"İntihar turizmi" artıyor!

KONULAR

HESAPLAMALAR

ARAMA

"İntihar turizmi" artıyor!

İsviçre'de klinik ölüm yardımı (ötenazi) alanların sayısı son 4 yılda iki katına çıktı. Ötenazi nedir merak ediyor musunuz?

Journal of Medical Ethics'te yayınlanan araştırmaya göre; İsviçre'ye giderek klinik ölüm yardımı alanların sayısı son 4 yılda iki katına çıktı. Bu ziyaretlere "intihar turizmi" de deniyor. Araştırmaya göre; 2012'de 172 kişi yurt dışından İsviçre'ye giderek ötenazi talebinde bulundu ve bu kişilerin yaşamlarına kendi istekleri üzerine son verildi. İsviçre'de 1940'dan beri ölüm yardımı yani ötenazi yasal olarak uygulanabiliyor. Lüksemburg, Belçika ve ABD'nin bazı eyaletlerinde de ötenazi kanunen mümkün. Ancak İngiltere ve Fransız uluslararası Mahkemeleri ve İnsan Hakları örgütleri ötenazinin yasallığı konusunda aynı fikirde değil.

Kalıcı hastalıkları olup yaşamına son vermek için İsviçre'ye gidenlerin hastalıklara göre dağılımı değişiklik gösterebiliyor. Araştırmacılar "intihar turistlerinin" üçte birinin, birden fazla hastalığının bulunduğunu söylüyor. Ama motor nöron hastalığı (ALS), Parkinson ve multipl skleroz (MS) gibi nörolojik hastalıklar toplam vakanın %50'sini oluşturuyor ve bunları kanser izliyor. İsviçre'ye giden 611 kişinin yarısını Almanlar oluşturuyor. %20 İngiliz, %10'unu da Fransız ve İtalyanlar oluşturuyor.

Ötenazi nedir?

Ötenazi; "ölümün kaçınılmaz olduğu ve tıp biliminin varolan verilerine göre iyileşme olasılığı olmayan veya dayanılmaz acı içinde olan kişinin hayatının tıbbi yollarla sonlandırılması veya tıbbi yardımın kesilerek ölüme terk edilmesi" olarak tanımlanıyor. Yani iyileşme ihtimali olmayan hastanın kendi rızası üzerine, doktor yardımıyla acısını en aza indirecek şekilde yaşamına son verilmesi.

Etik açıdan ötenazi tarih boyunca en çok tartışılan konulardan biri. Antik Yunan'da doktorların ölümcül bir hastayı tedavi etmesi hoş karşılanmaz, doktor için bir başarısızlık kabul edilirdi. Öte yandan Hipokrat Yemini net bir şekilde ötenaziyi yasaklar:

Hekimin hastaya, hasta arzu etse dahi ölümcül bir ilaç vermesi veya tavsiye etmesi yasaktır.

Hipokrat yemininin yanı sıra ünlü filozof Aristo da kişinin kendi yaşamına son vermesine karşı çıkıyordu. Daha sonraki dönemlerde intiharı savunan düşünürler ortaya çıktı: İngiliz yazar ve düşünür Francis Bacon, hekimlerin hastaların ölümünü kolaylaştıracak bilgiye ve yeteneğe sahip olmaları gerektiğinden söz etmiştir. Ötenazi kavramının Franscis Bacon'un bu söylemleri ile ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Günümüzde hala tüm dünyada yasal olan bir durum değildir. İnsan hakları örgütleri başta olmak üzere ötenaziye karşı olan pek çok örgüt ve devlet bulunuyor. Türkiye'de konuyla ilgili bir uygulama bulunmadığı için ötenazi "kasten adam öldürme" suçu olarak görülmektedir. Ötenazi uygulamasını yasal olarak kabul etmiş ülkelerde de şartlar oldukça ağır.

Ötenazi aktif ve pasif olmak üzere 2'ye ayrılıyor. Aktif ötenazi, hastanın doğrudan yaşamına iğne yoluyla son verilmesidir. Pasif ötenazi ise hastanın bağlı olduğu cihazların kapatılmasıyla yaşamına son verilmesidir.

Sağlıkveyaşam

25 Ağustos 2014

Yorumlar

Yorum yapmak için lütfen isminizi giriniz.