Archive for the ‘Uyku Hastalıkları’ Category

Sağlıklı uyku için ne yapmalı?

Nöroloji Uzmanı Mehmet Yavuz, Türkiye’de 5 milyon kişinin uyku problemi olduğunu söyledi.

Uyuyamayan bir insan verimsiz, uyumsuz, sinirli ve alıngan olabildiğini belirten Dr. Yavuz, uykusuz insanların hata yapma ihtimallerinin de yüksek olduğunu, trafik kazalarının pek çoğunun uykusuz direksiyon başına geçmekten kaynaklandığına dikkat çekti. Dr. Yavuz, sağlıklı bir uyku için neler yapılması gerektiğini anlattı.

Uyku, insan ömrünün neredeyse üçte birini kapsayan ve organizmanın dinlenmesi ve kendini yenilemesi için gerekli bir ihtiyaç. Beynin de dinlenmek için uykuya ihtiyacı vardır. Bazı kişiler uykunun boş yere harcanmış bir zaman olduğunu düşünür. Hatta az uyumakla övünen çok insan vardır. Bu kişiler ‘hayatımı uyuyarak mı geçireceğim’ derler. Hâlbuki bu düşünce ‘hayatımı fazla oksijen tüketerek mi geçireceğim’ sorusu kadar yanlıştır. Oysa sağlıklı ve mutlu yaşamamız için olmazsa olmazlardan bir durumdur uyku.

Uykusuzken hata yapma ihtimali yüksektir

“Genel olarak insanların yeterince uyuyamaması, ruhsal ve fiziksel pek çok soruna yol açabilir” diyen Reem Nöroloji Merkezi kurucusu ve doktoru Mehmet Yavuz, uyumanın; su içmek, gıda almak gibi insan hayatının olmasa olmazlarından olduğunu vurguladı.

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz’a göre, uyuyamayan bir insan verimsiz, uyumsuz, sinirli ve alıngan olabilir. Uykusuz insanların hata yapma ihtimalleri yüksektir. Trafik kazalarının pek çoğunun da uykusuz direksiyon başında olmaktan kaynaklandığına işaret eden Dr. Yavuz şunları dile getirdi: “Uykusuz insanın beyini, kendi bakımını yeterli derecede yapamaz, bu da hatalara sebep olur. Uyku o denli önemli ki, pek çok işlevimizi etkiler. Bu nedenle uyku sürelerini azaltmak bilinç, zekâ, beceri gibi faaliyetlerimizde gerilemeye yol açabilir. 14 gün uykusuz bırakılan farelerin ölmesi, uykunun önemini anlamak için yeterli olabilir. Uykusuz kalan insanların belli bir süre sonra bilinç kaybı yaşadıkları da bilinmektedir.”

Uykunun evreleri…

Dr. Mehmet Yavuz, uykunun evreleriyle ilgili de bilgi verdi. Yavuz’un belirttiğine göre sağlıklı bir uyku, rüya görülen (REM) ve görülmeyen dönem (non-REEM) diye ikiye ayrılır. Rüya görülmeyen uykunun da iki türü var: Yüzeyel ve derin uyku.

Yatağa girip uyuduğumuzda önce yüzeyel uykuyu yaşarız, sonra giderek derin uykuya geçeriz. Derin uykunun bir yerinde önce rüya görülen, sonra tekrar rüya görülmeyen uykuya geçeriz. Sabaha kadar yüzeyel-derin-rüya görülen uyku paketleri 3–4 kez tekrarlanır. REM uykusunda zihnimiz toparlanır, beynimiz dinlenir. Uykunun diğer evrelerinde de bedenimiz dinlenir. Eğer uykuyu kesintiye uğratan bir sebep varsa uyku hep yüzeyel uyku döneminde kalabilir. Yani derin uyku ve REM uykusu eksik kalır. Bu da bedenimizin ve zihnimizin dinlenmemesine yol açar. Öğrencilere tavsiyem şu: Sınavlarınıza çalışmayı son geceye bırakmayın gece 4′ e kadar oturup ertesi gün sınava girerseniz yeterli REM dönemi uykusu yaşanamayacağı için başarısız olunabilir. Bu yüzden özellikle sınav öncesinde uykuya çok dikkat edilmelidir.

Ne kadar uyumalıyız?

Genel olarak erişkin insanlar günde 4–11 saat arasında değişen sürelerde uyur. Yeni doğan bebekler 18 saat, okul çağı öncesi çocuklar 12–13 saat uyurlar. Aslında ergenlik döneminin sonuna kadar uyku ihtiyacında azalma olmaz. Beynin öğrenme sürecinde uykudan vazgeçilmemesi gerektiğinin altını çizen Dr. Mehmet Yavuz, “Çünkü öğrenmek, beyinde birtakım sinirsel bağlantıların kurulması ve sürdürülmesi demektir. Bu sürecin doğru olması için uyku gerekir. Uyku sorunu olanlarda bellek bozukluğu, çocuklarda ise öğrenme zorluğu olur. Yaşı biraz ilerlemiş insanlarda uyku süresinin azalmasının nedeni, yeni bir şeyler öğrenmekten vazgeçmiş olmalarıdır.” diye konuştu.

Horlayanlar kaliteli uykudan yoksundur

Uykuda horlama problemi yaşayan insanların kaliteli uykudan yoksun kaldıklarını belirten Dr. Yavuz, bu yüzden bu kişilerin gündüzleri de sık sık uyku atakları ile karşılaştıklarını söyledi. Dr. Yavuz, “Gündüzleri olur olmadık yerlerde şekerleme yapan kişilerin çoğu, uykuda horlayan insanlardır.” dedi.

Aşırı uyku da sorun

Mehmet Yavuz’a göre, nasıl ki uykusuzluk önemli bir sorundur, aşırı uyuma da aynı şekilde günlük hayatı etkileyen önemli bir problem… Aşırı uyku (Narkolepsi) durumunda da kişilerin iş ve sosyal hayatları olumsuz etkilenir. Bu insanlar çalışırken ya da araç kullanırken çeşitli tehlikelerle karşılaşabilirler. Neyse ki, bugün artık aşırı uykunun ilaçlarla tedavisi mümkün…

En fazla ne kadar uykusuz kalınabilir?

Normalde 2–3 günden itibaren uykusuzluk beyin işlevlerini bozmaya başlar. Hiç uyumama rekoru 11 gündür. Normal sağlıklı bir birey, 48 saatlik bir uykusuzluk döneminden sonra ayakta bile uyumaya başlayabilir.

Sağlıklı bir uyku için nelere dikkat edilmeli?

REEM Nöroloji Merkezi’nden Dr. Mehmet Yavuz, sağlıklı bir uyku için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:

— Çok aç ya da tok olmamak,

— Kafeinli, alkollü, kolalı içeceklerden ve tütün kullanımından kaçınmak,

— Düzenli egzersiz yapmak, ancak akşam saatlerinde heyecan oluşturacak aktivitelerden kaçınmak,

— Uyku gelmeden yatağa girmemek,

— Yatak odasında başka rutin işler yapmamak, uyuyamadığında uyumaya çabalamamak, yataktan ve yatak odasından çıkarak başka bir yerde zaman geçirip uyku gelince yatağa dönmek. (Kitap okumak bunların dışındadır.)

— Ne kadar uyunursa uyunsun sabah belirli bir saatte kalkmak,

— Gündüzleri uyumamak ve yatak odasını ses, ışık, ısı yönünden izole etmek,

Dr. Mehmet Yavuz, ayrıca şu tavsiyelerde de bulundu:

— Aerobik egzersizler yapmayı alışkanlık haline getirmek lazımdır. Gününüzün belirli bir bölümünü bu egzersizlere ayırın. Belirli bir süre egzersiz yapmak genelde geceleri rahat bir şekilde uyumanız için yeterli olabilir

— Yatmadan önce aşırı sıcak olmayan, ılık bir banyo yapmak kaslarınızı gevşeterek uyumanıza kolaylık sağlayabilir.

— Eğer kas ağrılarınız ve kas spazmlarınız varsa ve bu nedenle uyuyamıyorsanız, şerbetçiotu (Humulus lupulus) bitkisinin çaylarını içebilirsiniz. Bira yapımında kullanılan bu bitki, binlerce yıldır yatıştırıcı ve rahatlatıcı olarak kullanılmaktadır. Aynı şekilde ıhlamur çayı da uyumanıza yardımcı olabilir.

— Odanız karanlık, rahat ve sessiz olsun. Işık ve ses, uyku kaçırır. Yatak odanızda TV ve bilgisayar bulundurmayın. Odanızın sıcaklığı optimum derecelerde olması gereklidir.

Evcil hayvanınız varsa odanıza almayın!

— Uyumadan önce ağır yemekten kaçının, ama aç da yatmayın. Bazı besinler uykuya dalmanıza yardımcı olur. Süt, ton ve kalkan balığı, enginar, badem, yumurta, şeftali, ceviz, kayısı, kuşkonmaz, yulaf, patates ve muz uyumanızı kolaylaştırabilir.

— Gece televizyon başında sakın şekerleme yapmayın. Şekerleme uyku disiplininizi bozabilir.

— Evcil hayvanınız varsa, odanıza almayın. Kedi ve köpeğiniz sizinle mi uyuyor?

Demek ki uykusuzluğa davetiye çıkarıyorsunuz demektir.

— Sağlıklı bir kişi, uykusu gelip yatağa gittiğinde ortalama 5 ile 15 dakika arasında uyur. Bu süre, günün koşullarına göre değişebilir. Örneğin yorgun veya üzüntülü iseniz uykuya geçmeniz daha uzun sürer. Eğer uykuya dalmanız yarım saati aşıyor ve bu durum sık sık tekrarlıyorsa, uykusuzluk probleminiz var demektir. Bu durumda artık profesyonel yardım almanızın gereklidir.

Dr. Mehmet Yavuz

Nöroloji Uzmanı

internethaber.com

Ülkemizde uyku laboratuvarı nerelerde var?

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Ülkemizde uyku laboratuvarları çok fazla olmayıp yaygınlaşma eğilimindedir.
İlk iki laboratuvardan birisi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöröloji Anabilim Dalındadır. İkincisi ise Ankarada Gülhane Tıp Akademisi Psikiatri Anabilim Dalındadır.
Üçüncü laboratuvar, 1995 yılında SSK Ankara Eğitim Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz kliniğinde, tarafımdan kurulmuştur. Sonra sırasıyla Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Anabilim Dalında ,Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Anabilim Dalında, İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde , Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Nöröloji ve Göğüs Hastalıkları ve Tbc Anabilimdallarında ortaklaşa, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöröloji ve Göğüs Hastalıkaları kliniklerinde vardır.Bu arada birçok üniversitede, kurulma aşamasında olan uyku laboratuvarları vardır.

Uyku hastalıklarının tanısı nasıl konulur?

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Uyku hastalıkları tanısı bu iş için özel donanımla donatılmış, uyku laboratuvarı dediğimiz mekanlarda konulur. Uyku laboratuvarlarında polisomnografi dediğimiz  uykunun evrelerini ayırt etmeyi (EEG kanalları, göz hareketleri (EOG), çene EMG’si), solunumsal kayıtların (Airflow,göğüs ve karın kas hareketleri, oksimetre), EKG, bacak EMG’si kayıtlarının yapıldığı bir cihazla uyku çalışması yapılır. Hasta bu laboratuvarda normal uykusu sırasında yukarıda belirtilen kayıtlar yapılarak tetkik edilir. Sabah hasta uyandıktan sonra bu kayıtlar değerlendirilip ne tür bir hastalık olduğu konusunda karar verilir.
Bu işlem sırasında herhangi bir ilaç, sedatif, alkol gibi uyku kalitesini etkileyecek materyal kullanılmaz. Hastanın olabildiğince doğal uyuması sağlanır.
Hastanın rahatsızlığının türüne göre tedavili uyku çalışması yapılarak, hastanın tedaviden ne kadar yarar göreceği saptanır.
Uyku hastalıkları tanısında polisomnografi altın kuraldır. Tanı için bazan ambulatuvar tarama cihazları da kullanılmaktadır. Ancak hastalığın tanısı ve tedavisinde polisomnografi olmazsa olmaz kuraldır.

Polisomnografi pahalı bir tanı aleti gibi algılanmakla birlikte radyolojik tanı amacıyla kullanılan birçok cihazdan daha ucuzdur. Ayrıca sağıltılan hastaların kazanılması ve hastaların iyileşmesine bağlı sosyo-ekonomik kazanımlarla kıyaslandığında cihazın çok ucuz olduğu ortadır.

Uyku apne sendromu düşünülen kişilere öneriler

Genel önlemlerde, hasta şişmansa zayıflaması önerilir. Bunun için ev diyetleri, profesyonel diyet önerileri, ilaçla zayıflama yöntemleri, cerrahi olarak gastroplasti yöntemleri ile zayıflamaya çalışılır.
Kişi sigara içiyorsa bunu kesinlikle terk etmelidir. Sigaranın üst solunum yollarında oluşturacağı ödem uyku apne sendromunun ağırlaşmasına neden olarak ikincil hastalıkların çabuk ortaya çıkmasına kolaylaştırır.
Alkol kullanımıda yine üst solunum yollarında ödeme neden olur. Arousal eşiğini yükselterek apneden çıkmayı güçleştirir. Sinir iletisinde azalma yaparak solunum yollarının kolay kapanmasına neden olur. Her koşulda hastalığın ağırlaşmasına neden olur. Bu nedenle hastaların alkol kullanmaktan kaçınmaları önerilir.
Hastanın uyuma pozisyonunu ayarlaması, sırt üstü uyumaması önerilir. Eğer sıklıkla sırt üstü yatarak uyumayı tercih ediyorsa, bu durumda gece kıyafetinin sırtına sert cisim koyarak yan yatmayı sağlaması önerilir.
Sedatif ve hipnotik ilaçların uykudan önce alınmasın kaçınılması gerektiği, hastalığın seyrini kötüleştireceği için önerilmelidir.
Tıbbi tedavi yaklaşımlarında eşlik eden hastalıkların tedavisi öncelikle yapılmalıdır. Örneğin kronik obstriktif akciğer hastalığının tedavisi ,uyku apnenin daha hafiflemesini sağlayacaktır. Hipotiroidinin tedavi edilmesi, uyku apne semptomlarının ortadan kalkmasını sağlıyacaktır.

Uyku apne sendromunu yaşamı nasıl etkiler?

Uyku apne sendromlu hasta kronik olarak yorgun, sinirli, huysuz, isteksizdir. Gündüz aşırı uyku eğilimi vardır. İşte eski başarısını gösteremez. Dikkatini toplayamaz, önemli toplantılarda uyuklar.
Hasta, araba kullanırken direksiyon başında uyuklar, bu uyuklama ciddi trafik kazaları ile sonuçlanabilir. Makina başında çalışan işçide yine küçük uyku atakları nedeniyle iş kazaları olabilir.
Hastaların önemli yakınmalarından biride horlama olup, hastanın eşi, oda arkadaşı ve diğer aile bireyleri horlamanın oluşturduğu gürültüden rahatsız olurlar. Bu kimi zaman eşlerin boşanmalarına kadar gidebilir.
Hastalığın şiddetine bağlı olarak libido(cinsel istek) kaybı olabilir.Hastalarda enpotans (iktidarsızlık) gözlenebilir.
Gündüz aşırı uyku eğilimi nedeniyle, hasta çoğu zaman otururken, önemli bir toplantıda konuşurken, yemek yerken, oturarak çalışırken horlayarak uyumaya başlar.