiroid otoantikorları (Anti-TG, Anti-TPO) yüksek olabilir. Tanı amaçlı ultrason yapılır ve tiroidin diffüz büyümesi, bazen de atrofiye uğrayıp küçülmesi tespit edilebilir. Tanı ve takip için TSH kadar ST4 düzeyi de önemlidir. Kontrol altına alınmazsa, yani etkin tedavi edilmezse annede (maternal) ve bebekte (fetal) komplikasyonlara yol açabilir.
Maternal Etkileri

• Gebelik nedenli hipertansiyon
• Plesantanın Ayrılması (Plasenta abruptio)
• Doğum sonrası kanaması (Postpartum hemoraji)
• Ölü doğum
• Düşük
• Anemi

Fetal Etkileri

• Mental ve motor gerilik (Zeka ve kas-iskelet sisteminde gerilik)
• Düşük doğum ağırlığı
• Vücut gelişiminde gerilik (Somatik gerilik)
• Doğumsal bozukluklar (Konjenital malformasyon)
• Doğuma yakın bebeğin kaybı (Perinatal mortalite)

Gebede hipotiroidi saptandığında aktif olarak ve süratle tedavi edilmelidir. Tedaviyle bu yukarda sayılan komplikasyonlar gelişmez, yani tedaviye iyi cevap verir. Kişinin gebelik öncesinde hipotiroidisi var ve tedavi alıyorsa, gebelik tespit edilir edilmez Levotiroksin dozu % 25-30 oranında artırılmalıdır. Yeni tespit edilen hipotiroidi varlığında bir kontrendikasyon yoksa Levotiroksin hemen başlanmalıdır. Gebelik süresince yakın takip gerekir. Tedaviye başladıktan 1 ay sonra TSH ve ST4 ölçümü ve 1-1.5 aylık kontroller gerekir. İdeal TSH düzeyi 1-2.5 uIU/ml arasında olmalı, serbest T4 değerinin de 14 pmol/ml’nin altına düşürülmemesine çalışılmalıdır.

Hipertiroidizm

Hipertiroidizm tiroid bezinin fazla çalışmasıdır. Tirotoksikoz ile eş anlamlı olarak kullanılabilir. Tirotoksikoz gerek gebelik öncesi dönemde, gerek gebelik sırasında, gerekse gebelik sonrasında sorun olarak karşımıza gelebilir. Çeşitli nedenlerle hipertiroidi gelişebilir. En sık nedenler; gebelikte görülen geçici tirotoksikoz, aşırı bulantı ve kusmayla seyreden hiperemezis gravidarum ve bir otoimmün tiroid hastalığı olan Graves hastalığıdır.
İnfertilite ve amenore nedenidir. Hipertiroidi öyküsü olanların gebe kalmadan ötiroid hale gelmesi gereklidir. Kontrol altına alınmazsa annede (maternal) ve fetusta (fetal) komplikasyonlara yol açabilir.

Maternal Etkileri

Erken doğum
• Plesantanın Ayrılması (Plasenta abruptio)
• Gebelik nedenli hipertansiyon
• Düşük
• Kalp yetmezliği

Fetal Etkileri

• Gelişme geriliği
• Prematürite
• Ölü doğum
• Yenidoğan dönemine ait rahatsızlıklar
• Fetal ve yenidoğan hipertiroidisi
• Yenidoğan ölümü

Gebelikte yükselen B-hCG hormonu, TSH hormonu ile yapı olarak benzerlik gösterir. Bu nedenle özellikle gebeliğin ilk üç ayında tiroidi etkileyerek geçici hipertiroidiye neden olabilir. Böyle bir durumun varlığında tedaviye gerek yoktur, ilk trimestre sonunda kendiliğinden düzelir.

Hiperemezis gravidarum gelişen daha ciddi olgularda bulantı ve kusma çok fazla olur. Gebelerde kilo kaybı olabilir. İdrarda ketonüri görülebilir. Sodyum, potasyum gibi elektrolitlerde dengesizlik olabilir. Tiroid otoantikorları normal sınırlardadır. Hipertiroidi semptomları daha hafiftir. Göz bulguları ve guatr yoktur. Ellerde hafif titreme ve taşikardi görülebilir. Özellikle çoğul gebeliklerde daha sıktır. Genellikle 16-20. haftalarda sona erer. Tedavide hafif olgularda bulantı ve kusmanın kesilmesi yeterlidir. Ciddi olgularda hastaneye yatış gerekebilir. Sıvı tedavisi uygulanabilir. Düşük dozda antitiroid tedavi (Propycil) kullanımından fayda görebilir. Tedavi ihtiyacı genellikle 22 haftanın üstüne çıkmaz. Graves hastalığında gebelik mevcut hastalığı alevlendirebilir veya ilk kez gebelikte ortaya çıkabilir. Bazı semptomlar gebelik semptomlarıyla karışır, bu nedenle ilk anda akla gelmeyebilir. Normal gebelikte de görülebilen semptomlar;

• Yorgunluk
• Çarpıntı
• Sıcak intoleransı
• Uykusuzluk
• Nemli deri
• Nefes darlığı