#ÖFKE: İnternetin psikolojisi

KONULAR

HESAPLAMALAR

ARAMA

#ÖFKE: İnternetin psikolojisi

Çin sosyal medya platformu Weibo üzerinden gerçekleştirilen yeni bir araştırmaya göre, çevrimiçi ilişkilerde en çok etkileşim yaratan duygu “öfke”.

Twitter benzeri sosyal medya sitesi Weibo üzerinden, 70 milyon kullanıcının gönderilerini inceleyen bilim adamları, “tweet”leri duygusal kategorileri ayırdı. Mutluluk gibi duygular takipçiler tarafından “retweet” edilse de maalesef sosyal medya üzerinde yayılmaya en yatkın “tweet”ler kızgın mesajlar. Araştırmacılara göre öfke içeren gönderiler dalga etkisiyle üçüncü dereceye kadar yayılabiliyor. Yani benim öfkeli “tweet”im, benim takipçimin takipçisinin takipçisini etkileyebilir.

Araştırma Çin’e özgü olduğu için batı ağırlıklı Twitter camiasını yansıtmıyor gibi gözükebilir. Ama iki sosyal medya kültürü arasındaki paralellikler düşündürücü.

Kişilerin duygusal açıdan birbirini etkilemesi şaşırtıcı değil. Ama sosyal medyada kişiler arasındaki bu bağ o kadar kuvvetli ki çevrimiçi duygular bulaşıcı hastalık gibi yayılabiliyor. Asıl etkileyici olan ise internet ortamındaki öfke bağımsız bireyler tarafından tüm dünyaya yayılıyor. Sosyal ağlardaki varlığınız ne kadar genişse yarattığınız duygusal etki de o kadar güçleniyor. 44 milyon takipçisi olan Justin Bieber, öfkeli bir yorum atacak olursa, yaratacağı empatik çılgınlığın boyutunu hayal etmeye çalışın!

İnternetin negatif cümleleri öfkeli çığlıklara dönüştürebilme özelliği uzun zamandır bilim adamlarının ilgisini çekiyor. 2008’de yapılan bir araştırma, blog yazarlarının, normalin üstünde psikolojik sıkıntı, anksiyete ve stres belirtileri gösterdiğini ortaya koymuştu. Öfke patlamaları sanal ortamda gerçek dünyaya kıyasla çok daha sık karşılaşılan bir durum.

İnternette kimliğimiz kısmen belirsiz, gerçek dünyada olduğu gibi genel bir yargı/otorite ve sonuç ilişkisi yok; dolayısıyla yüz yüzüyken göstermekten çekineceğimiz öfkeyi, bilgisayar ekranına yansıtmakta sakınca görmüyoruz. Bilgisayar üzerinden yazışmak bilinçaltında kendi kendine konuşma hissi yaratıyor ve ekrana yazdığımız kelimelerin diğer ucunda kanlı canlı başka bir insan olduğunu unutuyoruz. Dev sosyal medya ağı sayesinde öfke ikinci ve üçüncü dereceden bağlantılara yayılıyor ve katlanarak büyüyor. Sonuç: 140 karakteri aşmayan görünürde masum bir ileti akıl almaz sayıda kişiyi duygusal olarak etkiliyor.

İnsanların sevinçlerini de internette paylaşması ve başkalarını üzecek konulara hassas yaklaşması biraz olsun içimizi rahatlatsa da araştırmalar, çevrimiçi öfkenin, diğer tüm duygulardan daha hızlı ve daha çok yayıldığını gösteriyor. Çin’deki araştırma bu durumu kanıtladığı için dikkat çekici; şimdi sanal alışkanlıklarımızı gözden geçirmek ve bir şeyleri değiştirmek için her zamankinden daha çok nedenimiz var.

Kaynak: http://greatist.com/happiness/anger-internets-most-powerful-emotion-091813

Greatist

10 Nisan 2014

Yorumlar

Yorum yapmak için lütfen isminizi giriniz.