Archive for the ‘DİN’ Category
DİN
www.ahmetturk.com.tr
DİN BİLİMSELDİR. BÜTÜN SAYFALARDAKİ YAZILARI, OKUYUN OKUTUN.
YANLIZ DÜNYA’DA DEĞİL,
EVRENDE TEK DİN VARDIR.
EVREN TEK DİN SİSTEMİYLE ÇALIŞIR
ALLAH(C.C.)’IN DİN’İ TEKTİR.
DİN EVRENSELDİR. SADECE BİR
GURUBU VEYA TOPLUMU KAPSAMAZ
EVRENDE HER ŞEY DİN KAPSAMININ
İÇİNDEDİR.
ALLAH(C.C.) TEKTİR, RUH TEKTİR,
DİN TEKTİR, AKIL TEKTİR, CAN TEKTİR,
EVREN SİSTEMİ TEKTİR, İBADETLER TEKTİR,
EMİR VE YASAKLAR TEKTİR, İLİM KAYNAĞI
TEKTİR.
ALLAH(C.C.) TEKTİR, ALLAH(C.C.)’TAN BAŞKA
TANRILAR OLMAZ, DİN İÇİNDE DİN OLMAZ,
AKIL İÇİNDE AKIL OLMAZ, CAN İÇİNDE CAN
OLMAZ.
İBADETLER EVREN VE DÜNYA SİSTEMİNİ
AYAKTA TUTAR,
EVREN VE DÜNYA BİZLERE EMENETTİR, İŞTE BU
BİZLERİN İMTİHANIDIR. ÇÜNKÜ BİZLER
ALLAH(C.C.)’IN HALİFESİYİZ.
HAC, ORUÇ(RAMAZAN AYINDA),NAMAZ
İBADETLERİ, BU EVREN SİSTEMİNİN
DÖNGÜLERİNİ BİZLER TARAFINDAN
DEVAMINI SAĞLAYAN EMİRLERDİR.
ALLAH(C.C.)’IN BİZLERE TEBLİĞ ETTİĞİ
EMİRLER, YASAKLAR VE İBADETLER
BİLİMSELDİR.
ALLAH(C.C.)’IN İMTİHAN İÇİN BİZLERE
EMENET ETTİĞİ DÜNYA VE KÂİNAT SİSTEMİNİ
AYAKTA TUTMAK İÇİN İBADET FARZINI
YERİNE GETİRMEK, ALLAH(C.C.)’A OLAN
KULLUK GÖREVİMİZDİR.
ŞUNU HİÇ UNUTMAYALIM Kİ ALLAH(C.C.)’IN
HER ŞEYE GÜCÜ YETER.
Birçok insan gerçeklere değil, ata dinine inanmaktadır ve bunu kendine göre yorumlamaktadır. Oysa yaratıcının bize indirdiği din İslâm’dır, Hz. Adem (a.s.)’dan en son peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) devamlı aynı din tebliğ edilmiştir. Emirler, yasaklar ve ibadetler ilk peygamberden ittibaren aynıdır.
Dini daha iyi anlayabilmemiz için genel anlamı ile şöyle tarif edebiliriz.
İnsanların, canlıların, şuurluların, evrenin içinde bilinen bilinmeyen her şeyin, en küçük âlem atomların, en büyük âlem, gezegenlerin, yıldızların, galeksilerin, bütün evrenin maddi ve manevi Allah(c.c.)’ın emirlerine, yasaklarına ve kanunlarına uyarak yaşamasına, çalışmasına DİN denir.
BİR ZAMANLAR RABBİM MELEKLERE:
“BEN, YERYÜZÜNDE BİR HALİFE
ATAYACAĞIM.”
DEMİŞTİ(Bakara suresi. 30.Ayet)
BİZ, EMENETİ GÖKLER, YERE, DAĞLARA
TEKLİF ETTİK DE ONLAR YÜKLENMEKTEN
KAÇINDILAR, ONDAN ÜRKTÜLER,
İNSAN İSE ÇOK ZALİM VE ÇOK CAHİL
OLDUĞU HALDE ONU YÜKLENDİ.
( Ahzab suresi. ayet 72 )
GÖKLERDE VE YERDE NE VARSA
HEPSİ O’NUNDUR DİN DE DEVAMLI O’NA
AİTTİR.
ÖYLE İKEN SİZ, ALLAH’TAN BAŞKASINAN MI
KORKUYORSUNUZ( Nahl suresi. Ayet 52 )
O, HANGİNİZ DAHA GÜZEL DAVRANACAĞINI
İMTİHAN ETMEK İÇİN
GÖKLERİ VE YERİ ALTI GÜNDE
YARATTI.( Hud. Suresi. 7. Ayet)
ALLAH’IN GÖKLERDE VE YERDE
BULUNANLARI SİZİN EMRİNİZE VERDİĞİNİ
ÜZERİNİZE GİZLİ VE AÇIK NİMETLERİNİ
YAĞDIRDIĞINI GÖRMEDİNİZ Mİ?
(Lokman. suresi. 20. Ayet )
Namaz abdesti, Boy abdesti (gusül) ve Teyemmümün önemi
[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.Başlarınızı da meshedip , her iki topuğa kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz, tamamen yıkanın. Eğer hasta veya yolculukta bulunursanız veya biriniz defi hâcet yerinden gelir ya da kadınlara dokunur ya da suya ulaşmaya gücünüz yetmezse, o zaman temiz bir toprağa teyemmüm edin. Niyet edip, o topraktan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah’ın dilediği sizi sıkıntıya koşmak değil; ama O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak istiyor ki, belki şükredersiniz. ( Mâide suresi.Ayet 6.) 85
Namaz kılma emrini yerine getirmek için ilk önce abdest almak mecburdur. Abdestsiz kesinlikle namaz kılınmaz. Abdest almaya tek yönlü bakamayız, bedeni ve manevi olarak çok önemli faydaları vardır. Her namazdan önce abdest almak Allah(c.c.)’ı düşünmek, dünyevi hiçbir şey düşünmemek için aklınız ve bedenimizle hazırlık yapmaktır. Abdest o anı tespitlemektir, bu yüzden hiçbir şey düşünmemek gerekir. Abdest almak için niyet ettiğiniz andan itibaren abdesti alıp, daha sonra yönümüzü Kâbe’ye çevirerek namaz kılmaya niyet ettikten sonra ve namaz kılma ibadetinin sonuna kadar Allah(c.c.)’ı düşünmek gerekir. Abdest yanlızca su ile yıkamak değil, düşüncelerimizi de, aklımızı da Allah(c.c.)’a yöneltmektir.
Hz. Muhammed (s.a.s.) Peygamber’imiz buyuruyor ki:
” Abdest alırken Allah’ın adını anan kimsenin Allah bütün vücudunu temizler. Fakat Allah’ın adını zikretmeden abdest alan kimsenin sadece su dokunan âzaları temizlenir.
Hz. Muhammed (s.a.s.) Peygamber’imiz buyuruyor ki:
” Abdest üzerine abdest almak, nûr üzerine nûrdur”.
Bu hadisler bize müminlerin abdest almaya başladığından Allah(c.c.)’ı düşünmeye başlaması gerektiğini ve her namaz vaktinde abdest almanın faziletlerini bildirmektedir.
Namaz abdestini farz ve sünnetlere uyarak yapmak en doğru olanıdır. Farz olan kısımlar, yüzü yıkamak, elleri ve kolları(dirseklerle birlikte)yıkamak, ayakları topukla beraber yıkamak, yerle olan bağlantımızı sağladığı için yıkanır, başın dörte birini meshetmek ise Kabe’yi secde anında gördüğü içindir. aslında nötürlenir bir bakıma, bilimsel manada topraklama gibi, kötü enerji atmamızı sağlar. Vücuttaki enerjiler dengelenir. Konumuz vücudumuzun enerji dengeleri olduğu için abdestin farzlarını ele aldık.
Abdest sanıldığı gibi sadece bedensel temizlik değildir; öyle olsa idi toprakla teyemmüm manasız hale gelirdi. Demek ki abdest veya teyemmüm hem bedeni, hem manevi olarak nötürlenmek, dünyevi hiçbirşey düşünmemek Allah(c.c.)’ın huzuruna çıkmak için hazırlık yapmaktır.
Teyemmüm:
Suyun temiz olmaması, yeterli su olmaması ya da hiç su olmaması gibi durumlarda teyemmüm yapılır.Ayrıca su başkasının mülkü içinde ise, mülk sahibinin izni olmadıkça su yok hükmündedir, Mülk sahibi izin vermez ise teyemmüm geçerlidir, izin verirse teyemmüm bozulur, abdest alınır. Abdestsiz veya cünup olan kişi su bulamadığı zaman temiz toprak veya toprak cinsinden tuğla, kiremit gibi bir şeyle teyemmüm yapar.
Abdest ve teyemmüm diğer ibadetler gibi çok yönlüdür. Allah(c.c.)’ın emirleri ve yasakları, maddi, manevidir. Abdest de, teyemmüm de aynı şartlara bağlıdır. Burada esas konu vücudumuzdaki enerjiyi dengelemektir. Su veya toprak vücudumuzdaki enerjiyi, yani artı ( + ) ve eksi ( - )yi denge durumuna getirir, niyet etmekle beynimizi nötürleştirir, Allah(c.c.) ile birleniriz. Kelime-i şahadet getirdiğimizde Allah(c.c.)’ın tek olduğunu, Allah(c.c.)’tan başka ilah olmadığını özümsemiş oluruz. Şu anlama gelir: Allah(c.c.)’ın huzurunda art ı- eksi, sıcak – soğuk, varlık – yokluk, açlık – tokluk, gibi çift yönlü kavramlar yoktur. Bu kavramlar sadece bizim yaşadığımız dünya için geçerlidir. Allah(c.c.) huzurunda her şey tektir. Abdest alırken, namaz kılarken ibadetlerimizi yaparken bir şey düşünmediğimiz taktirde, bize izin verdiği ölçüde Allah(c.c.) ile birlenmiş (nötr), Allah(c.c.)’a daha yaklaşmış oluruz.
Su ile vücudumuzu yıkamak veya teyemmüm etmek dış temizlik, artı ( + ) ve eksi (- ) enerjiyi dengelemek, niyet etmek, beynimizi artı (+ ) ve eksi ( – ) dengeleyerek Allah(c.c.) düşünerek nötürleşmektir. Dünyevi hiçbir şey düşünmemek, abdestin başlangıcından namaz kılmanın sonuna kadar Allah(c.c.)’ın huzurunda olduğumuzu unutmamak gerekir. Namaz kılma ibadete hazırlık yapmaktır.
Boy abdesti hakkında biraz bilgi verecek olursak: Vücudumuzu yıkamakla abdesti ayırmamız gerekir, yıkanmak farklı, abdest almak farklıdır. Yıkanırken her şey düşünebilir, vücudumuzun herhengi bir yerini yıkayabilir, temizleyici maddeler kullanabilirsiniz. Fakat boy abdesti (gusül) alırken niyet etmek, nötürleşmek ve sırayla bütün vücudumuzun namaz abdestindeki gibi artı ( + ) ve eksi ( – ) enerjiyi tümden dengelemek gerekir. Boy abdesti (gusül) için yıkamak ile, vücudumuzun maddi temizliği için yıkanmak çok farklıdır. Bedenimizin % 70′ı sudur. Üzerinde bulunduğumuz dünyamızın % 70′i de su olduğunu hatırlatmakta fayda vardır.www.ahmetturk.com.tr
SLAM DİNİ, NAMAZ İBADETİ, İBADET NEDİR, EMANETLER VE İMTİHAN
[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
www.ahmetturk.com.tr.Namaz ibadeti Allah(c.c.) bütün peygamberlere tebliğ ettiği emirlerden bir tanesi ve en önemli ibadetlerdendir. İbadetler çok yönlüdür, yanlız insanların iç konforuna, psikolojisine hitap etmez. Allah(c.c.)’ın dünyaya bu kadar peygamber göndermesinin en önemli sebebi, insanlık tarafından unutulan ibadetlerin, emirlerin, yasakların devamlı hatırlatılması veya öğretilmesidir. Allah(c.c.)’ın emirlerinin, yasaklarının ve ibadetlerinin dışında insanların kendilerinin buldukları ve uyguladıkları ayindir, ibadet değildir ayin insanların iç konforuna, psikolojisine hitap eder. Evrenin bütünlüğüne hiçbir katkısı yoktur. Allah(c.c.)’ın emirleri olan NAMAZ, ORUÇ (Ramazan ayında), HAC ibadetleri evrenseldir
- Bizlerin bedensel sağlığımızı
- Ruhsal gelişmemizi
-Toplumsal huzuru
- Dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşü
-Dünyanın Güneşin etrafındaki turunu
-Dünyanın heryerini saran radyasyon kuşağını
-Dünyanın manyetik alanlarını
-Dünya üzerinde bulunan bütün dengeleri
-Evren sisteminin çalışması, ayakta durması, Allah(c.c.)’ın bizlere öğrettiği ibadetlerle devamlılığını sürdürür.
İbadetler bilimseldir, akıldandır, evrende küçük bir sistem çökerse bütün evreni etkiler unutmayalım dünya bizlere Allah(c.c.)’ın emanetidir, bu emanetler bizlerin, kişisel, toplumsal, dünyasal ve evrensel imtihanımızdır.
Biz emaneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar yüklenmekten kaçındılar, ondan ürktüler, insan ise çok zalim ve çok cahil olduğu halde onu yüklendi. ( Ahzab suresi. ayet 72 )
Bizler Allah(c.c.)’ın emirlerini yanlız ibedet olarak yerine getirdiğimizi düşünerek haraket ederiz. Kitabımızda buraya kadar namaz ve hac ibadetinin öneminden bahsettik. Allah(c.c.)’ın Cebrail (a.s.) vasıtası ile peygamberlere öğrettiği namaz ve hac ibadeti esnasında yaptığımız haraketlerin ne anlama geldiğini ve neden yaptığımızı bilmeliyiz.www.ahmetturk.com.tr
DİN NEDİR?
www.ahmetturk.com.tr.Hepimiz kendi toplumumuzda, kendi çevremizde, farklı din düşünceleri ile büyüdük. Önce ailemizden, sonra çevremizden aldığımız bilgiler sonucunda, bir inanç sistemine dahil olduk. çoğumuz; bize yaratıcının verdiği aklı kullanmadan, araştırıp öğrenmeden, bazı öğretilerin etkisinde kaldık. Bu sebeptendir ki inanç, günümüzde insanların duygularına hitap eder duruma gelmiştir. doğal olarak herkes kendi inancının doğru olduğunu düşünmektedir. Tabii ki insanlar inandıkları her fikirde hürdür, kimse kimsenin fikrini değiştiremez. Fakat değişmeyen gerçekler vardır, din düşüncesi, inanç, insanların duygularına değil, ilk önce aklına hitap etmelidir. Daha sonra gönüle girmelidir. Eğer inancımız duygularımıza, ihtiyaçlarımıza ve gönül lüksümüze göre şekillenecek olsaydı, her insanın kendine ait bir dini oluşurdu. Şimdiye kadar gördüğümüz yaygın olan inançlar bu anlatmak istediğimizden çok farklı değil. Akıl süzgecinden geçmeden, körü körüne inanmaya veya inanmamaya dayalı inanç sistemi, insanlık için çok acı bir gerçek. Birçok insan gerçeklere değil, ata dinine inanmaktadır ve bunu kendine göre yorumlamaktadır. Oysa yaratıcının bize indirdiği din İslâm’dır, Hz. Adem (a.s.)’dan en son peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) devamlı aynı din tebliğ edilmiştir. Emirler, yasaklar ve ibadetler ilk peygamberden ittibaren aynıdır.
De ki;” Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Musa’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilene inandık, iman getirdik. Onlardan hiç birinin arasını ayırmayız ve biz ancak O’na boyun eğen Müslümanlarız. (Âl-i İmrân suresi, Ayet 84)
Oysaki onlara, dini yanlız O’na özgüleyerek, dosdoğru yüriyen kişiler halinde sadece Allah’a ibadet etmeleri namazı kılmaları, zekât vermeleri emredilmiştir. İşte budur doğru, eskimez ve aşınmaz din. (Beyine Sur. Ayet 5)
Dini daha iyi anlayabilmemiz için genel anlamı ile şöyle tarif edebiliriz.
İnsanların, canlıların, şuurluların, evrenin içinde bilinen bilinmeyen her şeyin, en küçük âlem atomların, en büyük âlem, gezegenlerin, yıldızların, galeksilerin, bütün evrenin maddi ve manevi Allah(c.c.)’ın emirlerine, yasaklarına ve kanunlarına uyarak yaşamasına, çalışmasına DİN denir.
Allah(c.c.) tektir, ruh tektir, akıl tektir, can tektir, evren sistemi tektir, ibadetler tektir, emir ve yasaklar tektir, ilim kaynağı tektir.
Allah(c.c.) tektir, Allah(c.c.)’tan başka, tanrılar olmaz, din içinde din olmaz, akıl içinde akıl olmaz, can içinde can olmaz.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Din de devamlı O’na aittir. Öyle iken siz, Allah’ tan başkasından mı korkuyorsunuz? ( Nahl suresi. Ayet 52 ) 59
Din evrenseldir. Sadece bir gurubu veya toplumu kapsamaz. Evrende her şey din kapsamının içindedir, tek bir sistemdir.
Allah(c.c.), Ayet-el Kürsi’de, evrenin kürsi ile kaplı olduğunu ve her şeyin Allah(c.c.)’a ait olduğunu bizlere bildirmektedir. Allah(c.c.) bizleri ilgilendiren evrenden bahsetmiştir, bütün evrenlerin, Arş’ın bilmediğimiz, hatta bilemiyeceğimiz her şeyin yaratanı ve sahibi Allah(c.c.)’dır. Bizlerin, cüzi (küçük) aklımızın kavrıyacağı ilim değildir. Bizlerin görevi Allah(c.c.)’a kulluktur.
Kitabın içinde Evenin işleyiş sistemi, insan vücudu, kanser ve şeytan, din, namaz ve diğer ibadetler gibi merakla okuyacağınız konulara yer verilmiştir. Bu güne kadar bildiğiniz dini bilgilerin dışında çok farklı konuları okuyacak ve ibadetlerin tek bir amaç için olmadığını, Allah(c.c.)’ın emir ve yasakları maddi ve manevi kişisel olgunluğa, toplumsal yaşamaya ve toplum düzenine, Allah(.c.)’ın bizlere emrettiği ibadetler ise dünyanın üzerindeki bizlerde dahil olmak üzere mevsimler, dünyanın elektromanyetik koruyucu kalkanı, dünyanın dönüşü v.b. gibi bütün fiziki ve doğal döngülerine , dünyanın uzaydaki konumuna ve evrenin çalışmasına, Kâ’be’nin önemini, ibadetlerin çok önemli katkıda bulunduğunu kanıtlayan bilgiler bulacaksınız. Çünkü bu dünya ve evren bizlere emanet edilmiştir, işte bu bizim imtihanımızdır.
O, hanginizin daha güzel davranacağını imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı; Arş’ı ise su üstünde idi. Böyle iken Allah bilir onlara ” Siz öldükten sonra diriltileceksiniz” demiş olsan, kesinlikle ” Bu apaçık bir aldatmadan başka bir şey değildir” derler. ( Hud. Suresi. 7. Ayet )
Allah’ın göklerde ve yerde bulunanları sizin emrinize verdiğini, üzerinize gizli ve açık nimetlerini yağdırdığını görmediniz mi? Bununla beraber insanların içinde kimisi de var ki, ne bir ilme, ne bir rehbere, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp duruyor. ( Lokman. suresi. 20. Ayet )
Amacımız dünya ve evren sistemini sizlere sunmak, aklınız hitap etmektir; düşüncelerinizi, inançlarınızı değiştirmek değil, her kültüre, her akla uygun gerçeği, anlaşılır bir şekilde sizlere sunmaya gayret göstermektir. Burada amaç haddimizi aşmak değil, insanlık tarafından unutulan bilgileri hatırlatmaktır. Tabi ki Yaratıcı’nın Külli aklı ve sınırsız, sonsuz ilmi yanında benim cüz’i aklımla vereceğim bilgiler okyanusta bir damla kadardır.www.ahmetturk.com.tr