Tip 1 diyabet

KONULAR

HESAPLAMALAR

ARAMA

Tip 1 diyabet

Tip 1 diyabet- Yaşam boyu süren bu endokrin bozukluğunun semptomları ve tedavisi

Eskiden genç diyabeti veya insüline bağımlı şeker hastalığı olarak bilinen Tip 1 Diyabet, enerji üretmek için şekerin (glikozun) hücreye girmesine izin vermek için gerekli hormon olan insülinin pankreas tarafından az üretildiği ya da hiç üretilmediği kronik bir durumdur.

Genetik ve bazı virüslere maruz kalma gibi çeşitli faktörler tip 1 diyabete katkıda bulunabilir. Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da ergenlik döneminde gibi görünse de yetişkinlerde de gelişebilir.

Aktif araştırmalara rağmen, kontrol altına alınsa da tip 1 diyabetin tedavisi yoktur. Uygun tedavi ile tip 1 diyabeti olan insanlar geçmişte sahip olduklarından daha uzun ve daha sağlıklı yaşamayı bekleyebilirler.

Belirtileri

Tip 1 diyabetin bulguları ve semptomları çabuk ortaya çıkabilir ve aşağıdaki durumları içerebilir:

  • Susama ve idrara çıkış sıklığının artması
  • Aşırı açlık
  • Kilo kaybı
  • Yorgunluk
  • Bulanık görme

Ne zaman doktora gitmelisiniz Herhangi bir tip 1 diyabet bulgu ve semptomları fark ederseniz doktorunuza danışın.

Nedenleri

Tip 1 diyabetin kesin nedeni bilinmemektedir. Tip 1 diyabeti olan birçok kişide, normalde zararlı bakteri ve virüslerle savaşan kendi bağışıklık sistemi, pankreas içindeki insülin üreten (adacık) hücrelerini tahrip eder. Genetiğin bu süreçte rolü olabilmekte ve belirli virüslere maruz kalma bu hastalığı tetikleyebilmektedir.

İnsülinin Rolü

Adacık hücreleri bir kez tahrip olduğunda, ya çok az insülin üretiriz ya da hiç üretemeyiz. İnsülin, mide arka altında yer alan bir bez olan pankreastan gelen bir hormondur.

  • Pankreas insülini kana salgılar.
  • İnsülin dolaşımda şekerin hücrelere girmesini sağlar.
  • İnsülin kanınızdaki şeker miktarını düşürür.
  • Kanınızdaki şeker miktarı azaldığında, pankreastan salgılanan insülin miktarı da düşer.

Glikozun Rolü

Glikoz –şeker- kas ve diğer dokuları oluşturan hücrelerin ana enerji kaynağıdır.

  • Şeker iki temel kaynaktan gelebilir: yemeklerden ve karaciğerinizden.
  • Şeker kana emilir, insülin yardımıyla hücrelere girer.
  • Karaciğeriniz glikozu glikojen olarak depolar.
  • İnsülin seviyeniz düşerse, örneğin bir süre yemek yememişseniz, karaciğer glikoz seviyenizi normal aralıkta tutmak için depoladığı glikojeni glikoza çevirir.

Tip 1 diyabette, glikozun hücrelere girmesine izin veren insülin yoktur, bu yüzden şeker kanınızda birikir ki bu durum yaşamı tehdit eden komplikasyonlara neden olabilir.

Tip 1 diyabetin nedenleri daha çok bilinen tip 2 diyabetten farklıdır. Tip 2 diyabette, adacık hücreleri hala fonksiyoneldir ancak, ya vücut insüline karşı direnç geliştirir, ya pankreas yeterli miktarda insülin üretmez ya da ikisi birden gerçekleşir.

Tedavi ve ilaçlar

Tip 1 diyabet tedavisi için bir ömür boyu:

  • İnsülin alımı
  • Düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı kiloyu korumak
  • Sağlıklı yiyeceklerin yenmesi
  • Kan şekeri takibini

gerekmektedir.

Amaç, komplikasyonları geciktirmek ya da önlemek için kan şeker seviyenizi normale yakın tutmanızdır. İstisnalar olsa da, genellikle, amaç kan şeker seviyenizi gündüz yemeklerden önce 80 ila 120 mg/dL (4,4 ila 6,7 mmol/L arası) ve gece ise 100 ila 140 mg/dL (5,6 ila 7,8 mmol/L arası) arasında tutmaktır.

Eğer diyabetinizle baş etmek güç geliyor ise, günde bir kez sürdürün. Ve unutmayın ki yalnız değilsiniz. Kan şeker seviyenizi mümkün olduğunca normale yakın tutmak için diyabet tedavi takımıyla yakinen çalışacaksınız.

İnsülin ve diğer ilaçlar Tip 1 diyabeti olan herkesin insülin terapisine ihtiyacı vardır. Tanı konduktan sonra, kan şekeri az veya hiç insülin ile kontrol edildiği bir "balayı" dönemi olabilir. Ancak, bu aşama sürmez.

İnsülinin birçok türü vardır ve şunları içerir:

  • Kısa etkili insülin
  • Yavaş etkili insülin
  • Orta seçenekleri

Olağan insülin örnekleri, insülin izofan, insülin lizpro and insülin aspart. Yavaş etkili insülinler, glargin ve detemir’i içerir.

İhtiyaçlarınıza bağlı olarak, doktorunuz gün ve gece boyunca kullanmak için insülin türlerinin bir karışımını önerebilir.

İnsülin aşağıdakilerin herhangi biri ile uygulanabilir:

  • İnce iğne ve şırınga
  • İnsülin kalemi— kartuşunda insülin olması dışında mürekkepli kaleme benzeyen bir araç
  • İnsülin pompası — vücudun dışında giyilen bir cep telefonu büyüklüğünde bir cihazdır. Vücudun karın kısmında deri altına yerleştirilen bir kateter ile insülin rezervuarını bir tüp bağlar. Pek çok alanda kullanılabilir olan bir kablosuz pompa opsiyonu da bulunmaktadır. Derinizin altına yerleştirilen küçücük bir kateteri olan insülin rezervuarını vücudunuza giyersiniz. İnsülin pod karın, bel, alt bacak, bacak ya da kola giyilebilir. Programlama pod ile iletişim kuran bir kablosuz cihaz ile yapılır.

Pompalar otomatik olarak kısa süreli insülini belirli miktarda dağıtmak için programlanmıştır. İnsülinin bu durağan dozu bazal oranınız olarak bilinmektedir ve hangi uzun etkili insülini kullanırsanız kullanın onun yerini alır. Yemek yediğinizde, yediğiniz karbonhidrat miktarına ve mevcut kan şekerinize göre pompayı programladığınızda, size yemeğinizi kapsayacak ve eğer yükselmişse kan şekerinizi düzeltecek insülinin “bolus” dozu denilen dozu verecektir. Bazı araştırmalar bazı kişilerde insülin pompasının kan şeker seviyesini kontrol etmede enjeksiyona göre daha etkili olduğunu göstermiştir.

Henüz mevcut olmayan ve yeni gelişmekte olan bir tedavi yaklaşımı insülin teslimatına kapalıdır ve aynı zamanda yapay pankreas olarak da bilinir. Bu, bir insülin pompasını glikoz monitörüne bağlar. Monitör ihtiyacı olduğunu gösterirse cihaz otomatik olarak doğru miktarda insülin sağlar. Test cesaret verici sonuçlar göstermiştir ancak, daha fazla araştırma gereklidir.

İnsülin kan şekerini düşürmek için oral olarak alınamamaktadır, çünkü mide enzimleri insülinin aksiyonunu engeller.

Bununla beraber bazen oral ilaçlar reçetelenmiştir, örneğin:

  • Yüksek tansiyon ilaçları. Yüksek tansiyonunuz olmasa bile, doktorunuz size anjiyotensin-dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri ya da anjiyotensin II reseptör bloklayıcılar (ARBs) olarak bilinen ilaçları reçetelendirebilir. Çünkü bu ilaçlar böbreğinizi sağlıklı tutmaya yardımcı olabilir. Diyabeti olan kişilere 130/80 milimetre cıvadan (mm Hg) daha az kan basıncına sahip olmaları önerilmektedir.
  • Aspirin. Doktorunuz kalbinizi korumak için günlük bebek ya da normal aspirin almanızı önerebilir.
  • Kolesterol düşürücü ilaçlar. Yüksek kan basıncı ilaçları ile birlikte, doktorunuz size statinler denen kolesterol düşürücü ilaçları yazmak için kolesterolünün yükselmesini beklemeyebilir. Kolesterol kuralları diyabeti olan kişiler için kalp hastalığı riskinin yüksek olması nedeniyle daha agresiftir.

Amerikan Diyabet Derneği, düşük dansiteli lipoprotein (LDL veya "kötü") kolesterolün 100 mg/dL (2,6 mmol/L)’in üstünde ve yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL veya "iyi") kolesterolün 50 mg/dL (1,3 mmol/L)’in altında olması öneriyor. Başka bir tip kan yağı olan trigliseritler 150 mg/dL (1,7 mmol/L)’den daha az olması idealdir.

Doktorunuz ayrıca pramlintide yazabilir. Yemek yemeden önce bu ilacın enjeksiyonu, yemeklerden sonra oluşan kan şekerinin keskin artışını frenlemek için mide yoluyla gıda hareketini yavaşlatabilir.

Sağlıklı beslenme ve karbonhidrat takibi Genel görüşün aksine, diyabet diyeti diye bir şey yoktur. Hayat boyunca sıkıcı mülayim yiyeceklerle kısıtlı kalmayacaksınız. Bunun yerine düşük yağlı, yüksek lifli yiyecekleri diyet gıdalarının merkezine almaya ihtiyacınız olacak. Örneğin,

  • Meyveler
  • Sebzeler
  • Kepekli tahıllar

Daha az hayvansal ürünler ve beyaz ekmek, tatlılar gibi rafine edilmiş karbonhidratlar tüketeceksiniz. Bu şeker hastalığı olmayan insanlar için bile iyi genel beslenme planıdır.

Kendinize karbonhidratları metabolize etmek adına yeterli insülini verebilmek için yiyeceklerin içindeki karbonhidratların nasıl değerlendireceğinizi öğrenmeniz gerekmektedir. Bir diyetisyen size, sağlık hedefleri, gıda tercihleri ve yaşam tarzınıza uygun bir yemek planı oluşturmanızda yardımcı olabilir.

Fiziksel Aktivite Herkes düzenli aerobik egzersizine ihtiyaç duyar ve tip 1 diyabeti olan kişiler de bunun dışında değildirler. Doktorunuzdan egzersiz için onayı alın. Sonra, yürüyüş, yüzme ya da bisiklet gibi sevdiğiniz bir aktiviteyi seçin. Fiziksel aktiviteyi günlük rutininizin bir parçası yapın. Hartanın birçok günü en az 30 dakika aerobik egzersizini hedefleyin. Esneklik ve güç eğitim egzersizlerini de çok önemlidir. Eğer uzun süredir aktif değilseniz, yavaşça başlayın ve kademeli olarak arttırın.

Unutmayın ki çalışmayı bitirdikten uzun süre sonra fiziksel aktivite kan şekerinizi düşürür. Eğer yeni bir aktiviteye başlarsanız, o fiziksel aktivitenin kan şeker seviyelerini nasıl etkilediğini öğrenene kadar normalden daha sık kan şeker seviyenizi ölçün. Yemek planınızı ve insülin dozajınızı artan aktivitenize göre ayarlamanız gerekebilir. Eğer insülin pompası kullanıyorsanız, geçici bazal oranınızı kan şekerinizi düşürmek için ayarlayabilirsiniz. Doktorunuza ya da diyabet eğitmeninize nasıl yapılacağını göstermesini isteyiniz.

Kan şekeri gözlemlenmesi Nasıl bir tip insülin terapisi seçtiğinize ya da sizden istendiğine bağlı olarak- günde 2 enjeksiyon, çoklu günlük enjeksiyonlar ya da insülin pompası- günde en az 4 kez ya da olabildiğince sık bir şeklide kan şeker seviyenizi ölçmeniz ve kayıt etmeniz gerekebilir. Dikkatli gözlemleme kan şeker seviyenizin hedeflediğiniz aralıkta olduğunu bilmenizin tek yoludur. Kan şeker seviyelerinizi ölçmeden elleriniz yıkadığınızdan emin olunuz.

İnsülini alsanız ve katı bir programda beslenseniz bile kanınızdaki şeker miktarı beklenmedik şekilde değişebilir. Diyabet tedavi takımınızın yardımıyla, kan şeker seviye değişikliklerinize nasıl yanıt vermeniz gerektiğini öğreneceksiniz:

  • Beslenme. Ne ve ne kadar yediğiniz kan şeker seviyenizi etkileyecektir. Kan şekeri yemeklerden 1 ya da 2 saat sonra tipik olarak en yüksek seviyeye ulaşır.
  • Fiziksel aktivite. Fiziksel aktivite şekeri kanınızdan hücrelerinize taşır. Ne kadar aktifseniz kan şeker seviyeniz de o kadar düşer. Bu durumu telafi etmek için insülin doz seviyenizi beklenmedik fiziksel aktivitelerden önce düşürmeniz gerekebilir.
  • İlaç tedavisi. Kan şeker seviyenizi düşürmek için insüline ihtiyacınız vardır. Ancak, diğer ilaçlar da kan şeker seviyenizi etkileyebilir, bazen de diyabet tedavi planınızın değiştirilmesine ihtiyaç duyulabilir.
  • Hastalık. Üşütme ya da diğer hastalıklar esnasında, vücudunuz kan şeker seviyenizi yükseltecek hormonlar üretebilir. Bu durum diyabet tedavi planınızda değişiklikleri gerektirebilir.
  • Alkol. Ne kadar içtiğinize ve aynı anda yemek yiyip yemediğinize bağlı olarak alkol düşük ya da yüksek kan şekerine neden olabilir. Eğer içki içmeyi tercih ettiyseniz bunu aşırıya kaçmadan, yani kadınlar için günde bir içki ve erkekler için 2 ya da daha az, yapın.
  • Stres. Vücudunuzun uzun süreli strese yanıt olarak hormon üretebilir ve bu da insülinin düzgün çalışmasını engelleyebilir.
  • Kadınlar için, hormonların dalgalanması. Adet döngüsü sırasında hormonlarınız dalgalanması özellikle âdetinizden bir hafta önce kan şeker seviyelerinizin de dalgalandırabilir Menopoz da kan şekeri düzeyi dalgalanmaları tetikleyebilir.

Sürekli glikoz izleme (SGİ), kan şekeri düzeylerini izlemek için yeni bir yoldur ve hipoglisemi durumu gelişmiş kişiler için çok yararlı olabilir. Sürekli glikoz monitörleri birkaç dakikada bir kan şeker seviyesi kontrolü için ince uçlu iğne kullanılarak deri altına yerleştirilir. SGİ henüz standart kan şekeri izleme gibi doğru olarak düşünülmemektedir, bu nedenle kan şekeri izleyebilmek için bir yedek yöntem olarak kabul edilmez, ama bazı insanlar için ek bir tedbir olarak kullanılabilir.

Durumsal kaygılar Bazı yaşam koşulları, farklı kaygıları çağırır.

  • Araç kullanımı. Hipoglisemi her an ortaya çıkabilir, siz araç kullanırken bile. Araç üzerinde olmadığınız her an kan şekerinizi kontrol etmeniz iyi bir fikirdir. Eğer 70 mg/dL (3,9 mmol/L)’den düşük ise atıştırmalık bir şeyler yemeniz ve kan şekerinizin güvenli seviyeye çıktığından emin olmanız için 15 dakika içinde testi tekrar etmeniz gerekir. Düşük kan şekeri araba kullanırken ihtiyacınız olan konsantrasyonu ve hızlı reaksiyon vermenizi zorlaştırır.
  • Çalışma. Önceleri tip 1 diyabeti olan insanlar diyabetik oldukları için sıklıkla belirli işler reddetmişlerdir. Neyse ki diyabet tedavisindeki gelişmeler ve ayrımcılık karşıtı yasalar geçmişte çok sık olan bu tamamen yasaklamaları geçmişte bırakmıştır. Ancak, tip 1 diyabet işyerinde bazı sorunlar oluşturabilmektedir. Örneğin, eğer ağır makine araç veya faaliyet içeren bir işte çalışmak çalışıyorsanız hipoglisemi siz ve etrafınızdakiler için ciddi bir risk oluşturabilir. Kan şekerinizi kontrol etmek için kısa bir ara ve herhangi bir zamanda yemek ve suya hızlı erişim sağlayabilmeniz gibi belirli konforlara sahip olduğunuzdan emin olmak için doktorunuz ve işvereninizle birlikte çalışmanız gerebilir. Böylece diyabetinizle baş edebilir ve düşük kan şeker seviyelerinin önüne geçebilirsiniz. Diyabetli kişiler için işverenlerin makul konfor sağlamasını gerektiren federal ve eyalet yasaları vardır.
  • Hamile kalmak. Tip 1 diyabeti olan hamile kadınlarda, hamilelik komplikasyon riskleri daha fazla olduğu için, uzmanlar bu kadınlara değerlendirmelerinde önyargılı olmalarını ve hamile kalmadan önce A1C değerlerinin %7’den az olması gerektiğini önermektedirler. Yüksek tansiyon ya da kolesterolü düşürücü gibi ilaçların hamilelikten önce durdurulması gerekebilir. Özellikle gebeliğin ilk 6-8 haftası boyunca düzgün kontrol edilmemiş tip 1 diyabetli kadınlarda doğum kusuru riski yüksektir bu yüzden hamileliğin planlanması önemlidir. Dikkatli diyabet idaresi hamilelik sırasında komplikasyon riskini azaltabilir.
  • Yaşlılık. Ne aktif ve normal bilişsel becerilere sahipseniz, diyabet idare amaçlarınız gençken ki ile aynı kalacaktır. Ancak, hasta, zayıf ya da bilişsel problemleri olanlar için, kan şekerinin sıkı kontrolü pratik olmayabilir. Eğer diyabetli bir sevdiğiniz ile ilgileniyorsanız, o kişinin yeni diyabet hedefleri için doktoruyla konuşmanız gerekmektedir.

Araştırma Tedavileri

  • Pankreas nakli. Başaralı bir pankreas nakli ile daha fazla insüline ihtiyacınız olmayacaktır. Ancak, pankreas nakilleri her zaman başarılı değildir – ve işlem ciddi riskler barındırır. Organ reddini önlemek için ömür boyu bağışıklık-baskılayıcı ilaçlara ihtiyaç duyarsınız. Bu ilaçlar, yüksek enfeksiyon riski ve organ hasarı gibi yan etkilere sahiptir. Bu yan etkiler diyabetin kendisinden daha tehlikeli olduğu için pankreas nakli diyabeti çok zor kontrol edilebilen kişiler için önerilmektedir.
  • Adacık hücre nakli. Araştırmacılar verici pankreastan yeni insülin üreten adacık hücre nakli ile ilgili deneysel çalışmalar yapmaktadır. Geçmişte bu deneysel prosedür bazı problemlerle karşılaşsa da, yeni teknikler ve daha iyi ilaçlar ile adacık hücre reddi bu naklin ileriki başarı şansını arttırmaktadır. Buna rağmen adacık hücre nakli bağışıklık baskılayıcı ilaçlara gereksinim duymaktadır ve kendi doğal adacık hücrelerine yaptığı gibi, vücut genellikle nakledilen adacık hücrelerini de yok ederek insülin enjeksiyonsuz geçen zamanı kısaltır. Ek olarak, bu tedavinin yaygınlaşması için yeterli adacık hücresine ulaşılamamaktadır.
  • Kök hücre nakli. 2007’de Brezilya’da yapılan çalışmada, küçük bir grup yeni tanı konmuş tip 1 diyabetli kişilere kendi kanlarından elde edilen kök hücreler verildikten sonra insülin kullanımının durdurulabildiği görülmüştür. Bağışıklık sistemini kapatıp tekrardan inşa eden durumları içeren kök hücre nakilleri riskli olabilmekte, bu teknik bir gün tip 1 diyabet için ek bir tedavi seçeneği sağlayabilir.

Sorunun işaretleri En iyi çabalarınıza rağmen, bazen sorunlar ortaya çıkacaktır. Tip 1 diyabetin bazı kısa vadeli komplikasyonları acil bakım gerektirir. Tedavi edilmediğinde, bu koşullar nöbet ve bilinç (koma) kaybına neden olabilir.

Düşük kan şekeri (hipoglisemi). Bu durum kan şekeri seviyesi hedef aralığının altına düştüğünde oluşur. Sizin için düşük bir kan şekeri seviyesinin ne olduğunu doktorunuza danışın. Bir öğünü atlama, normalden daha fazla fiziksel aktivite yapmak ya da çok fazla insülin enjeksiyonu dahil olmak üzere kan şeker düzeyleri birçok nedenden dolayı düşebilir.

Düşük kan şekeri belirtilerini öğrenin ve eğer kan şeker seviyenizin düştüğünü düşünüyorsanız kan şekerinizi test edin. Şüphelendiğinizde mutlaka kan şeker testi yapınız. Erken düşük kan şekerinin bulgu ve semptomları şunlardır:

  • Terleme
  • Titreme
  • Açlık
  • Güçsüzlük
  • Kaygı
  • Baş dönmesi veya sersemleme
  • Soluk cilt
  • Hızlı veya düzensiz kalp hızı
  • Yorgunluk
  • Baş ağrısı
  • Bulanık görme
  • Sinirlilik

Bazen gençlerde ve erişkinlerde alkol zehirlenmesi için yanlış olan geç düşük kan şekerinin bulgu ve semptomları şunlardır:

  • Uyuşukluk
  • Karışıklık
  • Bazen dramatik olan davranış değişiklikleri,
  • Koordinasyon zayıflığı
  • Gülme krizi

Eğer gece boyunca hipoglisemi gelişirse, terlemiş pijama veya baş ağrısı ile uyanabilirsiniz. Doğal bir sıçrama etkisi sayesinde, gece hipoglisemisi sabah ölçülen alışılmadık derecede yüksek kan şekerine neden olabilir.

Eğer düşük kan şekeri ölçüyorsanız:

  • Biraz meyve suyu, glikoz tabletleri, sert şekerlemeler, diyet olmayan kola ya da başka şeker kaynaklarından tüketin.
  • Normal olup olmadığından emin olmak için her 15 dakikada bir şekerinizi ölçün
  • Eğer normal değilse, daha fazla meyve suyu, glikoz tabletleri, sert şekerlemeler ya da başka şeker kaynaklarından tüketin ve 15 dakika sonra kan şekerinizi yeniden ölçün.
  • Normal değerlere ulaşana kadar testi tekrar etmeye devam edin.
  • Kan şekerinizi sabit hale getirmeye yardımcı olması için fıstık ezmesi ve kraker gibi karışık besin kaynaklarından tüketin.

Glikoz metre hali hazırda yok ise, hipoglisemi belirtilerine sahip iseniz düşük kan şekerinizi her halükarda tedavi edin ve mümkün olan en kısa zamanda testiniz yapınız.

Her zaman yanınızda kısa süre etkili şeker taşıyın. Tedavi edilmemiş düşük kan şekeri bilincinizi kaybetmenize neden olabilir. Eğer bu durum ortaya çıkarsa kana şeker salınımını uyaran enzim olan glukagonun, acil enjeksiyonuna ihtiyacınız olabilir. Evde, işte, dışarıda her zaman yanınızda glukagon acil durum kitinin hazır olduğundan ve son kullanma tarihinin geçmediğinden emin olun.

Hipoglisemi duyarsızlığı. Bazı insanlar hipoglisemi duyarsızlığı olarak bilinen durumunu geliştirdikleri için kan şeker seviyelerini düştüğünü hissetme yeteneklerini kaybedebilirler. Hipoglisemi duyarsızlığına vücut sersemlik veya baş ağrısı gibi düşük kan şekeri belirtilerine tepki vermez. Ne kadar düşük kan şekeri deneyimi yaşarsanız, o kadar hipoglisemi duyarsızlığı geliştirirsiniz. İyi haber ise eğer hipoglisemi ataklarından birkaç hafta kaçınabilirseniz, yaklaşan düşük şeker durumunun daha çok farkında olmaya başlarsınız.

Yüksek kan şekeri (hiperglisemi). Kan şekeri, çok fazla yeme, yanlış türde gıda yeme, yeterli insülin almama veya hastalık dahil olmak üzere birçok nedenden dolayı çıkabilir.

Bu durumda şunları izleyin:

  • Sık idrara çıkma
  • Artan susuzluk
  • Bulanık görme
  • Yorgunluk
  • Bulantı
  • Sinirlilik
  • Açlık
  • Konsantrasyon zorluğu

Eğer hiperglisemiden şüpheleniyorsanız, kan şekerinizi kontrol edin. Eğer yemek planı veya ilaçlarınızı ayarlamanız gerekebilir. Kan şekeri hedef aralığından daha yüksek ise, büyük olasılıkla bir insülin atışı kullanarak veya insülin pompası aracılığıyla bir "düzeltme" yapmaya ihtiyacınız olacaktır. Düzeltme, kan şekerini tekrar normal aralığına getiren ek bir insülin dozdur. Yüksek kan şeker seviyeleri çıktıkları kadar hızlı bir şekilde aşağı düşmezler. Tekrar kontrol etmek için ne kadar beklemeniz gerektiğini doktorunuza danışınız. Eğer insülin pompası kullanıyorsanız, rastgele yüksek kan şekeri ölçümleri pompa yerini değiştirmeniz gerektiği anlamına gelebilir.

Eğer 250 mg / dL (13,9 mmol / L)’den yüksek ardışık 2 kan şeker okuma değeriniz varsa, idrar testi çubuklarıyla keton testi yapınız. Kan şekeri düzeyi yüksekse ya da hala ketonlar mevcutsa egzersiz yapmayın. Eğer eser ya da az miktarda keton varsa, ketonları temizlemek için ekstra sıvı tüketin.

Eğer kan şekeriniz ısrarla 300 mg/dL (16,7 mmol/L)’den yüksekse, doktorunuzu arayınız ya da acil servise gidiniz.

İdrarda artan ketonlar (diyabetik ketoasidoz). Eğer hücreleriniz enerji açılığı çekiyorsa, vücudunuz yağları yakmaya başlayabilir — keton denen toksik asitleri üreterek.

İşaretler ve bu ciddi durumun belirtileri şunlardır:

  • Bulantı
  • Kusma
  • Karın ağrısı
  • Tatlı ve meyve kokulu nefes
  • Kilo kaybı

Eğer ketoasidozdan şüpheleniyorsanız, reçetesiz satılan keton test kiti ile idrardaki aşırı ketonları kontrol ediniz. Eğer idrarda fazla miktarda keton varsa, hemen doktorunuzu arayınız ya da acil servise gidiniz. Ayrıca eğer birden fazla kes kusmuşsanız ve idrarınızda keton var ise doktorunuzu arayınız.

Yaşam tarzı ve evde bakım

Tip 1 diyabet ciddi bir hastalıktır. Diyabet tedavi planı devamlı bir bağlılık isteyen sinir bozucu bir durum halini alabilir. Ama çabalarının değerli olduğunu farkında olun. Dikkatli bir tip 1 diyabet yönetimi hayatı tehdit eden ciddi komplikasyon risklerini bile azaltabilir. Bu ipuçlarını göz önünde bulundurun:

  • Diyabetinizle baş etmek için sorumluluk alın. İlaçlarınızı tavsiye edildiği şekilde alın. Tip 1 diyabet hakkında tüm bilgileri edinin. Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteyi günlük rutin parçası haline getirin. Bir diyabet eğitimcisi ile bir ilişki kurun ve ihtiyacınız olduğunda yardım için diyabet tedavi ekibinize sorun.
  • Kendinizi tanımlayın. Diyabetiniz olduğunu beliren bir işaret ya da bilezik taşıyın. Acil düşük kan şekeri durumuzun için glukagon kitinizi yanınızda taşıyın ve arkadaşlarınızın ve sevdiklerinizin nasıl kullanılması gerektiğini bildiklerinden emin olun.
  • Bir yıllık fizik muayene ve düzenli göz muayenesi programlayın. • Düzenli diyabet kontrolleri yılda bir sağlık muayenesi veya rutin göz muayeneleri değiştirmek demek değildir. Fiziksel sırasında, doktorunuz hem herhangi bir diyabete bağlı komplikasyonlar için hem de diğer tıbbi sorunlar için sizi tarar. Göz bakımı uzmanı retina hasarı, katarakt ve glokom belirtileri kontrol edecektir.
  • Aşılarınızı güncel tutun. Yüksek kan şekeri bağışıklık sistemini zayıflatabilir. Her yıl grip aşısı ve her 10 yılda bir tetanos aşısı güçlendiricisini vurulun. Doktorunuz büyük olasılıkla, zatürre aşısını da tavsiye edecektir. Daha önce Hepatit B'ye karşı aşı olmamış ve 19-59 yaş arasında tip 1 veya tip 2 diyabet hastası iseniz, Hastalık Kontrol ve Önleme (HKÖ) Merkezleri de artık Hepatit B aşısı önermektedir. En son HKÖ kuralları tip 1 ya da tip 2 diyabet tanısı sonrası mümkün olan en kısa sürede aşılanmayı öneriyor. Eğer 60 yaşında veya daha büyükseniz ve şeker hastası olup daha önce aşı vurulmadıysanız, aşılanmanın sizin için doğru olup olmadığı hakkında doktorunuzla konuşun.
  • Diş sağlığınıza önem verin. Diyabet sizi diş eti enfeksiyonlara eğilimli hale getirebilir. Günde bir kez diş ipi kullanın ve en az yılda iki kez diş muayenesine gidin, en az günde iki kez dişlerinizi fırçalayın. Diş eti kanaması varsa veya diş etleriniz kırmızı veya şişmiş ise hemen diş hekiminize danışın.

Ayaklarınıza dikkat edin. Ilık su ile ayaklarınızı her gün yıkayın. Özellikle ayak parmakları arasını hafifçe kurulayın ve losyon ile nemlendirir. Kabarcıklar, kesikler, yaralar, kızarıklık veya şişlik için her gün ayaklarınızı kontrol edin. Eğer iyileşmeyen bir yara ya da başka bir ayak problemi varsa, doktorunuza danışınız.

  • Tansiyon ve kolesterolünüzü kontrol altında tutun. Sağlıklı besinler tüketmek ve düzenli egzersiz yapmak tansiyon ve kolesterolünüzü uzun süre kontrol altına alır. İlaçlar da gerekebilir.
  • Sigara ya da diğer tütün ürünlerini kullanıyorsanız, bırakmak için doktorunuza danışın. Sigara içmek kalp krizi, felç, sinir hasarı ve böbrek hastalıkları da dâhil birçok diyabet komplikasyonunun riskini arttırır. Amerikan Diyabet Derneği’ne göre, sigara içen diyabetiklerin kardiyovasküler hastalıklardan ölmesi, sigara içmeyen diyabetiklere göre 3 kat daha fazladır. Sigara ya diğer tütün ürünlerini bırakmanın yollarını öğrenmek için doktorunuzla konuşun.
  • Eğer alkol kullanıyorsanız ölçüyü kaçırmadan için. Alkol ne kadar içtiğinize ve aynı anda yemek yiyip yemediğinize bağlı olarak, yüksek veya düşük kan şekerine neden olabilir. İçki içmeyi tercih ederseniz, yemek ile ve aşırıya kaçmadan yapın.
  • Sağlıklı kiloyu koruyun. Sağlıklı bir kiloda olduğunuzda iyi diyabet kontrolü daha kolaydır. Eğer kilo vermek istiyorsanız, doktorunuza bunun sağlıklı yolları için danışın. Bazı insanlar diyabetik ketoasidozu tetikleyip kilo vermek için insülinlerini manipüle ederler– diyabulimi olarak bilinir. Bu kilo kaybetmek için son derece tehlikeli ve sağlıksız bir yoldur.
  • Stresi ciddiye alın. Eğer stres altındaysanız, normal diyabet kontrolü rutinini bırakmanız daha kolay hale gelecektir. Vücudunuz uzun süreli strese karşı ürettiği hormonlar daha da kötüsü insülinin düzgün çalışmasını engelleyebilir. Kontrolü ele alın ve limitleri koyun. Önceliklerinizi belirleyin. Rahatlama teknikleri öğrenin. Bol bol uyuyun.

Tüm bunların ötesinde pozitif olun. Bugün edindiğiniz iyi alışkanlıklar tip 1 diyabetinizle sağlıklı ve aktif bir hayattan keyif almanıza yardımcı olabilir.

Korunma

Tip 1 diyabeti önlemek için herhangi bir yol bulunmamaktadır. Ancak araştırmacılar yeni tanı konmuş kişilerde hastalığı ya da adacık hücrelerinin ileri hasarlarını önlemek için çalışmaktadırlar. Doktorunuza bu tip denemeler için uygun olup olmadığınızı sorabilirsiniz ancak, klinik araştırmadaki tedavilerin riskleri ve yararlarını iyice tartınız.

Diyabet araştırmacılarının iş birlikçiliği olan TrailNet’ten hangi tip araştırmaların yapıldığı ile ilgili daha fazla bilgi bulabilirsiniz. TrialNet ayrıca ebeveynler, çocuklar ve tip 1 diyabetli kişilerin kardeşlerinde diyabet genlerini kontrol etmek için bir doğal tarih çalışması da yürütmektedir.

Sağlıkveyaşam

21 Nisan 2014

Yorumlar

Yorum yapmak için lütfen isminizi giriniz.